Malatya Haberleri

Sanayi esnafı isyanda: Adımız pahalılıkla anılıyor ama kimse giderleri görmüyor!

Son dönemde adı kulaktan kulağa fahiş fiyatlarla yayılan Malatya sanayisinde sular durulmuyor. Sürücülerin "yanına yaklaşılmıyor" diyerek isyan ettiği tamir ücretlerinin arkasından, maliyet krizi çıktı. Yılların ustası Ramazan Çakır, "Herkes bizi suçluyor ama kimsenin ruhu duymuyor" diyerek isyan etti. İşte sanayi krizinin detayları…

Abone Ol

Malatya üretim ve sanayi sektörünün kalbi sayılan Özsan Sanayi Sitesi, deprem felaketinin ardından hem ekonomik yüklerin hem de yapısal sorunların kıskacında can çekişiyor. Şehirde son dönemde sanayideki tamir ve işçilik ücretlerinin yüksekliğine yönelik eleştiriler artarken, sanayi esnafından bu duruma sert tepki geldi. Yaşanan fahiş kira artışlarının işçilik maliyetlerini doğrudan etkilediğini belirten esnaf,

"Pahalı olan biz değiliz, dükkan giderleri"

diyerek çaresizliklerini dile getirdi.

30 yılı aşkın süredir sanayide tamircilik yapan usta Ramazan Çakır, BUSABAH Medya’ya yaptığı özel açıklamalarda, Malatya sanayisinin neden "pahalılıkla" anıldığını rakamlarla ortaya koyarken, sektörün geleceğini tehdit eden çırak krizine de dikkat çekti.

“ÇIRAK BULAMIYORUZ”

Mesleğe çocuk yaşta meraktan başladığını belirten usta Ramazan Çakır, bugün sanayinin en büyük çıkmazının yeni neslin bu işlere ilgi göstermemesi olduğunu söyledi. Yaşanan eleman krizini vurgulayan Çakır,

"12 yaşından beri sanayide çalışıyorum. Yani 30 seneyi aşkın süredir bu mesleğin içindeyim. Tamircilik yapıyorum. Yaptığımız meslek; motor, şanzıman ve benzeri işler üzerine. Ağır iş yapıyoruz. Depremden sonra Özsan Sanayi Sitesi'ne geldik ve 3 yıldır buradayız. Bizim en büyük sıkıntımız eleman yetişmemesi. Çırak bulamıyoruz, yetiştirmek için adam bulamıyoruz"

ifadelerine yer verdi.

“ACEMİ İŞÇİLER DÜKKAN AÇIYOR”

Sektörde usta yetişmemesinin yanı sıra, mesleki ahlak ve tecrübe sürelerinin de çok kısalmasından dert yanan usta Çakır, her önüne gelenin dükkan açmasının sektöre büyük zarar verdiğini ifade etti. İş bilmeyen kişilerin faturayı tüm sanayiye kestiğini söyleyen Ramazan Çakır,

"Bunun da sebebi, her önüne gelenin dükkân açması. İki sene çalışıp ayrılan kişi gidip dükkân açıyor. Kimse bu mesleği yapmak istemiyor. Gelen kişi 2 sene çalışıyor, bir yağ ve filtre değişimi yapmayı öğreniyor, sonra gidip dükkân açıyor. Eskiden öyle değildi. Müşteriler de gidip onlara iş yaptırıyor. Sonuç kötü olunca da sanayinin adı çıkıyor. Biz kötü oluyoruz, yani bizim adımız lekeleniyor"

ifadelerini kullandı.

“MALATYA SANAYİSİNİN ADI PAHALILIKLA ANILIYOR”

Sanayideki tek sorunun eleman krizi olmadığını, fahiş dükkan kiralarının da esnafın belini büktüğünü belirten Çakır, bu maliyetlerin ister istemez işçilik fiyatlarını artırdığını belirtti. Malatya sanayisindeki pahalılık eleştirilerine cevap veren usta,

"Kiralar da çok yüksek. Bu da ister istemez müşterilere yansıyor. Malatya sanayisinin adı pahalılıkla anılıyor. Ama kimse dükkân kiralarını ve giderleri konuşmuyor. Gaziantep'i söylüyorlar, Elazığ'ı söylüyorlar. Oralar daha pahalı. Oralarda da arkadaşlarımız var. Arıyor, konuşuyoruz. Onlar da aynı şeyleri söylüyor. Millet işi bilmeyen 3-5 kişinin yanına gidiyor. İşini yaptıramıyor. Sonra da sanayi kötü oluyor"

diye konuştu.

Kendi ödediği kira bedelini de açık yüreklilikle ifade eden Ramazan Çakır, "Ben burada yıllık 600 bin TL kira ödüyorum. Bir de her sene kira artışı oluyor. Bu sene 600 bin TL ödediğimiz kira, seneye 1 milyon TL olacak" şeklinde konuştu.

"DEPREMDEN ÖNCE 2 BİN LİRAYDI, ŞİMDİ 15 BİN LİRA"

Maliyetlerin ve enflasyonun tamir ücretlerini nasıl etkilediğini rakamlarla açıklayan Çakır, dükkan giderleri yüzünden fiyat artırmak zorunda kaldıklarını itiraf etti. Hakkı olan rakamların bu olmadığını söyleyen usta Çakır,

"Fiyat aralıklarına gelince, işçilik daha pahalı. Örneğin depremden önce bir şanzımanı 2 bin ila 3 bin liraya söküyorduk. Depremden sonra 10 bin liraya söken de var, 15 bin liraya söken de var. Aslında hakkı o değil. Ancak dükkân kiraları çok pahalı olduğu için bizim de elimizden başka bir şey gelmiyor"

diyerek esnafın çaresizliğini dile getirdi.

"ÖĞRENİLEMEYECEK BİR MESLEK DEĞİL"

Tüm bu zorluklara rağmen mesleğin altın bilezik olduğunu ve gençlerin sanayiye yönelmesi gerektiğini savunan usta Ramazan Çakır, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Gençler bu mesleğe yönelirse güzel olur. Yapılamaz diye bir meslek değil. Öğrenirler. Herkes öğrenebilir. Öğrenemez diye bir şey yok. Ancak sıkıntı şu; kişi burada bir ya da iki sene çalışıyor, bakım yapmayı öğreniyor ve gidip dükkân açıyor."