Kültür & Sanat

Malatya'da sütü azalan anneler yüzyıllardır o çeşmenin suyunu içiyor!

Malatya’nın tarih kokan sokaklarında, Poyraz Konağı’nın hemen karşısında yüzyıllardır şırıl şırıl akan tarihi bir çeşme, sadece susuzluğu gidermekle kalmıyor; ardındaki büyüleyici efsaneyle de duyanları hayrete düşürüyor. Eski Malatya Meydanbaşı Mahallesi’ndeki "Süt Pınarı" olarak bilinen bu çeşme, çaresiz kalan annelerin asırlık umudu olmaya devam ediyor. İşte kulaktan kulağa yayılan o inanılmaz hikâye...

Abone Ol

Anadolu’nun her köşesi ayrı bir efsane, ayrı bir gizem barındırıyor. Bu köklü kültürün en canlı ve çarpıcı örneklerinden biri de Malatya’nın kalbi Battalgazi’de (Eski Malatya) yaşatılıyor. Meydanbaşı Mahallesi’nde bulunan ve yüzyıllardır akan tarihi bir çeşme, bölge halkı arasında kulaktan kulağa yayılan mucizevi bir inanışın merkezi konumunda.

SÜTLÜ MİNARE’NİN 50 METRE AŞAĞISINDAKİ GİZEM

Eski Malatya’nın sembol yapılarından Sütlü Minare’nin elli metre kadar aşağısında, Derme Kanalı’nın hemen yanında ve tarihi Poyraz Konağı’nın tam karşısında yer alan bu çeşme, bugün halk arasında "Süt Pınarı" olarak anılıyor.

Eski kayıtlarda adı "Ak Çeşme" olarak geçen bu yapının suyu, sadece serinlik hissi vermiyor; yeni doğum yapmış ve çaresiz kalmış annelerin de en büyük sığınağı oluyor.

ÇARESİZ GELİNİN DUASI VE ÇEŞMENİN MUCİZESİ

Yerel anlatılara göre, uzun yıllar önce Eski Malatya’da yaşayan genç bir gelin, nur topu gibi bir oğlan çocuğu dünyaya getirir. Ancak doğumdan kısa süre sonra genç annenin sütü aniden kesilir. Bebeğinin açlıktan feryat etmesi üzerine mahalle mahalle gezip sütanne arayan çaresiz gelin, kapı kapı dolaşsa da hiçbir çözüm bulamaz.

Yaz sıcağında, bitkin, kan ter içinde ve umutsuz bir şekilde evine dönerken Poyraz Konağı’nın karşısındaki Ak Çeşme’nin yanındaki yassı kayanın üzerine oturur. O an yaşananlar ise çeşmenin kaderini ve adını sonsuza dek değiştirir:

  • Süt Beyaz Baloncukların Sırrı: Çeşmenin oluğundan akan berrak su, önündeki küçük havuza döküldükçe süt beyazı baloncuklar oluşturmaktadır.
  • Kana Kana İçilen Su: Gün boyu üzüntüden bir lokma yemeyen gelin, bu sudan kana kana içer ve Allah'a bebeğinin rızkını vermesi için gözyaşlarıyla dua eder.
  • Mucizevi Dönüşüm: Eve döndüğünde bebeğini kucağına alan annenin kurumuş göğsünden yeniden süt gelmeye başlar. Bebek iştahla emer, minik karnı doyar ve yüzüne yeniden kan gelir.

HAYVANLARIN SÜTÜ BOLLAŞSIN DİYE BİLE GETİRİYORLAR

Bu mucizevi olayın ardından ailenin sadece bu çeşmeden su içmeye başlaması ve durumun komşular tarafından duyulmasıyla çeşmenin adı artık "Süt Pınarı" olarak kalır. Zamanla inanç o kadar güçlü bir hale gelir ki, bölgedeki kültürel dokunun ayrılmaz bir parçası olur:

  • Yeni doğum yapan ve sütü azalan anneler şifa niyetine yüzyıllardır bu çeşmeye akın ediyor.
  • Bölge halkı, sadece insanların değil, büyükbaş ve küçükbaş hayvanların da sütünün bereketi artsın diye hayvanlarını bu tarihi çeşmeden suluyor.

Yüzyıllardır insanları ve tüm canlıları suya doyuran bu tarihi yapı, bugün de Eski Malatya’nın en gizemli ve canlı kültürel miraslarından biri olarak varlığını sürdürüyor.

Kent hafızasına ışık tutan bu yerel efsane, Eski Malatya’nın sadece mimari yapılarıyla değil, asırlık hikayeleriyle de ne kadar zengin bir kültürel dokuya sahip olduğunu gösteriyor. Eski adı "Ak Çeşme" olan, günümüzde ise "Süt Pınarı" olarak anılan bu yapı gibi daha nice gizli kalmış Malatya değerlerini gün yüzüne çıkarmaya ve siz değerli okurlarımızla buluşturmaya devam edeceğiz. Sizin de mahallenizde, köyünüzde bildiğiniz, kulaktan kulağa yayılan asırlık hikayeler varsa bizimle paylaşabilirsiniz.