Malatya, sarp dağ yapısı, derin kanyonları ve zengin su kaynaklarıyla adeta bir çağlayanlar şehri. Kavurucu yaz sıcaklarında serin bir nefes almak ya da ilkbaharda doğanın coşkusuna tanıklık etmek isteyenler için şehirde keşfedilmeyi bekleyen onlarca su kaynağı bulunuyor. Turizme kazandırılmış dünyaca ünlü tabiat parklarından, sadece profesyonel dağcıların bildiği el değmemiş gizli vadilere kadar Malatya’nın en güzel şelalelerini sizler için derledik.
EN MEŞHUR VE TURİSTİK ŞELALELERİ
Şehirde ulaşımı en kolay, altyapısı tamamlanmış ve görsel ihtişamıyla ön plana çıkan popüler rotalar:
Günpınar Şelalesi (Darende): Malatya’da şelale denince akla gelen ilk ve en görkemli adres kuşkusuz Günpınar’dır. Darende ilçe merkezine oldukça yakın konumdaki bu doğa harikası, Türkiye’nin sayılı kaynak şelalelerinden biri olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 40-50 metre yükseklikteki dik bir kaya yarığından üç kademe halinde dökülen su, izleyenlere görsel bir şölen sunuyor. Çevresindeki yürüyüş yolları, seyir terasları ve mesire alanlarıyla burası tam donanımlı bir tabiat parkı.
Karapınar Şelalesi (Pütürge): Pütürge ilçesinin Yandere Köyü sınırlarında, Nemrut Dağı yolu üzerinde yer alan bu şelale, "Doğal Sit Alanı" olarak koruma altında. Karapınar'ı özel kılan ise suyun devasa bir kaya bloğunun içindeki yarıktan adeta fışkırarak çıkması. Yeşilin her tonunu barındıran büyüleyici bir coğrafyada yer alan şelalenin hemen yanında, günübirlik ziyaretçiler için butik bir dinlenme ve konaklama tesisi de hizmet veriyor.
Şuğul Şelalesi (Darende): Darende’nin bir diğer gizli öznesi ise Şuğul Kanyonu’nun derinliklerinde saklı. Kanyonu besleyen yan kollardan dik kaya duvarlarının arasına dökülen Şuğul Şelalesi, kanyon içi yürüyüş rotasını takip eden doğaseverlerin en estetik fotoğraf karelerini yakaladığı nokta olarak biliniyor.
BAKİR KALMIŞ, GİZLİ VE DOĞAL ROTALAR
Eğer kalabalıklardan uzaklaşmak ve doğayla baş başa kalmak istiyorsanız, haritalarda kolay kolay bulamayacağınız, trekking (doğa yürüyüşü) ekipmanlarıyla gidilmesi gereken bakir şelaleler tam size göre:
Arapgir Vadisi ve Saklı Şelaleler: Kozluk Kanyonu (Kaya Arası Kanyonu) başta olmak üzere Arapgir'in el değmemiş vadileri, doğaseverlerin yürüyüş yaparken keşfettiği küçük ama oldukça estetik birçok saklı şelale oluşumuna ev sahipliği yapıyor.
Gelincik ve Kuruçay Şelaleleri (Doğanşehir): Su kaynaklarıyla meşhur Erkenek Vadisi’nin üst kısımlarındaki Gelincik bölgesi ve Polat derelerinin beslediği Kuruçay vadisi, kelimenin tam anlamıyla birer doğa harikası. Çınar ağaçlarıyla kaplı bu dik yamaçlar, özellikle ilkbaharda coşkulu su debisiyle harika birer dağcılık ve kamp rotası sunuyor.
Lelef Şelalesi (Yazıhan): Yazıhan ilçesinin Epreme bölgesinde bulunan Lelef, bölgenin az bilinen ama tamamen bakir kalmış saklı hazinelerinden biri. Özellikle bahar aylarında yerel doğa yürüyüşü gruplarının sıkça uğradığı bir kaçış noktası.
Gürpınar / Şotik Şelalesi (Pütürge): Pütürge-Doğanyol sınırına yakın, Şotik (Aktarla) civarındaki sarp dere yataklarında yer alan bu su kaynağı, çevresinde hiçbir tesis bulunmayan, tamamen izole ve doğal kalabilmiş nadir yerlerden.
Levent Vadisi ve Yama Dağı Saklı Akıntıları (Akçadağ / Hekimhan): Akçadağ Levent Vadisi’nin tabanındaki kanyon derinliklerinde ve Hekimhan Yama Dağı eteklerindeki Dipsiz Göl çevresinde, ilkbaharda karların erimesiyle dik yamaçlardan dökülen göz alıcı mevsimsel şelaleler oluşuyor.
ŞEHİR MERKEZİNE YAKIN VE YAPAY ALTERNATİFLER
Uzak ilçelere gitmeye vakti olmayan ama su sesiyle huzur bulmak isteyenler için de alternatifler mevcut:
Beylerderesi ve Yağmur Şelaleleri (Yeşilyurt): Yeşilyurt ilçesi sınırlarında yer alan Beylerderesi Vadisi içindeki mevsimsel akıntılar ve Tecde bölgesine yakın konumdaki Yağmur Şelalesi, özellikle bahar ve yaz aylarında günübirlik nefes almak isteyenlerin uğrak yeri.
Kernek Şelalesi (Şehir Merkezi): Malatya'nın simgelerinden Kernek Meydanı'nda yer alan bu yapay şelale, kentin tarihi su kültürü mirasını yaşatmak için tasarlandı. Şehir merkezinde, akşam saatlerinde su sesi eşliğinde çay içip dinlenmek isteyenlerin vazgeçilmez adresi.
GEZGİNLER İÇİN ÖNEMLİ NOT
Günpınar, Karapınar ve şehir merkezindeki alternatifler dışındaki saklı şelalelerin çoğuna doğrudan asfalt yol gitmediği için hazırlıklı ve uygun ayakkabılarla gidilmesi öneriliyor. Ayrıca bu saklı şelalelerin birçoğu gücünü eriyen karlardan aldığı için, en görkemli ve coşkulu hallerini yakalamak adına mayıs ve haziran ayları en doğru zamanlama olacak.