Ekonomi

Bir paket çorba 45 TL! Bayram öncesi fiyat isyanı

Ramazan Bayramı öncesi artan hayat pahalılığı vatandaşları üzerken Tüketici Danışmanı Ali Düzova, market raflarındaki fiyat artışlarına sert tepki gösterdi. Bir paket hazır çorbanın 45 TL’ye satılmasını örnek gösteren Düzova, piyasadaki denetimlerin yetersiz kaldığını belirterek, fiyat artışlarına karşı tüketicilerin ortak tepki göstermesi ve pahalı olan ürünleri boykot etmesi gerektiğini söyledi.

Abone Ol

Artan hayat pahalılığı vatandaşın cebini yakmaya devam ederken, Ramazan Bayramı’nın da yaklaşmasıyla birlikte fiyat artışları kendisini iyiden iyiye hissettirme devam ediyor. vatandaşlar bayram alışverişlerini nasıl yapacağını, marketlerdeki fahiş fiyatlardaki ürünleri nasıl alacağını düşünürken Tüketici Danışmanı Ali Düzova, busabahmalatya.com’a konuşarak konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

“HER ŞEYİN FİYATI HIZLA ARTIYOR”

Korkunç bir pahalılık olduğunu vurgulayan Düzova,

“Sürekli ‘piyasayı kim denetleyecek, fiyatları kim kontrol edecek’ diye soruyoruz. Elbette devletin kamu kurumları denetim yapacak. Ancak piyasayı asıl denetleyecek olan tüketicinin kendisidir. Tüketici denetlemediği sürece bu sistem oturmaz. Market fiyatlarındaki artış ciddi boyutlara ulaştı. Özellikle temel gıda ürünlerinde yaşanan fiyat artışları dikkat çekiyor. Bir paket hazır çorbanın 45 TL olması kabul edilebilir mi? Ramazan öncesindeki fiyatlar da elimizde, Ramazan sonrasındaki fiyatlar da elimizde. Gerçekten korkunç bir pahalılık var. Her şeyin fiyatı hızla artıyor”

diye konuştu.

“TÜKETİCİ ZATEN ZOR DURUMDA”

Fiyat artışlarının yalnızca dar gelirli vatandaşları değil, tüm toplumu etkilediğini vurgulayan Düzova,

“Bu sadece tüketicinin değil, bu ülkenin sorunu. Esnaf da zor durumda. Birçok esnaf kepenk kapatıyor, iflas ediyor. Tüketici zaten zor durumda. Dar gelirli, düşük maaşlı insanlar çok zor günler geçiriyor. Fiyatların düşmesi için tüketicilerin pahalı ürünlere karşı tepki göstermesi gerekiyor. Kısa süreli tüketim boykotu etkili olabilir. Tüketiciler pahalı ürünleri bir süre almazsa, örneğin bir hafta ya da on gün boykot ederse fiyatların düşeceğine inanıyorum. Ancak burada da birlik gerekiyor. Parası olan ‘isterse bin lira olsun alırım’ diyor. Parası olmayan ise zaten alamıyor. Bu yüzden ortak bir tepki oluşmuyor”

şeklinde konuştu.

“HER ÜRÜNÜN BU KADAR ARTMASI NORMAL DEĞİL”

Fiyat artışlarının çoğu zaman maliyet artışlarıyla açıklanamadığını da dile getiren Düzova,

“Sürekli petrol fiyatları, kira artışı gibi gerekçeler öne sürülüyor. Tamam, bazı ürünlerde doğal afetler veya don gibi nedenler etkili olabilir. Ama örneğin yumurtaya ne oldu, süte ne oldu? Her ürünün bu kadar artması normal değil. Esnaf ve market sayısı çok fazla olduğu için denetimler yetersiz. Ticaret müdürlüğünün birkaç görevlisi var, belediyenin zabıtası var. Bu kadar çok işletmenin hepsini nasıl denetleyecekler? Bu nedenle tüketicinin bilinçli olması ve pahalı ürüne tepki göstermesi gerekiyor”

ifadelerini kullandı.

Toplumda yeterli tüketici bilinci oluşmadığını söyleyen Düzova, “Bilinçli bir tüketici toplumu olmadıkça fiyat artışlarının önüne geçmek zor. Tüketici pahalı ürüne tepki göstermeli, gerekirse boykot etmeli. Otokontrol dediğimiz sistem ancak böyle oluşur. Aksi halde fiyatlar artmaya devam eder ve kimse buna dur diyemez” dedi.