Yaşam

Malatya'da o hayvan öterse eyvah! Asırlık "ölüm" inanışı hala sürüyor

Malatya’nın köylerinde asırlardır kulaktan kulağa yayılan o ürpertici inanış, uykuları kaçırmaya devam ediyor. Eğer bir evin damında o sesi duyarsanız, 'kara haber' kapıda sayılıyor. Peki, Malatyalıların 'ölüm habercisi' olarak gördüğü o gizemli işaretler neler?

Abone Ol

İşte Malatya’nın derin kültüründe 'kara haberin' gizemli işaretleri ve duyanları hayrete düşüren o ilginç defin ritüelleri...

Modern dünya her ne kadar değişse de Anadolu’nun kadim kenti Malatya’da binlerce yıllık gelenekler ve inanışlar hala dimdik ayakta. Özellikle Akçadağ, Pütürge ve Darende gibi şehrin kırsal kesimlerinde ölüm, sadece bir kayıp değil; doğadaki işaretlerle gelen bir "uyarı" silsilesi olarak kabul ediliyor. Malatya halkı arasında hala ciddiyetini koruyan bazı belirtiler, yaklaşan bir vefatın habercisi sayılıyor.

 KARA HABER GELMEDEN ÖNCE BELİREN 3 GİZEMLİ İŞARET

Malatya kültüründe bazı doğa olayları doğrudan "kötü haber" ile bağdaştırılır. Halk arasında hala yaygın olan ve "uğursuzluk" olarak adlandırılan o işaretler:

  •  Baykuşun Damda Ötmesi: "Baykuş konduğu evi yıkar" inanışı Malatya köylerinde hala hakimdir. Evin üzerinde öten baykuş, o haneye bir vedanın yaklaşmakta olduğunun işareti sayılır.
  •  Köpeklerin "Acı" Uluması: Sebepsiz yere, gökyüzüne bakarak uzun ve acı acı uluyan köpekler, köylüler tarafından "azrailin ayak sesini duyuyor" şeklinde yorumlanır.
  •  Rüyadaki Yıkım ve Diş Dökülmesi: Rüyada evin ana direğinin çöktüğünü veya ön dişlerden birinin düştüğünü görmek, aile büyüklerinden birinin vefat edeceği şeklinde tabir edilir.

"CAN AŞI" GELENEĞİ YAS EVİNDE 7 GÜN NEDEN OCAK YANMAZ?

Malatya’nın en duygusal dayanışma geleneklerinden biri de "yemek pişirmeme" kuralıdır. Cenaze çıkan evde tam 7 gün boyunca ateş yakılmaz, yemek yapılmaz. Bu süre zarfında acılı ailenin beslenmesini komşular ve akrabalar üstlenir.

Özellikle cenaze günü dağıtılan ve "Can Aşı" olarak bilinen lokmalar, ölen kişinin ruhu için dualarla yenir. Bu gelenek, toplumsal bağların ne kadar güçlü olduğunu gösterirken, ailenin sadece yasına odaklanmasını sağlar.

AĞITÇI KADINLAR VE "İLK YAS BAYRAMI"

Hüzün, Malatya’da sadece sessiz bir bekleyiş değildir. Özellikle yaşlı kadınların, ölen kişinin ardından yaktığı ve "şivan" olarak da bilinen içli ağıtlar, binlerce yıllık bir acı dışavurumudur.

Özellikle Arguvan ve Hekimhan köylerinde yankılanan, ölenin ardından irticalen yakılan o içli ağıtlar, Malatya’nın defin kültürünün en hüzünlü parçasıdır. 'Gidenin yolu, kalanın sızısı' üzerine kurulan bu feryatlar, taziye evindeki sessizliği derin bir kedere bırakır.