Normal araç sayısına eklenen binlerce ağır tonajlı hafriyat kamyonu ve beton mikseri, şehir içi ulaşımı adeta bir hayatta kalma mücadelesine çevirdi.
ÇEVRE YOLUNDA AĞIR VASİTA İSTİLASI
Kenti doğudan batıya bağlayan D-300 Çevre Yolu, normal şartlarda transit geçişler için tasarlanmışken, bugün tamamen şehir içi trafiğine hapsolmuş durumda. Özellikle sabah saatlerinde organize sanayi bölgelerine giden işçi servisleriyle, inşaat alanlarına malzeme taşıyan tırlar aynı şeritleri paylaşmak zorunda kalıyor. Işıklı kavşaklarda bekleyen kilometrelerce uzunluktaki araç kuyrukları, Malatyalıların en büyük çilesi haline geldi.
İNÖNÜ VE SİVAS CADDESİNDE DÜĞÜM
Kentin idari ve ticari kalbi sayılan İnönü Caddesi ile Sivas Caddesi kesişimlerinde gün boyu yoğunluk hiç azalmıyor. Eski binaların yıkımı ve yeni şantiyelerin kurulması yüzünden kapanan ara sokaklar, tüm yükü bu ana arterlere bindirdi. Otopark alanlarının şantiyelere dönüşmesi, vatandaşları araçlarını yol kenarlarına çift sıra park etmeye zorluyor, bu da trafiği tek şeride düşürerek kilitliyor.
FAHRİ KAYAHAN'DA AKŞAM TELAŞI
Yeni yerleşim bölgelerinden olan Fahri Kayahan Bulvarı, akşam mesai bitimlerinde inanılmaz bir yoğunluğa sahne oluyor. Konut alanlarına doğru yönelen binlerce araç, sinyalizasyon sistemlerinin yetersizliği yüzünden dakikalarca beklemek zorunda kalıyor. Geniş bulvarlar bile bu ani yüklenmeyi kaldıramıyor.
KAYISI HASADI DÖNEMİNDEKİ KRİZ
Ekonominin can damarı kayısı hasadı başladığında, köylerden merkeze doğru akan traktör ve kamyonet trafiği sistemi tamamen felç ediyor. Tarım işçilerini taşıyan minibüslerin kural tanımaz manevraları ve yola dökülen çamurlar, sürüş güvenliğini tehlikeye atıyor. Malatya halkı, yeniden inşa edilen şehirde genişletilmiş yollar ve modern alt geçitlerle ulaşımın rahatlatılmasını aciliyetle bekliyor. Aksi takdirde toz, duman ve egzoz gazı arasında boğulan yollar, şehrin geleceğini tehdit etmeye devam edecek.