Depremlerden sonra büyük mağduriyetler yaşayan servisçiler için yine maliyetli bir problem kapıda. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilmek istenen “Serviscell” uygulaması servisçi esnaflarını kara kara düşündürüyor. Bir GSM operatörüne bağlı bu uygulamayı hayata geçirmelerinin mümkün olmadığını dile getiren Malatya Minibüsçüler ve Umum Servis Araçları Odası Başkanı Mesut İnce busabahmalatya.com’a konuşarak önemli açıklamada bulundu.
6 Şubat depremleri sonrasında Malatya’da özellikle toplu taşıma ve servisçi esnaflarının ciddi sıkıntılar yaşadığını dile getiren İnce, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kırsalda ve konteyner kentlerde öğrencileri okullara taşımak için taşımalı servis ihalelerinin yapıldığını, esnafların da güzergâhın uzaklığına, maliyetine, kâr-zarar hesabına bakarak bu ihalelere girdiğini söyledi.
“BU ESNAF İÇİN CİDDİ BİR YÜK”
Bu sistemin çok maliyetli olduğuna dikkat çeken İnce,
“Son dönemde Milli Eğitim Bakanlığı ‘Serviscell’ adı altında bir aparatın araçlara takılmasını zorunlu hale getirdi. Bu aparatın yalnızca bir GSM firması üzerinden alınabileceği belirtiliyor. Yani taşımalı servis yapan esnaf, bu cihazı o GSM firmasından alacak ve aracına taktıracak; sistem bu cihaz üzerinden takip edilecek. Bu cihazın maliyeti 16+1 araçlarda yaklaşık 12 bin lira, 19+1 ve üzeri araçlarda ise 18-19 bin liraya kadar çıkıyor. Hat başına ek ücretlerle birlikte toplam maliyet 30-40 bin TL bandına ulaşıyor. Ayrıca okul tatili olduğunda cihaz iptal ediliyor; yeni dönemde yeniden ücret ödenmesi isteniyor. Bu da esnaf için ciddi bir yük”
diye konuştu.
“BU ŞARTLARDA CİHAZI TAKMAYACAĞIMIZI DİLEKÇEYLE İLGİLİ KURUMLARA İLETTİK”
“Biz güvenliğe karşı değiliz” diyen İnce sözlerine şöyle devam etti:
“Büyükşehir Belediyemiz araç takip sistemi takılmasını istediğinde birkaç firmaya yönlendirme yapıldı ve aynı işi gören sistem 3 bin liraya takıldı. Şu an UKOME kararıyla bütün esnafımız zaten araç takip sistemi, kamera ve koltuk sensörü gibi donanımları takıyor. Emniyet ve valilik bu sistem üzerinden denetim yapacak. Ancak Milli Eğitim Bakanlığı’nın tek bir firmayı işaret ederek bu cihazı zorunlu tutması hem maliyet açısından ağır hem de hukuki olarak tartışmalı bir durum. Devlet İhale Kanunu açısından da soru işareti barındırıyor. Biz bu sürecin yanlış olduğunu ve bu şartlarda cihazı takmayacağımızı dilekçeyle ilgili kurumlara ilettik. Sayın Valimizden ve Milli Eğitim Bakanlığımızdan bu konunun yeniden gözden geçirilmesini talep ediyoruz. Türkiye genelinde de birçok ilde esnaf bu uygulamaya tepki gösteriyor. Eğer bu zorunluluk dayatılırsa, taşımalı servis yapan esnafımız işi bırakma noktasına gelebilir.”