Çiçek, kayısı üreticilerinin en çok endişe duyduğu konulardan birinin, soğuk hava koşullarının kayısının doğum aşamasına etkisi olduğunu vurguladı. Şu an için tomurcuk aşamasında olan kayısının soğuk havalara karşı dayanıklı olduğunu ifade eden Çiçek, ancak çiçeklenme ve küçük meyve dönemlerinde yaşanacak ani hava değişikliklerinin verimlilik üzerinde ciddi kayıplara yol açabileceğine dikkat çekti. İlkbaharda beklenmedik yağmurların, geleneksel zirai don yerine kayısının çiçeklenmesini olumsuz etkilediğini belirtti.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE UZUN VADELİ ÜRETİM ETKİLERİ

İklim değişikliği, sıcaklık artışı, ani mevsim geçişleri ve yağış rejimindeki değişikliklerle kayısı üretimini tehdit ediyor. Feyzi Çiçek, özellikle 950-1000 rakım altındaki bölgelerde, iklim değişikliğinin getirdiği olumsuzlukların kayısı üretimini ekonomik açıdan zorlaştırdığını ifade etti. Malatya Ovası’nın bir kısmını oluşturan Kale, Battalgazi, Akçadağ, Yazıhan ve Yeşilyurt gibi bölgelerin, iklimsel değişim nedeniyle giderek daha yüksek rakımlara kaydırıldığını ve bu durumun üretim alanlarının daralmasına neden olduğunu belirtti.

KALİTE VE VERİMLİLİKTE YAŞANAN KAYIPLAR

Çiçek, sıcaklık artışları ve erken yaz yağmurlarının, kayısının olgunlaşma sürecini hızlandırarak kalite ve verim kaybına yol açtığını söyledi. Geleneksel olarak Temmuz ayında hasat edilen kayısının, artık Haziran sonlarına kadar hasat edilmeye başlandığını ve bunun meyve kalitesini düşürdüğünü aktardı. Olgunlaşma sürecindeki bu değişim, yaş kayısı oranlarında düşüşe neden olarak kuru kayısı üretiminin de kalitesini olumsuz etkiliyor.

ÇİFTÇİLERE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ VE MODERN TARIM YÖNTEMLERİ

Kayısı üreticilerinin iklim değişikliğinin etkilerini minimize edebilmesi için, su yönetiminin daha verimli hale getirilmesi büyük önem taşıyor. Çiçek, Malatya’da barajlardaki su seviyelerinin düşüş gösterdiğini ve mevcut sulama sistemlerinin modernize edilmesi gerektiğini belirtti. Salma sulama yöntemlerinden vazgeçilerek, daha su tasarruflu ve verimli sulama sistemlerine geçilmesi gerektiğini vurgulayan Çiçek, devlet ve özel sektörün çiftçilere bu konuda destek sağlaması gerektiğine dikkat çekti.

Ayrıca, bölgesel iklim verileri göz önünde bulundurularak, alternatif tarım yöntemlerine yönelmenin ve suya daha az ihtiyaç duyan ürün desenlerinin oluşturulmasının, kayısı üretiminde gelecekte karşılaşılabilecek riskleri minimize edeceğini ifade etti.

MALATYA’DA KAYISI ÜRETİMİ İÇİN İKLİM TEHDİDİ

Feyzi Çiçek, son 15 yıldır yapılan gözlemler doğrultusunda, özellikle 1000 rakımın altındaki bölgelerde kayısı üretiminin sürekli ve verimli kalmadığını belirtti. Malatya’nın kayısı üretiminin merkezi sayılan bölgelerin, iklim değişikliği nedeniyle ekonomik açıdan verimsiz hale gelme riski taşıdığını ifade etti. Bu durum, Malatya’nın kayısı üretiminde geleceğe yönelik planlamaların gözden geçirilmesini zorunlu kılıyor.

Malatya’da kayısı üretimi, iklim değişikliğinin getirdiği riskler nedeniyle kritik bir döneme girmiş durumda. Ziraat mühendislerinden gelen bu uyarılar, üreticilerin daha modern sulama teknikleri ve alternatif tarım yöntemleriyle üretimde sürdürülebilirliği sağlaması adına önemli bir rehber niteliğinde.

Malatya, Türkiye'nin en önemli kayısı üretim merkezlerinden biri olarak, tarım sektöründe büyük bir öneme sahip. Ancak son yıllarda, küresel iklim değişikliği nedeniyle kayısı üretimi, büyük tehditlerle karşı karşıya kalıyor.

Kayısı, Malatya’nın ekonomisinde önemli bir yer tutmasına rağmen, iklim değişikliğinin yarattığı olumsuz hava koşulları, üreticilerin endişelerini artırıyor. Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şube Başkanı Feyzi Çiçek, kayısı üreticilerine iklim değişikliğinin etkileri ve bu zorluklarla başa çıkabilmek için alabilecekleri önlemler konusunda önemli uyarılarda bulundu.

