AK Parti Malatya Milletvekili İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, 12 Nisan’da yaşanan zirai don felaketinden sonra yaptıkları çalışmaları anlattı. BUSABAH Medya’ya konuşan Ölmeztoprak, önemli açıklamalarda bulundu.
Ölmeztoprak, 2025 yılının nisan ayında, Malatya’da büyük bir zirai don felaketi yaşandığını hatırlatarak, 9–13 Nisan tarihleri arasında etkisini gösteren soğuk hava dalgasının Malatya’nın tamamına yakın kayısı başta olmak üzere birçok meyve türünde yüzde 100’e varan ürün kaybına neden olduğunu söyledi.
“AĞAÇLARDA AĞIR FİZYOLOJİK TAHRİBATA YOL AÇTI”
Felaketin etkisinden bahseden Ölmeztoprak, şunları kaydetti:
“23–25 Mart tarihleri arasında yaşanan ilk don hadisesiyle birlikte başlayan bu süreç, 4–5 Nisan’daki dolu yağışı ve ardından gelen kar yağışıyla zirveye ulaştı. Özellikle 11–12 Nisan gecesi yaşanan -3 ile -15°C arasında değişen ve 3 ila 6 saat süren düşük sıcaklıklar, çiçeklenme dönemindeki meyve ağaçlarında ağır fizyolojik tahribata yol açtı. 13 Nisan gecesi ise sıcaklık -4,6 dereceye kadar düşmüştür. Bu durum, çiçek ve meyve gözlerinin yanı sıra sürgünler ve genç yaprakların da zarar görmesine neden olmuş; yaşanan felaket, son 30 yılın en şiddetli ilkbahar donu olarak kayıtlara geçmiştir. Meteorolojik verilere göre, Akçadağ, Darende ve Arapgir ilçelerimizde sıcaklık -15 derece ile -19 dereceye kadar düşerken; Kale ve Arguvan’da -12 derece, Yazıhan’da -11 derece, Battalgazi ve Doğanşehir’de ise -10 derece seviyeleri ölçülmüştür. Oysa ki çiçeklenme dönemindeki bir kayısı ağacı -2 derece altındaki her sıcaklıkta zarar görmeye başlar. Bu nedenle Malatya’mızdaki yaklaşık bir milyon dekarlık meyve alanında – yalnızca kayısı değil ceviz, elma, kiraz, üzüm gibi ürünlerde de olmak üzere – yüzde 95 ila yüzde 100 arasında kayıplar yaşanmıştır. Bazı hububat ve yağlı tohum ürünlerinde ise yüzde 15-30 arasında zarar gözlenmiştir. 50 bin üretici doğrudan etkilenmiş, bir milyon 670 bin dekar alan zarar görmüştür. Malatya’mızdaki yaklaşık 50 bin üretici aile doğrudan, 300 bine yakın kişi ise dolaylı olarak geçimini kayısıdan sağlamaktadır.”
“TEK BİR SAĞLAM MEYVE GÖZÜ KALMAMIŞTI”
Don olayından sonra kriz yönetimi sürecinin başladığına dikkat çeken Milletvekili Ölmeztoprak,
“Don olayını takip eden saatlerde sahaya indik. İl Tarım ve Orman Müdürlüğümüz, ziraat odaları, mahalle muhtarları ve üretici temsilcileriyle birlikte köy köy, bahçe bahçe gezerek hasarın fotoğrafını çektik. Üreticilerimizin gözleri doluydu; çiçekler dökülmüş, sürgünler yanmıştı. Tek bir sağlam meyve gözü kalmamıştı. Bu gözlemlerimizi raporladık, kamuoyuna ve ilgili mercilere açık, net, sarih ve ısrarlı bir dille duyurduk. Ancak bu felaketin büyüklüğü tek başına gözlemlerle ölçülemezdi. Tarım ve Orman Bakanlığımız, Sayın Bakanımız İbrahim Yumaklı’nın doğrudan talimatlarıyla çok yönlü ve bilimsel temelli bir kriz yönetimi süreci başlattı. Bakanlığımız sürecin başından itibaren koordinasyonu sağlamış, sahada hem veri temelli analiz hem de çiftçi odaklı destek programlarını eş zamanlı yürütmüştür. İl ve ilçe müdürlüklerimiz tarafından Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı üreticilerimizin tamamı için ürün bazlı ön hasar tespit çalışmaları tamamlanarak ilgili makamlara sunulmuştur”
şeklinde konuştu.
“TAZMİNAT ÖDEMELERİ İVEDİLİKLE BAŞLATILMIŞTIR”
İstisnai bir destek modelinin yürürlüğe konduğunu belirten Ölmeztoprak,
“Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın doğrudan direktifleriyle, yalnızca tarım sigortası (TARSİM) kapsamındaki üreticilere değil, sigortasız fakat ÇKS’ye kayıtlı üreticilere de destek sağlanması kararlaştırılmıştır. Bu karar, devletimizin adil ve kapsayıcı bakış açısının bir yansımasıdır. TARSİM kapsamında 8 bin 712 üreticimiz adına 229 bin 181 dekar alan sigortalanmış olup, bu üreticilere yönelik tazminat ödemeleri ivedilikle başlatılmıştır. Ayrıca TARSİM dışı kalan üreticilerimizin mağdur olmaması için de istisnai bir destek modeli yürürlüğe konmuştur”
dedi.
Sahadaki tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği için yapısal önlemlerin alındığını söyleyen Milletvekili Ölmeztoprak, Tarım ve Orman Bakanlığının bünyesinde erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, TARSİM prim destek oranlarının yeniden yapılandırılması, çiftçilere yönelik risk yönetimi eğitimlerinin artırılması, don makineleri, koruyucu sera örtü sistemleri ve teknik donanımların yaygınlaştırılması gibi başlıklar üzerinde çalışmaların yürütüldüğünü ifade etti.
“MECLİS ARAŞTIRMA ÖNERGESİ HAZIRLANMASINA ÖNCÜLÜK ETTİK”
“Ayrıca Tarım İl Müdürlüğümüz ve Kayısı Araştırma Enstitüsü uzmanlarının katkısıyla don sonrası rehabilitasyon eğitimleri başlatılmıştır”
diyen Ölmeztoprak,
“Tüm bu çalışmaların raporlamasını bizzat Meclis Genel Kurulu’nda dile getirdik. Grup Başkanımız Abdullah Güler ile görüşmeler gerçekleştirdik. Saha verilerini hazırlayıp Meclis gündemine taşıdık. Tarım Komisyonu ile iş birliği içinde, iklim krizine bağlı tarımsal riskler için ve yaşadığımız zirai don hadisesiyle ilgili yeni bir Meclis Araştırma Önergesi hazırlanmasına öncülük ettik. Şunu açıkça söylemeliyim: Bu bir hasat kaybı değil; bir kimlik meselesidir. Malatya’mızın emeğine sahip çıkmak, Türkiye’nin tarımsal hafızasını ve ihracat gücünü korumaktır. Malatya’mız, bir sabır ve dirayet şehridir. Bizler de bu iradenin temsilcisi olarak, çiftçimizin alın terinin sonuna kadar takipçisiyiz. Allah’ın (CC) izniyle, bahçelerimiz yeniden çiçek açacak. Çünkü biz gayretimizi bırakmadık; devletimiz de üreticisini desteklemeye devam ediyor”
şeklinde konuştu.