Depremin ardından üretim cephesinde dikkat çeken bir hareketlilik yaşanıyor. Organize Sanayi Bölgeleri’nde yükselen yeni tesisler, genişleyen üretim alanları ve artan yatırım iştahı, bölge ekonomisinin yeniden ayağa kalkma mücadelesini gözler önüne seriyor. Biz de bu tabloyu sizler için inceledik; Malatya, Elazığ ve Gaziantep’in sanayi bölgelerindeki son durumu mercek altına aldık.
Üç deprem şehrinin Organize Sanayi Bölgeleri karşılaştırıldığında ortaya çarpıcı bir tablo çıkıyor. Peki, sanayi hamlesinde hangi şehir öne geçti? Yatırım, üretim ve istihdam yarışında Malatya bu üçlü arasında nerede duruyor? İşte deprem sonrası sanayideki güç dengelerini değiştiren o karşılaştırma…
Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi 1969 yılında Türkiye'de ilk defa oluşturulan organize sanayi bölgelerinden biri olarak kuruluşunu tamamlamış olup, altyapısı tamamen yapılandırılmış ve tüm parseller yapılaşmıştır.
ANTEP OSB TÜRKİYE SANAYİSİNE ÖNEMLİ KATKI SAĞLIYOR
Bu üretim başarısının arkasında, şehrin planlı sanayi altyapısı yer almaktadır. Gaziantep’te 7 organize sanayi bölgesi (OSB) aktif olarak faaliyet göstermekte, binlerce sanayi kuruluşuna ev sahipliği yapmaktadır. Başpınar OSB, yüksek doluluk oranı ve firma sayısıyla Gaziantep sanayisinin kalbi konumundadır. Bunun yanı sıra, sanayi-üniversite iş birlikleri, yeşil üretim projeleri ve karbon ayak izi yönetimi gibi uygulamalarla şehir, sadece üretmekle kalmamakta; aynı zamanda sürdürülebilir ve çevreci bir sanayi anlayışı geliştirmektedir. Gaziantep, Türkiye’nin en güçlü sanayi merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Bölgedeki 7 OSB’de yaklaşık 1.148’den fazla işletme ve 240 binden fazla istihdam ile sanayi üretimi bölge ekonomisinin bel kemiğini oluşturuyor. Bu OSB’ler, özellikle tekstil, gıda ve ihracat odaklı üretimle Türkiye sanayisine önemli katkı sağlıyor.
6 Şubat depremlerinde Gaziantep’e bağlı Nurdağı ve İslahiye gibi ilçelerde ciddi yıkım yaşandı. Bu durum bölge genelinde altyapı ve üretim süreçlerinde aksamalara yol açtı. OSB’ler büyük ölçekli hasar raporları vermese de özellikle kırsal sanayi alanlarına yakın tesislerde altyapı ve ulaşım kaynaklı üretim gecikmeleri olduğu değerlendiriliyor. Gaziantep OSB’leri yeni yatırım ve üretimi teşvik eden güçlü bir konumunu koruyor.
ELAZIĞ’DA OSB SAYI 1’DEN 3’E YÜKSELDİ
Elazığ son 23 yılda Organize Sanayi Bölgesi (OSB) sayısını 1’den 3’e, sanayi alanı büyüklüğü ise 410 hektardan 1.450 hektara çıkarıldı. Elazığ OSB’leri depremlerde doğrudan ağır hasar almasa da, deprem sonrası stratejik yeniden yapılanma çalışmalarıyla gündemde. Bölgede yürütülen ‘Depreme Dayanıklı OSB Projesi’ kapsamında, Elazığ, Malatya, Hatay ve Kahramanmaraş OSB’leri incelendi; istihdamı artıracak sosyal yaşam alanları, meslek eğitim yolları ve sektör bazlı kümelenme önerileri sunuldu.
AK Parti Elazığ Milletvekili Erol Keleş’in aktardığına göre, şehirdeki OSB’lerde yaklaşık 14 bin kişi çalışıyor; tüm parseller üretime geçtiğinde bu sayının 26.500’e çıkması hedefleniyor. Master Plan kapsamında İstanbul ve Marmara’daki sanayi Anadolu’ya yayılacak, yeni istihdam alanları oluşturulacak. Henüz uygulama aşamasında olan planlamalar, Elazığ OSB’lerinin uzun vadeli ekonomik canlanmasını destekleyecek stratejik adımlar olarak görülüyor.
Malatya OSB’si depremden büyük fiziksel hasar almadı; ancak göç ve iş gücü eksikliği nedeniyle ekonomik toparlanma yavaş ilerliyor. Deprem öncesi 42 bin olan çalışan sayısı, şu anda yaklaşık 30 bin seviyesinde. Son üç yılda 26 fabrikanın kapanması, yeni yatırımcı çekilmesini zorlaştıran arsa maliyetlerindeki artış ve üretim gecikmeleri, OSB’de ekonomik kırılganlığı artırıyor.
“21 BİN ÇALIŞAN VARKEN BUGÜN 15 BİN CİVARINA DÜŞTÜ”
Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu Malatya OSB’nin içinde bulunduğu durumu şu sözlerle özetlemişti:
“OSB’de 403 fabrikamızın içerisinde toplam 155 tane tekstil fabrikamız var. Bu da üretimimizin yüzde 38-40’a yakınının tekstil net bir şekilde ortaya koyuyor. Dolayısıyla aslında tekstilde biz güçlü bir şehiriz. OSB’deki istihdamın yüzde 52’sini tekstil sektörü karşılıyor. Bu noktada istihdamdaki yoğun emek iş gücünün başında tekstiller var. Ancak bu sektörde çalışan personellerin birçoğu deprem sonrası şehri terk ederek başka şehirlere gittiler. Deprem öncesi OSB’mizde tekstil ve konfeksiyon alanında 21 bin çalışan varken bugün 15 bin civarına düştü. Burada 5 bine yakın bir azalma oldu. 3 yılda yaklaşık 6 bin kişilik bir kayıp var. Bunun sektöre ciddi bir yansıması da var. Bu iyi okumamız gereken en önemli unsurlardan birisi.”