Dünyanın en çok izlenen iki spor etkinliğinden biri olan Dünya Kupası heyecanı, ilk kez 48 takımın katılımıyla adeta bir futbol şölenine dönüşüyor. Milyonlarca insanı aynı coğrafyada, aynı sevinç ve hüzün etrafında birleştiren bu dev organizasyonun temelleri tam 96 yıl önce, 1930 yılında Uruguay'da atılmıştı.
Bugün dünyanın en popüler ve en çok kazandıran mesleklerinden biri olan profesyonel futbol, 1930'lu yılların başında henüz emekleme aşamasındaydı. Futbolcuların birçoğu için bu spor, mesai bittikten sonra stres atmak için oynanan amatör bir hobiden ibaretti. İşte tam da bu dönemde, Fransa'nın Peugeot fabrikasında çalışan 22 yaşındaki bir makinist, dünya futbol tarihinin seyrini sonsuza dek değiştirecek o vuruşu yapacaktı.
FABRİKADAN ÜCRETSİZ İZİNLE DÜNYA KUPASI'NA YOLCULUK
Fransa'nın Saint-Maur-des-Fossés kentinde doğan Lucien Laurent, hayatını idame ettirebilmek için otomotiv devi Peugeot'nun fabrikasında makinist olarak çalışıyordu. Laurent, iş arkadaşı Etienne Mattler ve ağabeyi Jean ile birlikte fabrikanın takımında amatörce top koşturuyordu.
O dönem FIFA Başkanı Jules Rimet, Uruguay'da tarihin ilk Dünya Kupası'nı düzenlemek için kolları sıvadığında büyük bir kriz patlak verdi. Avrupa ülkeleri, dünya savaşının yaralarını sarmaya çalışırken bir de küresel ekonomik krizle boğuşuyordu. Coğrafi olarak Uruguay'ın çok uzak olması ve patronların amatör bir turnuva için işçilerine 2 ay izin vermek istememesi nedeniyle birçok ülke turnuvaya katılmayı reddetti.
Ancak Peugeot fabrikası futbol tarihini değiştirecek bir karar alarak Laurent ve arkadaşlarına turnuva süresince ücretsiz izin vermeyi kabul etti. Bu tutkulu futbolcular, 19 Muddet 1930'da Belçika ve Romanya takımlarıyla birlikte "Conte Verde" adlı transatlantik gemisine binerek 15 günlük macera dolu bir deniz yolculuğunun ardından Uruguay'a ulaştı.
DONDURUCU KIŞ GÜNÜ GELEN TARİHİ GOL
Tarihler 13 Temmuz 1930'u gösterdiğinde, Uruguay'ın başkenti Montevideo'daki Pocitos Stadyumu'nda dondurucu bir kış gününde açılış maçı başladı. Fransa ile Meksika karşı karşıya geliyordu ve tribünlerdeki herkes dünya tarihinin ilk golünü kimin atacağını merak ediyordu.
Maçın 19. dakikasında Fransa sağ kanattan hızlı bir atağa kalktı. Ernest Liberati’nin ceza sahasına doğru kestiği nefis ortaya hareketlenen makinist Lucien Laurent, topun gelişine sert ve düzgün bir vole vurdu. Meksika kalecisi Bonfiglio'yu çaresiz bırakan bu meşin yuvarlak ağlarla buluştuğunda, Dünya Kupası tarihinin ilk golü de atılmış oldu. Fransa bu tarihi açılış maçını 4-1'lik skorla kazandı.
"ŞİMDİKİ GİBİ BİRBİRİMİZİN ÜZERİNE ATLAMADIK"
Lucien Laurent, turnuvanın ikinci maçında Arjantin'e karşı oynarken ayak bileğinden ciddi şekilde sakatlandı. O dönemde oyuncu değişikliği kuralı bulunmadığı için sakat ayağıyla sahada kalmaya devam etmek zorunda kalan Laurent, takımının üçüncü maçında ise forma giyemedi. Fransa formasıyla kariyeri boyunca sadece iki uluslararası gol atabilen Laurent, hayatının ikinci ve son milli golünü 1931 yılında İngiltere ile oynanan dostluk maçında kaydetti.
11 Nisan 2005'te Besancon'da 97 yaşında hayata gözlerini yuman efsane futbolcu, attığı o tarihi golü yıllar sonra şu sözlerle anmıştı:
"Turnuvanın ilk golünü ve Fransa adına ilk golümü attığımda çok mutlu olduk, birbirimizi tebrik ettik ama şimdiki futbolcular gibi gol sevinciyle birbirimizin üzerine atlamadık. Sadece el sıkıştık ve maça devam ettik. O an tarihe geçtiğimizi hiçbirimiz fark etmemiştik."