Kayısı üreticilerinin en büyük kaygılarından biri, soğuk hava koşullarının kayısının doğum aşamasına etkisidir. Feyzi Çiçek, bu dönemde kayısının doğum riski konusunda şu an için bir tehdit bulunmadığını belirtti. Kayısı şu anda tomurcuklanma aşamasında ve bu dönemde soğuk havalara karşı dayanıklılığı daha yüksek. Ancak, Çiçek, çiçeklenme ve meyve oluşumu dönemlerinde yaşanacak ani soğuk hava dalgalarının kayısı üzerinde büyük olumsuz etkiler yaratabileceğine dikkat çekti. Özellikle, erken ilkbahar döneminde yaşanacak hava değişimlerinin, kayısının verimliliği üzerinde önemli kayıplara yol açabileceğini ifade etti. Ayrıca, son yıllarda zirai don yerine, ilkbahar yağmurlarının kayısının çiçeklenmesi üzerindeki olumsuz etkilerini vurguladı.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE KAYISI ÜRETİMİ ÜZERİNDEKİ UZUN VADELİ ETKİLER

İklim değişikliği, kayısı üretimini tehdit eden önemli faktörlerden biri olmaya devam ediyor. Çiçek, sıcaklık artışları, ani mevsim değişiklikleri ve yağış rejimindeki dengesizliklerin kayısı üretimi üzerinde uzun vadeli etkiler yaratacağını belirtti. Özellikle 950-1000 metre altındaki bölgeler, iklim değişikliğinden en çok etkilenen alanlar arasında yer alıyor ve bu bölgelerde kayısı üretimi giderek daha az verimli hale geliyor. Geçmişte kayısının en verimli şekilde yetiştirildiği alanlar yüksek rakımlı bölgelerdi, ancak son yıllarda bu bahçelerin daha da yüksek rakımlara taşındığını ifade etti. Bu durum, kayısı üretim alanlarının azalmasına ve verim kaybına yol açıyor.

KAYISI ÜRETİMİNDE KALİTE VE VERİM KAYBI

Çiçek, iklim değişikliğinin kayısının kalitesi ve verimliliği üzerinde ciddi etkiler yarattığını söyledi. Sıcaklık artışları ve erken yaz yağmurlarının kayısı üretimini nasıl etkilediğini açıklayan Çiçek, "Eskiden kayısı temmuz ayında hasat edilirdi, ancak artık bu dönem Haziran sonlarına kadar geriye kaymış durumda. Bu değişiklik, kayısının kalitesini ve verimini olumsuz etkiliyor" dedi. Ayrıca, iklim değişikliği nedeniyle kayısının olgunlaşma sürecinin hızlanmasının, yaş kayısı oranlarında düşüşe yol açtığını ve bu durumun kuru kayısı üretiminin kalitesini düşürdüğünü belirtti.

KAYISI ÜRETİCİLERİ İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Feyzi Çiçek, kayısı üreticilerine iklim değişikliğinin etkilerini minimize edebilmek için birkaç önemli çözüm önerisi sundu. Öncelikle, sulama yönetiminin daha verimli hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Malatya'da sulama suyu konusunda ciddi sorunlar yaşandığını ifade eden Çiçek, barajlardaki su seviyelerinin düştüğüne dikkat çekerek, su kaynaklarının daha verimli kullanılması gerektiğini söyledi. Modern sulama sistemlerinin kullanılması, su kayıplarının önlenmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, salma sulama yöntemlerinden vazgeçilerek daha su tasarruflu sulama sistemlerine geçilmesi gerektiğini belirtti. Çiçek, devletin ve özel sektörün çiftçilere bu konuda destek sağlaması gerektiğini de ifade etti.

GELECEKTE KAYISI ÜRETİMİNDE YENİ YÖNTEMLER

Çiftçilerin, gelecekte karşılaşacakları iklimsel riskleri minimize edebilmek için alternatif tarım yöntemlerine yönelmeleri gerektiğini söyleyen Feyzi Çiçek, yeni ürün desenleri oluşturmanın önemini vurguladı. Su kaynaklarının sınırlı olduğu bölgelerde, suya daha az ihtiyaç duyan ürünlerin yetiştirilmesinin stratejik bir çözüm olabileceğini belirtti. Çiftçilerin, bölgesel iklim verilerini dikkate alarak doğru ürün tercihlerinde bulunmalarının tarımsal üretimi sürdürülebilir kılacağını ve ekonomik kayıpların önüne geçebileceğini söyledi.

Sonuç olarak, Malatya'daki kayısı üreticilerinin iklim değişikliğinden kaynaklanan tehditlere karşı hazırlıklı olmaları ve gerekli önlemleri alarak üretimlerini sürdürülebilir hale getirmeleri büyük önem taşıyor. Ziraat mühendislerinin önerileri, kayısı üretiminin geleceğini güvence altına almak adına önemli bir rehber niteliği taşıyor.

Muhabir: Sinem Hatun Davut