Engebeli dağlarıyla, uçsuz bucaksız tepeleriyle insanlara 300 yıldır ev sahipliği eden İmrun, nam-ı değer Pütürge. Destanlara konu olan Fırat Nehri’nin, dereden büyük, ırmaktan küçük kardeşi Şiro Çayı. Yüzyıllarca Bizans ordularını misafir eden, Şalyan mezrasının tamamına hâkim Dilber Kalesi. Kommagene Kralı I. Antiochos’un tanrılarına ve atalarına şükranlarını sunmak için 2 bin 150 metre yüksekliğinde ki Nemrut Dağı’nın yamaçlarına yaptırdığı Nemrut Ören Yeri’nin bir kısmını sınırları içinde barındıran Anadolu’nun saklı köşelerinden biri, Pütürge.
“ELAZİZ İLE BAĞIMIZI KOPARMAK İSTİYORUZ”
Yaklaşık 300 yıl önce, ‘İmrun’ adı altında kurulan Pütürge, Osmanlı Devlet ve Vilayet belgelerine göre 1877 yılında bucak olarak kabul edilip Kâhta ilçesine bağlanmış. Gidilmek istenen güzel yer anlamına gelen İmrun, 1892 yılında kaza statüsü kazanıp adı Pütürge olarak değiştirilmiş. Osmanlı kayıtlarına göre kaza olarak kabul edildiği zaman kendisine bağlı 7 bucağı ve 154 köyü olan Pütürge, ilçe olduktan sonra Ma'müratü'l-Aziz’e yani Elazığ’a bağlanmıştır. 26 sene boyunca Elazığ’a bağlı olan Pütürge’den, Ankara’ya bir telgraf çekilir ve ilçenin kaderi değişir. Resmi kayıtlara göre 17 Ocak 1918’de Dâhiliye Nezareti (İçişleri Bakanlığı) ve Meclis-i Meb'üsan Riyaset-i Celilesi’ne (Millet Meclisi Başkanlığına) çekilen telgrafta;
"Dört bir yanını kuşatan ormanları, zengin kaynakları ve uçsuz bucaksız yeşillikleri ile yiğitliğin ve dostluğun güzelliğine laik olan Pütürge Kazasını meydana getiren nahiyelerin büyük bir kısmının bağlı olduğumuz Ma'müratü'l-Aziz (Elazığ) iline uzaklığının 25 saatten daha fazla olduğu bu münasebetle merkez ve bağlı köylerle, nahiyeleri dâhilinde ki yüze aşkın köy halkının öteden beri kendilerine gönderilen eşya ve bunlarla ilgili muameleleri, bize 6 ila 12 saat kadar uzaklıkta olan Malatya'da cereyan ettiği ayrıca bütün telgraf ihtiyaçlarının da burada karşılandığı, telgraf hatları ve posta ulaşımının da Malatya'da yapıldığı, mahkemeyle ilgili işlerin de başvuru yerinin Malatya olduğu, ayrıca Fırat Nehrinin Elaziz Kazasında geçtiği iki belde arasında ecel teknesinden başka bir vasıtanın bulunmaması, her vakit üzüntü verici ölüm olaylarına sebebiyet verdiği, bu durumun Milletin ve memleketin kaderi üzerinde pek derin yaralar açtığı, bundan dolayı kaza merkezinin daha yakın bir yere bağlanarak rahat ve huzuru sağlamak ve ticari hayatı canlandırmak üzere, Elaziz ile bağımızın koparılarak Malatya'ya bağlanmamıza müsaade buyurulmasını, kazamıza bağlı köyler ve civarımız namına ve cümle halkı adına rica ederiz."
PÜTÜRGE NE ZAMAN MALATYA’YA BAĞLANDI?
Malatya Sancağına bağlanmak isteyen Pütürge, Cumhuriyet’in ilanıyla Malatya Sancağı altına girerek, Malatya’nın bir parçası olmuştur. Günümüzde Malatya ili sınırları içerisinde olup, şehir merkezine yaklaşık 74 kilometre uzaklıkta olan Pütürge, dağ ve yamaçlarıyla, tarihi ve turistik gezi alanlarıyla Anadolu’nun bir yansıması olarak misafirleri kendine çekiyor. Ziyaret rotasına Pütürge’yi de koyacaklar için işte gezilmesi ve görülmesi gereken yerler.
ŞİRO ÇAYI
Türkülere, masallara konu olan Şiro Çayı. Etrafına kurulmuş koca bir ilçenin karnını doyuran, sebzesini sulayan, çamaşırını yıkayan, yazın serinleten, kışın titreten havasıyla, dağların arasından Fırat’a uzanan bir yolculuk. Bazen hayallere daldıran bazen heybetiyle korkutan Şiro Çayı, Pütürge’yi ziyaret etmek isteyenlerin ilk rotası olabilir.
DİLBERSEN (PERİEŞ) KALESİ
Uzuntaş Mahallesi’nde bulunan hem bölgenin tarihine ışık tutmasıyla hem de görkemli mimarisiyle Pütürge deyince akla gelen Dilbersen Kalesi, Malatya-Pütürge yolunun 55. kilometresinde bizleri karşılıyor. Geçen yüzlerce yıldan sonra üzerinin toprakla örtüldüğü kalenin, milattan sonra 450 yıllarında yapıldığı ve yapımı için on bin askerin çalıştığı söyleniyor. Dilbersen Kalesi, görkemli savunma duvarlarıyla, tüm Şalyan Mezrasına hâkim konumuyla Pütürge’ye gelen herkesin dikkatini çekiyor.
NEMRUT DAĞI ÖREN YERİ
Nemrut Dağı yamaçlarında hükümdarlık yapmış olan Kommagene Kralı I. Antiochos’un tanrıları ve ataları için yaptırdığı mezar, anıtsal heykeller ve benzersiz manzarası ile Helenistik Dönemin en görkemli kalıntılarından birisi olan Nemrut Dağı’nın Doğu bölümü de Pütürge sınırları içerisinde yer alıyor. Dünya tarihi ve ülkemiz tarihi için çok önemli bir konumda bulunan Nemrut Dağı, herkesin görmesi gereken tarihi mekânlardan birisi olarak karşımıza çıkıyor.
Rotasına Pütürge’yi dâhil edenler, tarihin, geçmişin, doğallığın izlerini görmek isterlerse Pütürge’de ki duraklarına Gerar Kalesi harabelerini, Tepehan'da bulunan hanı, Ormaniçi köyünde ki aslan kabartmasını, Nan-ı Guni’yi, Seyid Battalgazi’nin kaldığı mağarayı ve Kubbe Dağı’nı da ekleyebilirler.