Yaşam

Eski Malatya'da o ateş söndü: şehir bir gecede terk edildi!

Resmi tarihin satır aralarında gizlenen, Malatyalıların ise sadece fısıltıyla anlattığı o büyük uğursuzluk gün yüzüne çıkıyor! Koca bir kenti, binlerce yıllık yuvasını bir gecede terk etmeye zorlayan "sönen ateş" kehaneti neydi? Beydağı'nın derinliklerinde taş kesilen Ermiş, Malatya için hangi soruyu soruyor? İşte o tüyler ürpertici terk edilişin sırrı...

Abone Ol

Resmi tarihin satır aralarında gizlenen, Malatyalıların ise sadece fısıltıyla anlattığı o büyük uğursuzluk gün yüzüne çıkıyor! Koca bir kenti, binlerce yıllık yuvasını bir gecede terk etmeye zorlayan "sönen ateş" kehaneti neydi? Beydağı'nın derinliklerinde taş kesilen Ermiş, Malatya için hangi soruyu soruyor? İşte o tüyler ürpertici terk edilişin sırrı...

TARİHİN SUSTUĞU O SABAH KADİM KENT NEDEN ISSIZ KALDI?

XIX. yüzyılın başlarında Eski Malatya (Battalgazi), tarihin gördüğü en hüzünlü göçlerden birine sahne oldu. Hafız Paşa’nın ordusuyla şehre yerleşmesi bardağı taşıran son damla mıydı, yoksa sadece bir bahane mi? Kayıtlar "yer darlığı" dese de, o dönem yaşayanların torunlarına bıraktığı miras, resmi belgelerden çok daha karanlık bir işareti barındırıyor.

KUYUDAKİ ATEŞ SÖNDÜ, ŞEHRİN RUHU GİTTİ!

Eski Malatyalılar için "ateş" sadece ısınmak değil, ocağın ve soyun devamı demekti. Yüzyıllardır süren o kadim ritüel şuydu: Yazın Aspuzu bağlarına giderken evdeki kutsal ateş bir kuyuya hapsedilir, kuyu mühürlenir ve kışın dönüldüğünde o ateşle ocaklar yeniden şenlenirdi.

O yıl geri dönen halk, dualarla açtıkları kuyularda buz gibi bir sessizlikle karşılaştı: Ateş sönmüştü. Malatya halkı için bu, sadece sönen bir odun parçası değil; kentin üzerine çöken büyük bir lanetin mührüydü. O sabah Malatyalılar evlerini değil, "sönmüş geleceklerini" arkalarında bırakarak şehri terk ettiler. Eski Malatya, bir gecede sessizliğe gömüldü.

BEYDAĞI’NDAKİ "TAŞ UYKUSU" VE ALTIN SABAN KEHANETİ

Şehir terk edildi ama efsanesi Beydağı'nın zirvelerinde donup kaldı. Dağın kalbinde taşa dönmüş bir Ermiş'in yattığına ve her yıl sadece bir saniyeliğine gözlerini açıp o kadim soruyu sorduğuna inanılır:

"Eski Malatya Ovası altın sabanla sürülüyor mu?"

Bu soru, Malatya’nın gerçek bereketi olan toprağın bir gün hak ettiği değeri bulacağına dair bir şifredir. Efsaneye göre; o topraklar gerçek bereketine kavuştuğunda sabanlar bile altından olacak ve Beydağı’ndaki o Ermiş sonsuza dek uyanacaktır.

Sizce o Ermiş bu yıl uyandı mı? Eski Malatya'nın külleri arasındaki o köz, bir gün yeniden parlayacak mı? Yorumlarda buluşalım...