Türkiye’nin enerji ambarı ve yarım asırlık gururu olan Karakaya Barajı, su seviyesinin kritik kotalara ulaşmasıyla birlikte savak kapaklarını açtı. Devasa gövdeden bırakılan coşkun sular adeta bir görsel şölene dönüşürken, bu tarihi yapı Türk siyasetinin sembol isimlerini ve devasa mazisini bir kez daha akıllara getirdi.
DEMİREL, ERBAKAN VE TÜRKEŞ TEMELİNİ ATTI
Karakaya Barajı, sadece beton ve demirden ibaret bir enerji tesisi değil; Türkiye'nin sanayileşme ve kalkınma tarihinin en büyük siyasi hamlelerinden biridir. Takvimler 18 Ekim 1976 tarihini gösterdiğinde, dönemin Milliyetçi Cephe (MC) hükümetinin Başbakanı Süleyman Demirel, Güneydoğu Anadolu Projesi’nin (GAP) en kritik ayaklarından biri olan bu barajın harcını koymak için düğmeye bastı.
Tarihi temel atma töreninde Süleyman Demirel’e, koalisyon ortakları olan Milli Selamet Partisi Lideri Necmettin Erbakan ve Milliyetçi Hareket Partisi Lideri Alparslan Türkeş de eşlik etti. "Sessiz devin" hikayesi, Türk siyasetine damga vuran bu liderlerin ortak iradesiyle başladı.
AÇILIŞ KURDELESİNİ TURGUT ÖZAL KESTİ
Zorlu coğrafi şartlar, büyük bir işçilik ve ekonomik mücadeleyle geçen tam 11 yılın ardından baraj, 1987 yılında tamamlandı. Projeyi bitirmek ve üretime geçirmek ise bir başka lidere nasip oldu. Anavatan Partisi (ANAP) iktidarı döneminde finansman ve inşaat süreçlerini hızlandıran dönemin Başbakanı Turgut Özal, 1987 yılında bizzat Malatya’ya gelerek barajın resmi açılış kurdelesini kesti ve ilk üniteleri devreye aldı.
Demirel’in vizyonuyla başlayan bu dev proje, Özal’ın dinamizmiyle Türkiye ekonomisinin can damarı haline geldi.
60 KATLI BİR BİNA YÜKSEKLİĞİNDE BİR DÜNYA DEVLERİ ARASINDA
Karakaya, 173 metrelik yüksekliğiyle adeta 60 katlı bir gökdeleni andıran baraj gövdesi, Fırat'ın önüne adeta dağ gibi dikiliyor. Tam 2 milyon metreküp beton dökülerek inşa edilen bu devasa gövde, arkasında 268 kilometrekarelik devasa bir göl alanı barındırıyor. Bu büyüklük, neredeyse iki büyük ilçenin toplam yüz ölçümüne denk geliyor.
RAKAMLARLA KARAKAYA BARAJI’NIN MUAZZAM GÜCÜ
Tarihi mirasının yanı sıra Karakaya, Türkiye ekonomisinin hala en güçlü motorlarından biri konumunda. İşte o devasa yapının teknik kapasitesi:
Kurulu Güç: 1.800 MW (Atatürk Barajı’ndan sonra Türkiye’nin en büyük ikinci hidroelektrik santrali!)
Yıllık Üretim: Ortalama 7.354 GWh (Yaklaşık 2 milyon hanenin yıllık elektrik ihtiyacı tamamen yerli enerjiden karşılanıyor.)
Depolama Hacmi: Ortalama 9.58 milyar metreküp su kapasitesine sahip dev bir iç deniz.
Normal işletme kotu 693 metre olan baraj havzası, bu yıl adeta suyla doldu taştı. Baraj güvenliğini korumak ve nehir yatağındaki su dengesini sağlamak amacıyla açılan savaklar, Fırat'ın kadim sularını yeniden özgür bıraktı.
Yıllar sonra savaklardan fışkıran coşkun sular, hem bölge tarımı için büyük bir müjde oldu hem de Cumhuriyet mirası bu barajın ne kadar hayati bir sigorta olduğunu bir kez daha kanıtladı. Vatandaşlar ve çevre sakinleri, Fırat’ın bu kükreyişini "Maşallah, bereketli olsun!" dualarıyla ve hayranlıkla izledi.
MALATYA VE ELAZIĞ'IN ORTAK GURURU
Coğrafi olarak Malatya ve Elazığ illeri arasında doğal bir sınır oluşturan Karakaya Barajı, yarım asra yaklaşan tarihiyle her iki şehrin de ortak can damarı ve gurur kaynağı olmaya devam ediyor.