Konuşanlara ayrıca “Orta hasarlı bir eviniz olsa içinde oturur muydunuz?” diye de soruldu. Soruları yanıtsız bırakmayan Malatyalılardan farklı farklı cevaplar alındı. Alınan cevapların bazıları şu şekilde kaydedildi;

Sorularımızı yanıtlayan Arif Cantürk;

“Korkmamak elde değil. İnsanlar hatta hayvanlar bile korkuyor, ürküyor. Hayvanlar sezer derler. Depremden önce hayvanlar, köpekler tepki veriyor. Televizyonda görmüştüm, kuyruğunu kaldırıp kaçan köpekler bile var.

Ben TOKİ’nin yaptığı konutlardan birinde oturuyorum. Evim hasarsız olduğu için oturuyorum. Orta hasarlı olsa ben oturmazdım. Bu evin yapısına göre değişir. Az hasarlı da yıkılabilir, orta hasarlı da yıkılabilir. Evin mukavemetine göre değişir” dedi.

Mikrofon uzatılan Hüseyin Karaduman ise;

“Cenâb-ı Allah milleti uyarıyor. İnsanlar bunun hâlâ farkında değil. 8 aydır deprem oluyor kimse farkına varmıyor. Sebzeye 5 lira verip, 20 liraya satıyorlar. Bu deprem daha çok sürecek. Bu bir uyarıdır. Nuh Tufanı zamanında olduğu gibi. Orada Dünya yok oldu tekrar canlandı. Burada da büyük bir deprem oldu.

Benim evim az hasarlı diye oturuyorum. Ağır hasarlı olanlar oturmasınlar. Büyük yük taşıyor binalar. Tabanda görünmese de kolonlar oynamıştır. Ben 20 yıl inşaat işi yaptım. Evin altında bodrum katı varsa o bina birden bire çökmez. Eğer bodrum katı yok ise, hasarlı binalar 6 şiddetinden büyük depremlerde yıkılabilir. Binaya göre de değişir” şeklinde konuştu.

Mikrofon uzatılan başka bir vatandaş ise;

“Korkuyoruz tabi ki, çocuklarımız için, kendimiz için endişeleniyoruz. Az hasarlı bir evde oturuyorum. Orta hasarlı binalarda oturmak istemem ama bazı insanlar mecburen oturuyor. Ben korkardım her şeyin başı sağlıktır, önemli olan da budur” dedi.

Sorularımızı yanıtlayan Faruk Garip;

“Depremi hissettim ama buna alışmamız gerekiyor. Alışmaya mecbursun. Yaşamak için, bu memleket için burada kalmalıyız. Ama maalesef siyasiler ve yetkililer bu memleketi seven insanları düşünmüyor. Deprem öldürmez, binalar öldürür. Hırsızlık yapılan binalardan korkulmalı.

Az hasarlı, orta hasarlı diye bir şey yok. Ya hasarlıdır ya da hasarsızdır. Uydurma kelimelerle bu işi yürütmeye gerek yok. Şimdiki binalarda oturmamak gerekiyor. Gücümüz olmadığı için yıkmadığımız binalara dikkat etmeliyiz. Yalan söylemeye gerek yok, günahtır” şeklinde konuştu.

Depremzede Musa Alparslan;

Büyük bir deprem atlattık. Allah ölenlerin mekânını cennet etsin, sahiplerine sabır versin. Ben kurumsal bir yerde çalışıyorum, bugün izinliydim. Olan deprem korkuttu ama yapacak bir şey yok. Allah’tan geldi. Sadece fırsatçılık yapmamamız lazım. Ev kiraları 8- 10 bin TL olmuş. Malatyalı Malatya’ya gelip oturamıyor. Giden birçok akrabam oldu. Asgari ücretle buraya gelemiyorlar. Devletin bu işe el atması bize sahip çıkması lazım. 11 bin 400 TL alıp 10 bin TL ev kirası kimse veremez.

Ağır hasarlı binalardan bazıları orta hasara çevrildi, ama kapı penceresi ya satılmış ya yağmalanmıştı. Adam sonradan kapısını penceresini alamıyor. Her taraf hırsız dolu, sahip çıkılması lazım. Bir koli makarna, salça ile bu iş olmaz. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun” diye konuştu.

Hakan Bayduz;

“Biz alıştık artık. Daha yükseği olmasın yeter. Korku kalmadı bende. Ama orta hasarlı bir evde otursaydım korkardım. İnsanlar ister istemez az hasarlı olsa dahi korkuyor. Bu gidişle zaten orta hasarlı binalar da ağır hasarlı olur” diye sorularımızı yanıtladı.

Sorularımızı cevaplayan Perihan Erdem;

Deprem olunca çok korktum gerçekten. Ev üzerime yıkılıyor gibi hissettim. Buna alıştım diyen yalan söylemiş olur, ben her gün deprem olmasına rağmen alışamadım. Evim az hasarlı, orta hasarlı olsa oturamazdım muhtemelen. Bu evde bile dolap üzerime geldi zannedip masanın altına girdim. Orta hasarlı binalar bunlara dayanamaz. Bence yıkılmalılar, çünkü artık biz deprem bölgesiyiz. Ülkemiz de deprem ülkesidir” dedi

Bir vatandaş ise;

Ben zaten hayatımdan bezdim. Alıştım yani korkmuyorum artık. Az hasarlı bir binada oturuyorum, orta hasarlı olsa oturmazdım. Orta hasarlıların hepsinin yıkılması lazım. Güçlendirme zor ve rastgele olur” dedi.

Abdullah Demir de sorularımıza;

“Depreme alıştık artık. Bugün artçı depremden sonra bir bina yıkıldı. Fahri Kayahan’da yıkılan binanın oradan akrabalarım arayıp haber verdi. Orta hasarlı bir binaya girmem, az hasarlı bir binada oturuyorum zaten. Orta hasarlı binalar yıkılmalı. İncelenip yıkılması en doğrusu. Yetkililerden bir şey beklemiyoruz, çünkü hiçbirini bulamıyoruz. Ben Battalgazi’de oturuyorum. Birisi gelip bir ihtiyacınız var mı demedi” diye cevap verdi.

 

Muhabir: Mehmet Kıroğlan