Malatya Sonmanşet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut ve gazeteci Berkman Dulcan’ın hazırlayıp sunduğu BUSABAH TV YouTube kanalında yayınlanan Haftanın Nabzı programında Malatya’nın sosyal, ekonomik ve siyasi durumunu mercek altına aldı.
Programın açılışında Malatya’nın tarımdan sağlığa kadar pek çok alanda büyük bir potansiyele sahip olmasına rağmen hak ettiği konuma gelemediğini belirten Malatya Sonmanşet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut, şehirdeki siyasi isimlerin ve yönetim anlayışının son 20 yıldır değişmediğine dikkat çekti.
“MALATYA’YA VAGONLARI BİRLEŞTİRECEK LOKOMOTİF İSİM LAZIM”
Programda Malatya’nın komşu illerle kıyaslandığında yaşadığı gerilemenin temel sebebi olarak ortak akıl eksikliği gösterildi. Gaziantep örneği üzerinden Malatya siyasetini eleştiren Berkman Dulcan,
“Malatya'nın neden kaybettiği aslında çok basit. Bir Gaziantep örneğine baktığınızda her partiden isim aynı fikirde buluşabiliyor. Bizde maalesef bir birlik beraberlik yok. Birbirimizi çekemiyoruz. Malatya’ya vagonları birleştirecek bir lokomotif isim lazım. Koltuklarda oturan başkanlarda öyle bir ego ve kibir patlaması var ki; kimse kimsenin ayağına gitmek istemiyor. 6 Şubat’ın üzerinden bin küsur gün geçmiş, halen şehir merkezi teslim edilmemiş”
ifadelerine yer verdi.
Dulcan ayrıca, muhalefetin çözüm üretmek yerine sadece sorunları dile getirmekle yetindiğini, iktidarın ise sessiz kaldığını vurguladı.
"PATENT KAPIDA, PAZAR ELDEN GİDİYOR"
Programın en çarpıcı bölümü ise Malatya kayısısı üzerine yapılan değerlendirmeler oldu. Dulcan, kayısı üretiminde dünya lideri olan Malatya’nın, hem patent hem de denetim konularında sınıfta kaldığı ifade etti.
“PİRİNÇ ADI ALTINDA FATURA KESİLİP KUTULARDA KAYISI GETİRİLİYOR”
Kayısı piyasasındaki denetimsizliğe dikkat çeken Sinem Hatun Davut, dışarıdan gelen ürünlerin Malatya kayısısı gibi satıldığını belirterek,
“Yurt dışından kayısı geliyor Malatya'ya ve Malatya kayısısı diye satılıyor. Pirinç adı altında fatura kesilip kutularda kayısı getiriliyor. Kendi ürettiğimiz özel fidanları rakiplerimize satarak kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz. Belki 10-15 yıl sonra pazarımızı tamamen yitireceğiz”
şeklinde konuştu.
“ERMENİSTAN KAYISIYI ALMIŞ, PATENTLEMİŞ”
Bu görüşleri destekleyen ve Altın Kayısı markası üzerindeki tehlikeye işaret eden Berkman Dulcan ise konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Biz Kayısı Festivali'ni bile düzenleyemiyoruz. Ermenistan kayısıyı almış, patentlemiş; festivali onlar yapıyor. Avrupa Birliği, kutularınızda coğrafi işaret belgesi yok diye parmak sallıyor. 'Bu ürünü zamanı geldiğinde size sattırmam' diyor. Büyük bir tehlikeyle karşı karşıyayız. Ticaret Borsası’nın bu işe karışabileceği bir alan yok, denetim masası yetersiz.”