Ege Denizi’nde son günlerde artan sismik hareketlilik, bölge halkını tedirgin ediyor. 28 Ocak 2025'ten itibaren Ege Denizi’nde 400’ün üzerinde deprem kaydedildi. Bugün de Ege’de peş peşe yaşanan depremler, büyüklükleri 2.9 ile 4.8 arasında değişen şiddette yer aldı.
Santorini Adası’na yaklaşık 25 kilometre mesafede yoğunlaşan depremler, 5 ile 25 kilometre arasında değişen derinliklerde gerçekleşiyor. AFAD, 2011-2012 yıllarındaki benzer sismik aktivitenin ardından herhangi bir volkanik hareketliliğe yol açmadığını belirtirken, bu sismik aktiviteyi izlemeye devam ediyor. Vatandaşlardan sosyal medyadaki dezenformasyon paylaşımlarına itibar etmemeleri ve doğru bilgi için resmi kaynakları takip etmeleri isteniyor.
28 Ocak’tan itibaren sıklaşan depremlerin ardından uzman açıklamaları dikkatle takip ediliyor. İşte Deprem uzmanlarının sosyal medya hesapları üzerinden yapmış olduğu açıklamalar:
PROF. DR. NACİ GÖRÜR:
“Arkadaşlar Yunanistan’ın Ege Denizindeki Santorini Adasının kuzey doğusunda dünden beri gittikçe sıklaşan depremlerden bahsetmiştim. Bugün de gittikçe artması üzerine Ege kıyılarımızda söz konusu yere yakın vatandaşlarımızın dikkatli olmasını öneriyorum. Sevgiyle”

DR. RAMAZAN DEMİRTAŞ:
“Bu depremler
Volkanik kökenli değil
1956 benzeri 7.2-7.8 büyüklüğünde büyük depremin 69 yıl içinde tekrarlanma olasılığı çok çok düşük.
Bu depremler yerkabuğunun derinliklerinde Ege Volkanik Yayı üzerindeki kısmi ergimelere bağlı gelişen magma ceplerine sokulan hidrotermal ergiyiklerin neden olduğu aşırı basınç ve sıcaklık sonucu oluşan hidrotermal kökenli deprem fırtınasıdır. Büyük deprem olma olasılığı düşüktür.”

PROF. DR. OSMAN BEKTAŞ:
“Ege-Santorin Adası Depremlerini
Hafife almayın.
Santorin Adasının kuzeydoğusunda uzanan Amorgos Havzasının batısını ve doğusunu sınırlayan paralel faylar 1956 yılında karşılıklı olarak 7,8 ve 7,2 deprem çiftlerini üretmiştir.
Havza ortasında uzanan bir diğer fay üzerinde 6-7 km derinde 4 den büyük 6 depremin oluşması heriki havza sınırı fayları üzerindeki büyük depremlerin orta fay segmenti üzerine zamana bağlı olarak stres yüklediğini gösterebilir.
Bu nedenle bölgede 1956 depremine benzer bir deprem yaşama olasılığı vardır.”

SERKAN İÇELLİ:
“18 saat önce global veri sağlayıcılarından aldığım veriler ışığında depremlerin volkanik olma ihtimalinin düşük olduğunu belirttim.
Öğleden sonra ise deprem hiposantrlarının sığlaşması 1,5 km ye kadar yükselmesi sonucu volkanik olma ihtimaline karşı güncelledim. Bir volkanizma çalışacağı zaman depremcikler ve gaz çıkışları görülür...
Deniz tabanında sızıntı ile Su sıcaklığında değişiklikler olur.
Birçok istasyonun Dalga formlarını Newton kuvvet m/saniye,odak mekanizması çözümlerini sürekli takip ediyorum.
Depremlerin çöküntü havzasında yerleşmesi sonucu olduğu hala ağır basıyor. Daha önce oluşan Mağma odası boşaldıkça, volkanın halka şeklindeki merkezi çökmeye başlar. Bu çöküş, bazı patlama ve depremlerle sonucunda meydana gelebilir.
Takip edip göreceğiz...
Ülkemiz için afet boyutuna ulaşacağına ihtimal vermiyorum.”

