Malatya’nın kadim toprakları, asırlardır anlatılan öyle bir kahramanlık hikâyesine ev sahipliği yapıyor ki duyanlar kulaklarına inanamıyor. Hem bir din alimi hem de korkusuz bir savaşçı olan Koca Vaiz, yaşadığı dönemde Bizans’ın korkulu rüyası olmuş bir Uç Beyi idi. Ancak onu tarihin en esrarengiz figürlerinden biri yapan şey, şehadet şerbetini içtiği o inanılmaz andı.
BAŞI KOPTU AMA DURMADI ESKİ MALATYA’YA KADAR YÜRÜDÜ!
Efsaneye göre, katıldığı çetin bir savaşta aldığı kılıç darbesiyle Koca Vaiz’in başı gövdesinden ayrıldı. Ancak mucizevi bir şekilde yere düşmedi; kopan başını koltuğunun altına alan efsanevi savaşçı, savaş meydanından çıkarak Eski Malatya’ya doğru yürümeye başladı. Kilometrelerce süren bu doğaüstü yolculuk, bölge halkı arasında asırlardır bir kahramanlık nişanesi olarak anlatılıyor.
BİR KADININ ÇIĞLIĞIYLA SON BULAN MUCİZE
Koca Vaiz’in bu halini görenler dehşet ve hayranlık içinde kalırken, hikâye trajik bir sonla noktalandı. Eski Malatya yakınlarında kendisini bu halde gören bir kadının korkuyla çığlık atması üzerine, tılsım bozuldu ve efsanevi komutan olduğu yere yığılarak ruhunu teslim etti.
O TÜRBE ŞİMDİ ŞİFA KAPISI OLDU ALBASTI VE KORKUYA ÇARE!
Koca Vaiz’in son nefesini verdiği yere inşa edilen türbe, bugün Malatyalılar için sadece bir ziyaretgâh değil, aynı zamanda manevi bir sığınak. Günümüzde özellikle:
• Gece uykusunda korkanlar,
• Kâbus (karabasan) görenler,
• Halk arasında "albastı" olarak bilinen duruma maruz kalanlar,
şifa bulmak ve korkularından arınmak için bu esrarengiz türbeyi ziyaret etmeye devam ediyor. Malatya’nın bu efsanevi koruyucusunun hikâyesi, hem korkutuyor hem de hayranlık uyandırıyor.