Gündüzbey Mahallesi'ndeki enkaz kaldırma süreci hakkında açıklamada bulunan Mahalle Muhtarı Bayram Taş, merkezi alanlardaki yıkım ve enkaz kaldırma işlemlerinin tamamlandığını belirtti.

Taş,
"Yıkılması gereken binaların enkazları kaldırıldı. Sadece bahçeli evlerin yıkımı kaldı, çünkü dar alanlarda iş makinelerinin manevra yapması zor,”
dedi.

Muhtar, ayrıca 750 evin yıkıldığını, toplu konut inşaatlarının başladığını ve kayalık olan bölgelerde patlatma çalışmaları yapıldığını aktardı.

Taş, bu nedenle inşaat süreçlerinde gecikmeler yaşandığını, ancak köy evleri için ihale süreçlerinin tamamlandığını ve bir ay içinde inşaatların başlayacağını söyledi.

MAHALLE SAKİNLERİNDEN TEPKİ
Bununla birlikte, mahalle sakinlerinin görüşleri muhtarın açıklamalarıyla çelişiyor. Mehmet Ali Danacı,
“Birçok yerde enkazlar duruyor. Ana caddelerde enkazlar kaldırıldı, ancak ara sokaklarda durum değişmedi. Gündüzbey Mahallesi’nde hala hiçbir adım atılmadı,”
diyerek çalışmaların yetersiz olduğunu belirtti.

Hasan Küçüker de,
“Bugüne kadar hiçbir işlem yapılmadı. Yetkililer gelip konuşuyor, ama sonra hiçbir şey olmuyor. Yıkılan binaların yerine sadece hafriyat dökülüp bırakıldı. İnsanlar psikolojik olarak tükenme noktasına geldi,”
diye konuştu.

REZERV ALANLARI VE İMAR SORUNLARI
Mahalle sakini Mehmet Akif Erkişi, bölgedeki rezerv alanlarıyla ilgili belirsizliklerin devam ettiğini ifade etti.

Erkişi,
“Evimin tapusunu gösterdim, ama bana 200 metrekare değil, 50 metrekare dediler. Niyetleri benim alanımı yeşil alan yapmak,”
diyerek, mahalleden ayrılma konusunda endişelerini dile getirdi.

TEHLİKE ARZ EDEN BİNALAR
Hüseyin Sağlam ise, yıkılan binaların hala yerlerinde durduğunu ve bu yapıların tehlike oluşturduğunu belirterek,
“Mahallemizde sadece birkaç bina yıkıldı, geri kalanlar duruyor. Yıkılması gereken binalar tehlike saçıyor. Mahallemiz perişan ve bitmiş durumda,”
dedi.

ÇALIŞMALARIN HIZLANMASI BEKLENİYOR
Gündüzbey Mahallesi'ndeki durum hem muhtarın hem de mahalle sakinlerinin farklı görüşleri doğrultusunda, yeniden inşa sürecindeki sorunların acilen çözülmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Mahalle halkı, inşaat süreçlerinin hızlandırılmasını ve etkin müdahalelerde bulunulmasını beklerken, geciken çalışmaların huzursuzluğa yol açtığı açıkça görülüyor.
