Busabah TV’nin yaptığı röportaja göre 6 Şubat depremlerinin ardından kalıcı konut ve imar çalışmalarının sürdüğü Malatya’da, gözlerin çevrildiği Gündüzbey mahallesi tam bir çıkmaza girdi. Depremin üzerinden tam 4 yıl geçmesine rağmen tek bir kalıcı konutun bile bitirilemediği Gündüzbey’de, esnaf ve vatandaş adeta kaderiyle baş başa bırakıldı.

Rezerv alan ilan edilen bölgede sürecin sürekli ertelenmesi, ağır hasarlı binaların durumundaki belirsizlikler ve yetkililerin sessizliği bardağı taşırdı. Saha muhabirlerimize konuşan bölge halkı, sürecin tıkanmasındaki en büyük nedenlerden biri olarak "projeye itiraz eden azınlık bir grubu" hedef gösterdi. İşte o çarpıcı röportajlar ve Gündüzbey’in içler acısı hali...

"DEPREMDEN 4 YIL SONRA REZERV ALAN İLAN EDİLDİ, BİTMİŞ BİR BİNAMIZ YOK!"

Gündüzbey'de 35 senedir esnaflık yapan ve dükkânı yıkıldığı için şu anda bir konteynerin içinde hizmet vermeye çalışan Ünal Akın, devlet ile halk arasındaki diyalog kopukluğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

"Şu anda rezerv alanına tabi edildi, depremden 4 yıl sonra. Depremden öncekiyle şimdikini kıyaslarsak Gündüzbey'de değişen pek bir şey yok. Bizim en büyük eksikliğimiz; devletin olsun, halkın olsun kendini ifade edememesi. Devletin yapacağı şeyleri birebir halka anlatmaması. Bugüne kadar deprem konutlarımızın hiçbirisi maalesef bitmedi, şu anda bitmiş bir binamız yok. Ben burada esnafım. İş yerim karşıdaydı, yıkıldı. 35 senelik esnafım, şu anda konteynerin içinde hizmete devam ediyorum. Yapılacak işler anlatılmadığı için en büyük eksik burada diyalog kopukluğunun olması. 4. sene olmuş, daha bir tane bitmiş konutumuz yok. O eksikliklerimiz devam ediyor. Rezerv alanımızda şu anda yıkılacak binalara yıkım kağıtları yapışmış, gün vermişler. Orada da yine bir iki itiraz eden varmış, o da gecikti. Malatya'nın en gözde yeri Gündüzbey mesire yeri olarak. İlkbahar ya da sonbahara doğru başlanmış olsaydı, esnaflarımızın zaten kısa bir 2-3 aylık şeyleri var, bir değerlendirilirdi. Maalesef o da gecikecek. Bu aslında diyalog eksikliğinden ileri geliyor."

"SİYASİLER GÜNDÜZBEY'E SOĞUK BAKIYOR, CEVAP VEREMİYORLAR"

Mahalledeki yapılaşmanın siyasi engellere takıldığını ve yetkililerin vatandaşın sorularını yanıtsız bıraktığını iddia eden Mehmet Coşkun ise gelecekte daha kötü bir imarın mahalleyi beklediğini belirterek şöyle konuştu:

"Gündüzbey'i anlatacak bir durum yok. Gündüzbey yıkık dökük bir memleket oldu. Elimizden geldiği kadar yapılaşmayı hızlı bir şekilde olsun isterdik ama maalesef siyasi yönden geri kalıyorlar. Bilmiyorum artık nedendir, niye yapmıyorlar? Belediyemiz niyeyse buraya çok önem vermiyor. Bu tarafa biraz daha soğuk bakıyorlar. Daha önce bize ruhsat vermediler, evlerimizi belki yapıp içine girmiş de olacaktık. Ama şimdi 35 metreye, 50 metreye encümene sokup burada bir şekilde imarlaşmaya açmaya çalışıyorlar. Gündüzbey'i daha kötü bir imar bekliyor. Allah sonunu hayra getirsin, bakalım bilmiyoruz. Rezerv inşallah iyi olacak diye bekledik ama gecikiyor. Aynı şekilde aynı hatalar burada da devam ediyor. Ben kısacası görevlilerin bunu anlatamadığını düşünüyorum. Geldi adam diyor ki: 'Benim evim şurada, bana nerede ev vereceksiniz?' Onun cevabını veremiyor maalesef siyasilerimiz. Aslında en büyük sıkıntı anlatamamaları. Buradaki projeleri vatandaşa anlatsalardı bu hale gelmezdi. Siyasiler buraya soğuk bakıyor niyeyse. Biz siyasilere artık bir sıkıntı mı yaşattık bilmiyoruz ama maalesef buraya soğuk bakıyorlar."

