Ekonomi

“Yapılacak zam memnun etmeli”

Ocak ayında memur ve memur emeklilerine yapılacak zamla ilgili düşüncelerini dile getiren Memur-Sen Malatya Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, maaşlara yapılacak iyileştirmenin kamu görevleri ve emeklileri memnun etmesi gerektiğini kaydetti.

Abone Ol

Memurlar da tıpkı memur emeklileri gibi kendilerine ocak ayında verilecek zammı merak ediyor. Ocak ayında tüm memur ve memur emeklilerinin maaşlarının önemli oranda bir iyileştirme yapılmasını isteyen ve taleplerini dile getiren Memur-Sen İl Temsilcisi ve aynı zamanda Eğitim-Bir-Sen Malatya 1 No'lu Şube Başkanı Hüseyin Söylemez, önemli açıklamalarda bulundu.

TÜİK tarafından kasım ayı enflasyonun yüzde 3,28 ve yıllık enflasyon rakamının ise yüzde 61,98 açıklandığını, enflasyon farkının ise yüzde 26,09 olarak gerçekleştiğini anımsatan Söylemez, aralık ayı enflasyon rakamının da açıklanması ile birlikte kamu görevlisi ve emeklisinin; 7. Dönem Hakem Kurulu Kararı ile kayıt altına alınan artışa ilave olarak alacağı enflasyon farkının belli olacağını ifade etti.

“ENFLASYON FARKININ BELİRLEYECEĞİ AÇIKÇA GÖRÜLMEKTE”

Memur-Sen’in sunduğu teklifler hayata geçseydi, kamu görevlilerinin kışı karşılamakta zorlanmayacağını hatırlatan Söylemez, “Mevcut durumu ve oluşacak ekonomik tabloyu öngören 7. Dönemdeki haklı, adil ve kamu görevlilerimiz için kayıp üretmeyecek tekliflerimiz; dayanaktan yoksun ve gerekçesiz olarak reddedilmiş, kamu görevlilerinin maaşını belirleyen husus, gerçeği yansıtan somut veriler değil Hakem Kurulu Kararı olmuştu. Her ne kadar 2024 Ocak ayında kamu görevlisi ve emeklilerinin maaş/ücret artışına yaklaşık yüzde 50 zam gelmesi beklense de bu artışın yüzde 15‘lik kısmı Hakem Kurulu Kararı gereği geri kalan büyük bir kısmı ise enflasyon farkı (geçmiş dönem kayıplarına karşılık verilen artıştan) kaynaklı olacaktır. 2024 yılı maaş/ücret artış oranlarına (yüzde 15 + yüzde 10) bugün baktığımızda 2024 yılı içerisinde kamu görevlilerinin maaş/ücret artışlarını enflasyon farkının belirleyeceği açıkça görülmektedir. Oysa bugün Memur-Sen’in sunduğu teklifler hayata geçseydi, kamu görevlileri kışı karşılamakta zorlanmayacaktı” diye konuştu.

“ÜCRET KAYBININ OLMAMASI İÇİN…”

Enflasyon fark ödemesinin geçmiş kayıpları tanzim etmediğini belirten Söylemez, “Enflasyon farkı ödemesi Memur-Sen’in kazanımıyla maaşları/ücretleri geleceğe dair tamir etmekte, geçmiş kayıpları tanzim etmemektedir. Kamu İşvereninin ‘Memur enflasyon farkı alacak’ söylemi ve ‘Maaş/Ücret Artışlarını, Enflasyon Farkı Belirlesin’ dayatmasının çözüm olmadığı görülmelidir. Ücret kaybının olmaması için tek çözüm #EşelMobil sistemine geçilmesidir. Enflasyonla mücadele; sadece sabit ücretlilerin maaşları artırılırken dikkat edilen bir veri, gerekçe ve çerçeve olmaktan vazgeçilmeli, piyasa istikrarının sağlanmasının bir süreç olduğu bilinmelidir. Bu süreç içerisinde devletimizin de yüzde 58,46 oranındaki yeniden değerleme oranı üzerinden alacaklarını koruduğu unutulmamalıdır” ifadelerine yer verdi.

“ÇİFT TARAFLI HAYATA GEÇİRİLMELİ”

“Maaş artışı ile ürünlere zam yapılması arasındaki yarışın her zaman kaybedeni sabit ücretlilerimiz olduğu gerçeği herkesçe bilinmeli, enflasyonu tetikleyen asli unsurun maaş/ücret artışları değil haksız ve yersiz yapılan piyasa (ürün) zamları olduğu gözden kaçırılmamalıdır” diyen Söylemez, “Diğer taraftan, 7. Dönem Toplu Sözleşme’de Toplantı Tutanağı ile kayıt altına aldığımız 4688 sayılı Kanunun önümüzdeki günlerde çalışması, Memur-Sen’in katkı ve katılımıyla başlayacak. 4688 sayılı Kanunda; sendikacılık literatüründen uzak düzenlemelerinin kaldırılması, yetkinin etkisizleştirilmeye çalışıldığı uygulamaların sona ermesi ve evrensel ilkelere, örgütlenme özgürlüğüne, dayanışma aidatına, grev hakkına dair somut verilerimizi çalışma komisyonunda dile getirilecektir. Nasıl ki, toplu sözleşme masasında hükümet yetkilileri varken, tıkanma durumunda ana muhalefet masaya oturmak için sıra beklemiyor ise; yetkinin ikame edilmediği, ‘masadan kalkarsan yerine oturacak yeni birini buluruz’ gözdağının olmadığı ve mücadelenin cezalandırılmadığı bir toplu sözleşme düzeni de çift taraflı hayata geçirilmelidir” söylemlerine yer verdi. 

Kamu Personeli Danışma Kurulu’da (KPDK) dile getirdikleri çözüme kavuşturulması gereken taleplerini de sıralayan Söylemez, şunları kaydetti:

“▪️1. Dereceye 3600 ek gösterge,

▪️Gelir Vergisinin yüzde 15’te sabitlenmesi,

▪️Yardımcı Hizmetler Sınıfının Genel İdari Hizmetler Sınıfına geçirilmesi,

▪️Kira Yardımı,

▪️Doğum sonrası yarım zamanlı çalışma hakkı,

▪️Emekli aylıklarının artırılması,

▪️Deprem bölgesindeki kamu görevlilerine ilave haklar,

▪️Üniversite idari personelinin yer değişikliği,

▪️Mülakatın kaldırılması,

▪️Görevde yükselme ve unvan değişikliği sınavlarının periyodik olarak yapılması vb. konu başlıkları üzerinde de ayrıca çalışma yapılarak çözüme kavuşturulmalıdır.”

“ÜCRETLERİN DÜŞMESİ KABUL EDİLEMEZ”

Memur ve memur emeklilerinin memnun edilmesi gerektiğini dile getiren Hüseyin Söylemez, “Aynı zorluklarda geçim mücadelesi veren kamu görevlilerine farklı düzenlemeler yaparak ücret eşitsizliği yaratmaktan kaçınma görevi devletin-kamu işvereninin öncelikli görevidir. Farklı uygulamalar yerine haklı uygulamalarla; kamu görevlilerimizin bütününü kapsayan sorunlara çözüm üretilmeli, tepkiye neden olacak uygulamalardan kaçınılmalıdır. Görevde yükselirken ücretlerin düşmesi kabul edilemez.  Ocak ayında kamu görevlilerine iyileştirme yapılmalı, yapılan düzenleme kamu barışına katkı sağlayacak şekilde kamu görevlisi ve emeklilerini memnun etmelidir” dedi.