Tarih boyunca medeniyetleri aşarak Anadolu’da hayat bulan kayısı, bugün küresel pazarın en stratejik tarım ürünlerinden biri konumunda. Dünya kuru kayısı pazarının neredeyse tamamına hükmeden Malatya’yı zirvede tutan asıl güç ise sadece üretim miktarı değil; bölgeye özgü o özel çeşidin bünyesinde barındırdığı yüzde 30’a varan teknik sır. Küresel pazarın yüzde 90’ını domine eden bu özel çeşitten çekirdeğinin sanayideki kullanımına kadar Malatya kayısısını rakipsiz kılan tüm detaylar netleşti.
Dünya Kuru Kayısı Pazarının Yüzde 90'ı Bu Havzada
Dünya yaş kayısı üretiminin yaklaşık yüzde 10-15'inin gerçekleştirildiği Türkiye’de 6 ana kayısı yetiştiricilik bölgesi yer alıyor. Bunlar; Malatya-Elazığ-Erzincan, Kars-Iğdır, Akdeniz (Mersin, Mut, Antakya), Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgeleri olarak sıralanıyor.
Ancak bu bölgeler arasında Malatya ve çevre illeri kapsayan birinci bölge, stratejik bir farkla ayrışıyor. Diğer tüm bölgelerin üretimi doğrudan sofralık taze tüketime yönelirken, Malatya havzasındaki ürünlerin büyük çoğunluğu kurutuluyor. Bu durum, dünya kuru kayısı üretiminin yaklaşık %85-90 gibi devasa bir oranının doğrudan bu bölgeden karşılanmasını sağlıyor.
Pazarın Lideri Hacıhaliloğlu Çeşidi
Malatya’da yetiştirilen kayısıların başında Hacıhaliloğlu çeşidi geliyor. Kentteki toplam üretimin yüzde 90'ına yakını tek başına bu çeşitten karşılanıyor. Son yıllarda Kabaaşı ve Soğancı çeşitlerinin de yaygınlaştığı kentte; Hasanbey, Çöloğlu, Çataloğlu, Şekerpare, Yeğen, Hacıkız, Paşamişmişi ve Turfanda diğer önemli Malatya kayısıları arasında yer alıyor.
Dünyanın Tercih Ettiği O Fark Kuru Madde Oranı
Malatya kayısısını dünyada rakipsiz kılan ve kurutmalık çeşitleri sofralıklardan ayıran en temel özellik, sahip oldukları yüksek kuru madde oranı olarak açıklanıyor.
- Kurutmalık Çeşitler: Hacıhaliloğlu, Kabaaşı, Soğancı ve Çataloğlu gibi kurutmalığa elverişli çeşitlerde kuru madde oranı yüzde 24 ile yüzde 30 arasında değişiyor.
- Sofralık Çeşitler: Diğer sofralık çeşitlerde ise bu oran genellikle yüzde 18-20 seviyelerinde kalıyor.
Kurutmalık türlerin yüksek kuru maddeye sahip olması, ürünün kurutulma sürecindeki kalitesini ve dayanıklılığını doğrudan etkileyerek küresel pazarda ilk tercih sebebi olmasını sağlıyor.
Orta İrilikteki Meyveden Yakacağa Çekirdeğin Ekonomik Değeri
Kurutmalık çeşitlerden Hacıhaliloğlu, Soğancı, Çataloğlu ve Kabaaşı orta irilikte meyve oluşturuyor. Meyve ağırlığının yüzde 12'sini oluşturan çekirdek; kabuk ve içten meydana geliyor. Bileşiminde glikozit, amigdalin, nişasta ve yağ barındıran çekirdek içi, kullanım alanına göre ayrılıyor:
- Acı Çekirdek: İlaç ve kozmetik sanayisinde ham madde olarak değerlendiriliyor.
- Tatlı Çekirdek: Gıda sanayisinde doğrudan tüketiliyor veya işleniyor.
- Çekirdek Kabuğu: İç tohumu alındıktan sonra geriye kalan sert kabuklar ise bölgede yüksek ısı değerli yakacak olarak kullanılıyor.
5 Bin Yıllık Tarihi Yolculuk
Tarihi kaynaklara göre Türkistan, Orta Asya ve Batı Çin'i kapsayan geniş coğrafya kayısının ana vatanı kabul ediliyor. Günümüzden 5000 yıl önce tarımı yapılan kayısı, M.Ö. 4. yüzyılda Büyük İskender'in seferleri sırasında Anadolu'ya getirildi. İklim ve toprak yapısına mükemmel uyum sağlayarak Anadolu'yu ikinci vatanı yapan meyve, M.Ö. 1. yüzyılda Roma ve Pers savaşları sırasında Ermeni tüccarlar tarafından önce İtalya ardından Yunanistan'a taşındı. 13. yüzyılda İspanya ve İngiltere'ye, 17. yüzyılda ise Fransa ve Amerika'ya ulaştı.
Türkiye Yaş Kayısıda da Dünya Birincisi
Coğrafi olarak Akdeniz'e yakın ülkeler başta olmak üzere Avrupa, Orta Asya, Amerika ve Afrika kıtalarına yayılan kayısıda, dünya yaş kayısı üretim birincisi Türkiye durumunda. Yıllık üretimi 100 bin tonun üzerinde olan birinci grupta Türkiye'yi İspanya, İtalya, Bağımsız Devletler Topluluğu, İran, Fransa, Yunanistan ve ABD izliyor. Bu ülkeleri ise Fas, Pakistan, Suriye, Çin, Güney Afrika, Macaristan, eski Yugoslavya, Romanya ve Avustralya takip ediyor.
Bu haber, sadece bir tarım istatistiği ya da kuru bir ihracat başarısı değildir; 5 bin yıldır bu topraklara kök salan, nesillerdir Malatyalı üreticinin nasırlı ellerinde, alın terinde ve toprağa olan sevdasıyla şekillenen devasa bir emeğin hikâyesidir. Büyük İskender’in Anadolu’ya getirdiği o ilk fidandan bugün dünya sofralarını tatlandıran yüzde 90’lık küresel güce uzanan bu yolculuk, bu kentin en büyük gururudur. Çekirdeğinden kabuğuna kadar her tanesinde bir kentin emeğini taşıyan Malatya kayısısını küresel pazarda rakipsiz kılan o teknik sırrı ve toprağın bu eşsiz bereketini sizler için bir araya getirdik. Toprağımıza ve bu bereketi yaşatan tüm emektarlarımıza saygıyla...