"3-4 KİŞİ İMZA TOPLADI, BU KÖYÜ BATIRDILAR!"

Sürecin uzamasının faturasını sadece kendi çıkarlarını düşünerek projeyi sabote eden kişilere kesen Abuzer Akbulut, zehir zemberek açıklamalarda bulundu:

"Ne anlatayım ki, halimiz belli işte. Ne söyleyeceğimi bilemiyorum ki. Tozda, toprakta, yıkılıkta, pislikte duruyoruz böylece. 3-4 kişinin yüzünden Gündüzbey böyle oldu, dağlara attılar. Aslında olsaydı altlı üstlü yaparlardı, herkes şimdi evinde oturuyordu. Ama yapmadılar. 3-4 kişi imza topladı, bilmem ne yaptı. Kendilerinin yeri bir 10 metre, 100 metre fazlaysa bu köyü batırdılar. Sadece kendilerini düşündüler, başka kimseyi düşünmediler. Söyleyeceğim bu. Devlet de madem öyle rezerv oldu, komple yapsaydı. Niye yapmadı? Üç kişinin sözüne bakıp bu hale geldik."

"MİLLETVEKİLLERİMİZ VE BAKANLARIMIZ BİZİ UNUTTU"

Yaşanan sahipsizliğe ve ekonomik çöküşe isyan eden Hüseyin Koşar ise eski günleri mumla aradıklarını belirterek şu dikkat çekici ifadeleri kullandı:

"Eski günlerimizi arar duruma geldik. Eskinin en kötü günü bugünün en iyi gününden üstün duruma geldi. Eskiden ekmekle soğan, şimdi ekmek var soğan da yoktur. Burada baştaki adam yoktur, kimse bizi kurtarmıyor, korumuyor. Ancak vi kendimizi savunuyoruz. Bizim baştaki adamlarımız, milletvekillerimiz ve bakanlarımız bizi unutmuş durumda. Sonumuz iyi değil."

"KADERİMİZLE BAŞ BAŞA KALDIK, MUAZZAM PROJEYİ KABULLENMEDİLER"

Sürekli konteyner değiştirmek zorunda kaldığını ve göçebe hayatı yaşadıklarını dile getiren İdris Güney, devletin getirdiği güzel projelerin mahalleli tarafından reddedildiğini savunarak şöyle dedi:

"Görüyorsun işte yerimiz yurdumuz yoktur, her taraf dağınık. Konteynerlerde yaşa; oradan çıkartıyorlar oraya gidiyoruz, oradan çıkartıyorlar oraya gidiyoruz. Yapacak bir şey yok. Kaderimizle baş başa kaldık. Şimdi devletin verdiği önerge, projede devlet buraya muazzam bir proje yapmış olacaktı. Fakat bizim buradakiler de kabullenmedi."

"HER ZAMAN İLERİYE ATIYORLAR, BÜTÜN KÖY AYAĞA KALKTI"

Binaların hasar durumlarıyla oynandığını ve her rezerv ilanın ileri bir tarihe ertelenerek umutların tüketildiğini belirten Yasin Polat ise son olarak şunları ekledi:

Malatya, Yeşiltepe’ye mahkum oldu! Adıyaman, Elazığ, Sivas bizden iyi
Malatya, Yeşiltepe’ye mahkum oldu! Adıyaman, Elazığ, Sivas bizden iyi
İçeriği Görüntüle

"Değişen bir şey olmadı, bak gördüğünüz gibi konteynerler daha ortada. Hiçbir şey değişmedi. Rezerv alan oldu, her zaman ileriye atıyorlar rezerv alanını. İtiraz eden oldu. Ağır hasarlı binalar var; hafife çevirdiler, ortaya çevirdiler. Değişen bir şey yok. Şimdi bura yine rezerv alan oldu, '2 ay sonra' dediler rezerv alanından tekrar ilan edilecek. Hep ileri atılıyor abi, değişen hiçbir şey yok. İtiraz edenler oldu binaları sağlam olanlar, dükkânları olanlar vardı, itiraz ettiler. Bütün köy ayağa kalktı, kabul etmediler."

GÜNDÜZBEY REZERV ALAN SON DURUM NE OLACAK?

Malatya Gündüzbey'de yaşayan vatandaşların ve yılların esnafının ortak feryadı; belirsizliğin ortadan kaldırılması ve yetkililerin halkla doğrudan temas kurması. Kendi aralarında da "itiraz edenler" ve "mağdur olanlar" olarak bölünen Gündüzbeyliler, bir an önce somut adımların atılmasını bekliyor. Gözler şimdi Malatya Büyükşehir Belediyesi, Yeşilyurt Belediyesi ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nden yapılacak resmi açıklamalara çevrildi.

Muhabir: Nisa Taştan