Busabah TV YouTube kanalında yayınlanan Bakış Açısı programında, son günlerde kamuoyunda tartışma yaratan öğretmene şiddet iddiası ele alındı. Programda, yaklaşık üç ay önce Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti (MGTC) Başkanı Mehmet Aydın’ın Esenlik başta olmak üzere bazı belediye iştiraklerinin yöneticilerinin görevden alınması gerektiği yönündeki açıklamaları yeniden gündeme geldi. O dönemde yapılan eleştirilerin ardından söz konusu kurum yöneticilerine plaket verilmesi ise dikkat çekmişti. Bugün gelinen noktada ise Esenlik Genel Müdürü ve eşinin özel bir okulda yaşandığı iddia edilen öğretmene şiddet olayıyla gündeme gelmesi tartışmaları yeniden hatırlattı.
ESENLİK YİNE TARTIŞMALARIN ODAĞINDA
Busabah Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu şu ifadeleri kullandı:
“Esenlik maalesef hep kötü olaylarla gündeme geliyor ve bir kez daha Esenlik Genel Müdürü Veysel Tay olumsuz bir konuyla tartışmalara konu oldu. Bu yöndeki iddiaları daha önce de ifade etmiştik. Şiddet ve eğitimdeki olumsuz uygulamalar gerçekten sözün bittiği yer.
Veysel Tay’ın bu tür vakaları ilk değil; geçmişte de benzer olaylar yaşanmıştı. Malatya’da çok önemli yerlere getirilen bu tür kişilerin yanlış tercihleri, yapılan işlerle de görüldü. Veysel Tay, Esenlik Genel Müdürü olduğu dönemde birçok soru işareti vardı; ticari kapasitesi ve liyakat açısından da tartışmalıydı.
Esenlik, belediyeye ait bir iştiraki olarak istihdam ve yerli sermaye açısından önem taşıyor ancak markanın itibarı ve yönetim anlayışı olumsuz etkilendi. Öte yandan, Esenlik’teki yönetim atamaları da eleştiriliyor. Liyakat ve kurumsal kimlikten uzak, deneyimsiz kişilerin üst düzey görevlere getirilmesi markanın profesyonel yapısına zarar verdi. Mağaza sorumluları ve genel müdür yardımcıları da genellikle yeterlilikten uzak kişilerden seçildi.
Bu durum, halkın beklentisi ve belediyenin yerli markaya yüklediği değer açısından ciddi bir sorun oluşturuyor. Esenlik’in kurulmasından bu yana yerli sermaye, istihdam ve vergilerin Malatya’da kalması gibi avantajları vardı; ancak yönetim anlayışındaki yanlışlıklar bu değerleri olumsuz etkiledi.
Geçmişte Esenlik’in genel müdürleri Malatyalı değildi ve eleştiriliyordu. Bugün ise Malatyalı kişiler de maalesef Malatya’ya katkı sağlayamıyor. Veysel Tay ile ilgili pek çok eleştiri ve tartışma gündemde. Kurumsal kimliği güçlendirecek isimler yerine, cemaat veya belirli gruplara yakın kişiler üst düzey atamalarda tercih edildi.
Esenlik’in profesyonel bir yönetim anlayışına kavuşması gerekirken, yapılan uygulamalar markayı adeta amatör lige düşürdü. Bunun sonucunda halkın güveni ve yerli sermaye destekleri zayıfladı. Sonuç olarak, eğitim camiasında yaşanan olumsuzluklara ve Esenlik’in yönetim sorunlarına dair tartışmalar sürerken, markanın kurumsal kimliğinin ve liyakatin öncelik kazanması gerektiği bir kez daha gündeme gelmiş oldu.”
