2023 yılında net göç hızı binde -87,8 ile tarihinin en büyük nüfus kaybını yaşayan Malatya, ertesi yıl binde 6,88'lik küçük bir kıpırdanma yaşadı. Bu iki rakam kentin tamamen toparlandığını mı gösteriyor, yoksa sadece kan kaybının durduğunu mu?
MALATYA'DA GÖÇ
Deprem döneminde yaşanan büyük nüfus hareketliliğinin ardından Malatya'nın demografik geleceği en çok merak edilen konulardan biriydi. TÜİK'ten edinilen net göç hızı verileri, şehirde yaşanan o büyük çöküşün ardından nüfus dinamiğinin nasıl bir dengeye oturduğunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Ancak rakamlar, sanıldığı gibi tam bir geri dönüşü değil, kritik bir eşiği işaret ediyor.
Malatya'nın son dört yıllık net göç hızı verileri, kentin nüfus kaybetme sürecinden çıkıp durağanlaşma evresine geçtiğini gösteriyor:
2022 (DEPREM ÖNCESİ)
Kent, depremden hemen önceki yıl net göç hızı binde -1,75 ile durağan ve hafif eksi seyirde bir göç hareketliliğine sahipti.
2023 (DEPREM YILI)
Asrın felaketinin yaşandığı yıl, Malatya tarihinin en büyük nüfus kaybını gördü. Net göç hızı binde -87,8’e gerileyerek adeta bir kitlesel tahliyeye işaret etti.
2024 (GERİ DÖNÜŞ BAŞLANGICI)
Yaraların sarılmaya başlanması, kalıcı konutların teslimi ve altyapının toparlanmasıyla tersine göç başladı. Şehir, binde 6,88 net göç hızıyla yılı artı pozisyonda kapattı.
2025 (İSTİKRAR DÖNEMİ)
Toparlanma eğilimi hız kesmedi. Son açıklanan verilere göre Malatya, binde 4,09 net göç hızıyla göç almaya ve nüfusunu tahkim etmeye devam etti.
"GÖÇ VEREN ŞEHİR" İMAJINDAN SIYRILDI MI?
Özetlemek gerekirse; binde -87,8'lik devasa bir kaybın ardından gelen binde 6,88 ve 4,09'luk pozitif değerler, Malatya'nın yaralarını tamamen sardığı anlamına gelmiyor. Ancak bu veriler, kentin en azından "göç veren şehir" imajından sıyrıldığını ve nüfus kaybının tamamen frenlendiğini göstermesi açısından kritik bir öneme sahip. Kent, kaybettiği nüfusu hemen geri kazanamasa da en azından zeminini korumayı başarıyor.