İş dünyasında milyonlarca çalışanı ve on binlerce işvereni yakından ilgilendiren oldukça kritik bir hukuki gelişme yaşandı. İşe giriş süreçlerinde veya şirket içi yeni anlaşmalarda sayfalarca süren iş sözleşmelerinin nasıl imzalanması gerektiği konusu, taraflar arasında yıllardır sık sık büyük anlaşmazlıklara yol açıyordu. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bir işçi ile şirket yönetimi arasında yaşanan gayrimenkul devri krizini inceleyerek bu uzun soluklu tartışmalara son noktayı koydu. Özellikle son günlerde birçok vatandaş internet üzerinde "İş sözleşmesi nasıl geçerli olur?" veya "Sözleşmede her sayfada imza ve kaşe olmazsa ne olur?" sorularının cevabını hararetle arıyordu. Yüksek mahkemenin verdiği bu yeni emsal karar, iş hukukunda kuralların netleşmesini sağladı ve milyonlarca çalışanın yüreğine su serpti.
YARGITAY İŞ SÖZLEŞMESİ İMZA VE KAŞE KARARI NEDİR?
Olay, kurumsal bir şirkette usta pozisyonunda görev yapan bir çalışanın, işvereniyle belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalamasıyla başladı. İki taraf arasındaki bu anlaşmaya göre işçiye, normal maaşının yanı sıra 250 bin lira tutarında ekstra bir hizmet bedeli ödenecekti. Üstelik bu bedel karşılığında, sözleşmede açıkça adresi belirtilen bir gayrimenkulün (bağımsız bölümün) işçiye devredilmesi gerekiyordu.
Ancak aradan zaman geçmesine ve sözleşmenin varlığına rağmen beklenen tapu devir işlemi bir türlü gerçekleşmedi. Haklarını yasal yollardan aramak isteyen işçi soluğu mahkemede aldı ve şirketine dava açtı. Davalı şirket yönetimi ise mahkemedeki savunmasında dikkat çeken bir iddia ortaya attı. Şirket avukatları, sayfalarca süren sözleşmenin bütününde şirket yetkilisinin imza ve kaşesinin bulunmadığını, yalnızca belirli yerlerin imzalandığını öne sürerek bu gayrimenkul satışının tamamen geçersiz sayılması gerektiğini savundu.
İŞ SÖZLEŞMESİNDE HER SAYFAYI İMZALAMAK ZORUNLU MU?
İlk derece mahkemesi, işverenin yaptığı bu savunmayı haklı buldu ve sözleşmenin her sayfasında imza ile kaşe yer almadığı gerekçesiyle gayrimenkul satışını iptal etti. İşçinin bu karara itiraz ederek dosyayı üst mahkemeye taşıması da sonucu hemen değiştirmedi. Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf), işçinin yaptığı itirazı reddederek yerel mahkemenin verdiği kararı doğru buldu ve onadı.
Fakat mağduriyetinin giderilmesini isteyen ve hakkını sonuna kadar arayan çalışan pes etmedi; dosyayı Yargıtay'a taşıdı. Dosyayı ve sözleşme örneğini çok detaylı bir şekilde inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, alt mahkemelerin verdiği bu kararları bozarak milyonlarca kişiye emsal olacak o tarihi hükmü kurdu. Yüksek mahkeme, sayfaların birbirini takip ettiği durumlarda belge bütünlüğünün esas alınması gerektiğine karar verdi. Yani bir sözleşmenin hukuken bağlayıcı olması için her sayfanın ayrı ayrı kaşelenmesine gerek olmadığı, sadece son sayfadaki kaşe ve onayın sözleşmeyi geçerli kıldığı net bir şekilde ifade edildi.
YARGITAY EMSAL KARARI ÇALIŞANLARI NASIL ETKİLEYECEK?
Yargıtay'ın kamuoyuyla paylaştığı emsal nitelikteki gerekçeli kararda, iş sözleşmesinin tüm sayfalarının işverence imzalandığı, son sayfada ise ayrıca şirketin kaşesinin bulunduğu vurgulandı. Yüksek mahkeme, yerel mahkemelerin sadece diğer sayfalarda kaşe eksik diye sözleşme hükümlerini geçersiz saymasını hukuka aykırı buldu.
İş Mahkemesi'nin verdiği eski karar oy birliğiyle ortadan kaldırılırken, iş sözleşmelerinde "metin bütünlüğü" ve "son sayfadaki onay" kriterlerinin hukuki geçerlilik için tamamen yeterli olduğu kesinleşmiş oldu. Bu emsal karar sayesinde artık çalışanlar, "Sözleşmemin her sayfasında kaşe yok, ileride haklarımı kaybeder miyim?" endişesi yaşamayacak. İş dünyasında imzalanan belgelerin bağlayıcılığı konusunda kafa karışıklıklarını gideren yepyeni bir dönem resmen başladı.