PROF. DR. ÖVGÜN AHMET ERCAN:
“Birkaç gündür Ege DenizindeSantorini adasında en büyüğü M4,8 Richter’i bulan küçük deprem ile depremcikler sürekli sarsıntılar biçiminde olmaktadır. Deprem ile depremciklerin odak derinliklerinin 1 ile 5 km olması, yer sarsıntılarının yanardağ kökenli olduğunu göstermektedir. Mağma ilintili patlama öncesi mağma odası kökenli 250 bar dolayındaki basınç artışı 2200 C sıcaklıkla yer kabuğunu delip püskürmek istemektedir. Silikatlı bir lav püskürürse, yanardağ bombaları da fırlatabilir. Patlamayı deprem eşlik ederse M5 ile M7 dolayında üreyebilecek depremler Süpürtü dalgaları üretebilir. Bu dalgalar Ege Adaları, Mora, Girit, Pelepones, Türkiye Teke Yarımadamızın kıyı kuşağını etkileyebilir. Santorini ile yakın adalardaki yerleşimlerin boşaltılması, deniz ulaşımı ile balıkçılığın kısıtlanması gerekir.”

BATURHAN ÖĞÜT:
“Ege denizi içerisinde volkanik yayın tam ortasında ki Santorini yanardağı ve kolumbo yanardağı çevresinde depremler daha fazla sıklaştı. Artık deprem derinliği 1.2/km kadar düştü. Sanırım lav yukarı doğru daha fazla sokulmaya başladı. Herhangi bir volkanik patlamadan önce bölgede yüzlerce deprem kaydedilir akabinde üst kabuğa uyguladığı basınç sonucunda üst kabuk içinde derinliği düşen depremler oluşturur. Reykanes volkan grubu içinde yer alan grinvadik volkanı patlamadan önce yine bu şekil deprem fırtınası oluşturmuş ardından patlamıştı. Her deprem fırtınasını tektonik kökenli olarak bağdaştıramazsınız. Diyelim ki tektonik kökenli deprem fırtınası yaşanıyor o hâlde geçmişte ürettiği 7,7 gibi deprem de üretebilir.”

SON DEPREMLER
En son bugün saat içerisinde meydana gelen deprem listesi:
11:47:49 Ege Denizi - Büyüklük: 2.9 Derinlik: 14.8 kilometre
11:35:24 Ege Denizi - Büyüklük: 3.0 Derinlik: 5.0 kilometre
11:32:30 Ege Denizi - Büyüklük: 3.4 (3.5) Derinlik: 1.6 kilometre
11:28:38 Ege Denizi - Büyüklük: 3.1 Derinlik: 1.8 kilometre
11:26:29 Ege Denizi - Büyüklük: 4.8 (5.1) Derinlik: 5.1 kilometre
11:25:02 Ege Denizi - Büyüklük: 2.9 Derinlik: 5.0 kilometre
11:17:24 Ege Denizi - Büyüklük: 4.0 Derinlik: 5.6 kilometre
11:10:17 Ege Denizi - Büyüklük: 4.3 (4.4) Derinlik: 12.5 kilometre
11:05:36 Ege Denizi - Büyüklük: 4.2 (4.3) Derinlik: 5.0 kilometre
11:02:05 Ege Denizi - Büyüklük: 3.1 Derinlik: 5.5 kilometre
10:59:04 Ege Denizi - Büyüklük: 4.1 (4.2) Derinlik: 5.7 kilometre
(3 ŞUBAT TARİHİNDE SAAT 11.47 İLA 10.59 ARASINDA MEYDANA GELEN DEPREMLER BAZ ALINDI)
AFAD’TAN AÇIKLAMA GELDİ
AFAD’ın sosyal medya hesabı X üzerinden yapmış olduğu açıklama ise şu şekilde:
“Ege Denizi’nde, 28 Ocak 2025 tarihinden itibaren yoğunlaşmaya başlayan depremlerin sayısı an itibarıyla 400’ün üzerine çıkilometreıştır.
Deprem fırtınası şeklinde gelişen bu aktivite sonucunda şu ana kadar kaydedilen en büyük deprem 4.8 Mw büyüklüğündedir.
Depremler, Santorini Adası’nın yaklaşık 25 kilometre kuzeydoğusunda artış göstermekte olup derinlikleri 5 - 25 kilometre arasında değişmektedir.
Ülkemiz kıyılarına en yakın deprem 140 kilometre mesafede gerçekleşmiştir.
2011-2012 yıllarında da aynı bölgede benzer bir yoğun sismik aktivite yaşanmış, 14 ay boyunca süren bu aktivite herhangi bir volkanik hareketliliğe yol açmamıştır.
Ülkemizdeki bilim insanları ve araştırmacılar söz konusu sismik hareketliliği #AFAD ile koordineli şekilde ve farklı açılardan (deprem, volkanik aktivite, tsunami vb.) değerlendirmektedir.
Vatandaşlarımızın sosyal medyada oluşabilecek dezenformasyon içerikli paylaşımlara itibar etmemeleri, doğru bilgi için resmî kaynakları takip etmeleri rica olunur.
Gelişmeleri yakından takip ediyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”










