Kadim bir tarihe sahip olan Malatya’da, köklü geçmişin izlerini taşıyan birçok bölgesel anlatı ve efsane bulunuyor. Şehrin Hekimhan ilçesinde yer alan ve coğrafi yapısıyla dikkat çeken Asarkaya bölgesi, günümüzde gizemini koruyan noktaların başında geliyor. Zurbahan’ın güneybatısında, sarp kayalıkların arasında konumlanan bu özel yer, tepesinden aşağıya doğru inen dik ve basamaklı tüneliyle dikkat çekiyor. Zorlu bir iniş yolunun ardından dar bir boğaza ulaşan tünelin girişi, günümüzde büyük taşlarla örtülü durumda bulunuyor.
Üç Ayrı Bölge, Üç Farklı Hazine
Efsaneye göre bu gizemli boğazın her bir yanı, farklı türde değerlerle dolup taşıyor. Anlatılanlarda coğrafya üç ana bölümde ve üç ayrı zenginlikle tanımlanıyor:
- Maltepesi: Som altından yapılmış değerli eşyalar,
- Ballıkaya: Depolar dolusu saklı bal,
- Zurbahan: Sadece bu bölgeye özgü, eşsiz ve göz alıcı takılar.

İlerlemeyi Engelleyen Gizemli Tılsım Fenerler Sönüyor
Anlatıları en dikkat çekici kılan unsur ise Zurbahan’daki bu nadide takıları ele geçirmek isteyenlerin yaşadığı doğaüstü engel oluyor. Tünele giriş yapanlar, içeride yalnızca kısa bir mesafe ilerledikten sonra ellerindeki fenerlerin ve meşalelerin ışığı aniden sönüyor.
Geçitte etkili olduğuna inanılan gizemli bir tılsım sebebiyle zifiri karanlıkta kalan arayışçılar için tünelde daha fazla ilerlemek imkansız hale geliyor. Fenerlerin bu karşı konulamaz etkiyle sönmesi nedeniyle kimse Zurbahan’a ulaşamıyor ve geri dönmek zorunda kalıyor. Yüzyıllardır dilden dile aktarılan bu sarp geçidin sırrı çözülemediği gibi, tünelin sonundaki hazinelere ulaşmak da imkansızlığını koruyor.
Malatya ve Hekimhan çevresindeki bu tür sözlü efsaneler, bölgenin sarp arazi yapısının ve antik dönemdeki yerleşim izlerinin halk kültüründeki yansımalarıdır. Günümüzde Asarkaya ve Zurbahan çevresi, mistik dokusu ve doğasıyla bölgeyi ziyaret edenlerin ilgisini çekmeye devam etmektedir.