GÖREVDEN ALMA ÇAĞRISI
MGTC Başkanı Mehmet Aydın ise 3 önce programda yaptığı açıklamaları şu sözlerle hatırlattı:
“Sami Er’in cidden söylüyorum bakın yarın MASKİ Genel Müdürü, Esenlik Genel Müdürü ve MOTAŞ Genel Müdürlüğü görevde alması lazım. Çok ciddi söylüyorum ben. Çok ciddi söylüyorum. Esenlik genel müdürünün ivedilikle görevden alınması lazım. Çok konuştuk burada. Bir de üçünün ortak noktası insanlara üstten bakıyorlar.
Bugün gelinen son noktaya da değinen Başkan Aydın şu bilgileri paylaştı:
Bugün Malatya’da konuşmamız gereken mesele yalnızca adli bir vaka değil. Bu olay aslında şehrin samimiyet testidir. Çünkü bundan yalnızca birkaç gün önce, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde şehirde farklı bir tablo vardı. Büyükşehir Belediye Başkanı ve birçok kurum yöneticisi kadınlara karanfiller dağıttı, kadınların toplumdaki yeri ve değeri üzerine konuşmalar yapıldı. Kadının önemi, saygı ve değer görmesi gerektiği vurgulandı. Annelerimizin de bir kadın olduğu, kadınların toplumun temel direği olduğu ifade edildi.
Ancak bu açıklamaların üzerinden henüz dört gün geçmeden yaşanan olay, herkesin kafasında büyük bir soru işareti oluşturdu. Çünkü bu kez karşımızda hem kadın hem de öğretmen olan bir eğitimciye yönelik şiddet iddiası vardı. Üstelik olay bir okulda ve öğrencilerin gözü önünde gerçekleşti. Daha bir hafta önce Türkiye’de bir öğretmenin hayatını kaybetmesi tüm ülkede büyük tepkiyle karşılanmıştı. Cumhurbaşkanından bakanlara kadar herkes öğretmenlerin toplumdaki önemine vurgu yapmış, eğitimcilere yönelik şiddete karşı sert açıklamalar yapılmıştı. Çünkü öğretmenler, çocukların hayatında anne ve babadan sonra en önemli rehberlerden biridir.
Bir öğretmen çocukları eğiten, yetiştiren ve onların hayatına yön veren kişidir. İlkokul yıllarında bir öğretmen çoğu zaman bir anne ya da baba gibi öğrencilerin yanında olur. Bu nedenle öğretmenlere yönelik şiddet toplumda çok daha büyük bir hassasiyet oluşturur.
Bu olayda ise hem kadın hem de öğretmen olan bir eğitimcinin darp edildiği iddiası gündeme geldi. Okul yönetimi tarafından yapılan açıklamalarda savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu ve konunun yargıya taşındığı ifade edildi. Milli Eğitim Müdürlüğü de yaşanan olayı kınayan bir açıklama yaptı.
İddialara göre olayın taraflarından biri Esenlik Genel Müdürü Veysel Tay ve eşi. Bu durum, olayın daha da dikkat çekmesine neden oldu. Çünkü kamu kurumunu temsil eden bir yöneticinin böyle bir olayla gündeme gelmesi toplumda ciddi bir rahatsızlık oluşturdu. Olayın bir diğer dikkat çeken yönü ise kamuoyundan beklenen açıklamaların gecikmesi oldu. Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere bazı yetkililerden henüz net bir açıklama gelmemesi eleştirilerin artmasına yol açtı.
Toplumun beklentisi ise oldukça net. Bir kamu yöneticisinin karıştığı bu tür iddialar karşısında hızlı ve şeffaf bir şekilde gerekli adımların atılması gerektiği ifade ediliyor. Çünkü bir kurumun yöneticisi yalnızca kendi adına değil, temsil ettiği kurum ve toplum adına da sorumluluk taşır.
Şiddetin kim tarafından yapılırsa yapılsın kabul edilemez olduğu net bir şekilde ortaya konulmalı ve gerekli süreçler işletilmelidir. Özellikle eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarının, çocuklar üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği belirtiliyor.”