Malatya'da gerçekleştirilen bir araştırma makalesinde yapılan saha çalışmaları sonucunda, 55 acil toplanma alanı incelendi ve elde edilen bulgular doğrultusunda detaylı bir veri analizi yapıldı. Bu analiz neticesinde, acil toplanma alanlarının durumu hakkında dikkat çekici sonuçlar elde edildi.

Türk Deprem Araştırma Dergisi’nde yayınlanan Melike Kalkan, Zuhal Özçetin, Muhammed Cemil Doğan ve Metin Ay tarafından hazırlanan, “6 Şubat Depremleri Sonrası Acil Toplanma Alanlarının Yeterliklerinin İncelenmesi: Malatya İli Örneğinde Saha Çalışması” adlı araştırma makalesinde 6 Şubat depremlerinden sonrasında Malatya’da acil toplanma alanları ile ilgili önemli bir çalışma yapıldı.

Acil toplanma alanları, bölge halkının ve yetkililerin belirli bir yerde bir araya gelmesini sağlarken, temel ihtiyaçların karşılanması için de ortak koordinasyon alanı oluşturur. 72 saat sonrasında ise bu alanlar, depremin büyüklüğüne bağlı olarak acil barınma merkezlerine dönüştürülür ve çadır, ıslak hacim konteyneri, aşevi, psikoterapi merkezi gibi çeşitli hizmetlerle depremzedelerin ihtiyaçlarını karşılar.


Araştırma makalesinde AFAD tarafından ilan edilen Malatya’daki acil toplanma alanları yerinde incelenmiş olup, bazı ilçelerde (Pütürge, Doğanyol, Kuluncak) ulaşım şartlarındaki engeller (deprem ve kar nedeniyle yolların kapanması) nedeniyle saha çalışması yapılmadı. İncelemeye konu olan bölgeler arasında Malatya kent merkezi ve Akçadağ, Arapgir, Arguvan, Darende, Doğanşehir, Hekimhan, Kale ve Yazıhan ilçelerinde toplamda 55 adet afet sonrası acil toplanma alanı gözden geçirildi ve bu alanların ana caddeye cephe, yüksek yapılardan uzaklık, yaya yolu, engelli yolu, bilgilendirme tabelası gibi kriterlere ne derece uygun olduğu değerlendirildi.

İncelenen 55 acil toplanma alanıyla ilgili aşağıdaki bulgulara ulaşıldı:
Acil toplanma alanından 12'si aktif olarak kullanılırken, 43'ü pasif durumda olduğu tespit edildi.
28 acil toplanma alanının ana caddeye cephesi bulunmakta, 27'si ise ana caddeden doğrudan erişim sağlayamamaktadır. Ayrıca, 29 acil toplanma alanı yüksek yapılardan uzak bir konumda yer alırken, 26 alanın olası deprem durumunda yapıların tehdidi altında olduğu belirlendi.

48 acil toplanma alanında yaya yolları bulunmakta olup, 7 noktada yayaların erişimi için düzenlemeye ihtiyaç duyulmakta. Sadece bir konumda (Battalgazi Belediye Bahçesi) engelli yolu bulunduğu görülmüş, diğer alanlarda engellilerin acil durumlarda hareketlerini kolaylaştıracak uygulamalara rastlanmadı.

28 acil toplanma alanında bilgilendirme tabelası bulunurken, 27 konumda bu tür bir ibare yer almıyor. Bu durum, halkın toplanma alanlarını kolayca tanımlayıp ulaşabilmesini zorlaştırıyor.
Analiz edilen acil toplanma alanlarının en çok yaya yolu (yüzde 87.2) ve en az engelli yolu (yüzde 2) bulundurma ölçütlerini sağladığı tespit edildi. Liste dışında belirlenen acil toplanma alanlarının çoğunlukla kamu kurumlarının bahçelerinde veya yakın çevrelerinde kurulduğu, ancak bu alanların acil toplanma alanı ölçütlerine sahip olup olmadıklarının bilinmediği ifade edildi.

Acil toplanma alanları, afetler sonrasında halkın toplandığı güvenilir bölgelerdir. Ancak saha çalışmasında, acil toplanma alanı olarak belirlenen kamu kurum binalarının depreme karşı dayanıklı olmadığı tespit edildi.
Saha çalışmasında, ıslak hacim konteynerlerinin mevcut olmasına rağmen altyapı eksikliği nedeniyle kullanılamadığı noktalar tespit edildi. Ayrıca, acil toplanma alanlarının çok eğimli arazilerde konumlandığı belirlenmiştir.

Sonuç olarak, yerel yönetimlerin ani kararları ile belirlenen acil toplanma alanlarının, listede yer alan alanlar yerine tercih edildiği gözlemlenmiştir. Bu durum, acil toplanma alanlarının belirlenmesinde daha planlı ve sistematik bir yaklaşımın gerekliliğini ortaya koyuyor.
(Tablo bilgileri araştırma makalesinden alınmıştır)





