Sağlık

Bel fıtığında Mikrodiskektomi yöntemi…

Beyin Cerrahi Op. Dr. Hikmet Demirkol, bel fıtığı ve dünyada altın standart tedavi yöntemi olan Mikrodiskektomi ile ilgili bilgiler verdi. Demirkol, “Mikrodiskektomi yöntemi, uzman ellerde yapıldığı zaman günümüzde seçkin tedavi yöntemidir” dedi.

Abone Ol

Omurga kemiklerinin arasında hareketi kolaylaştıran, omurganın dayanıklı olmasını sağlayan ve darbelere karşı koruyucu görev yapan disk şeklinde özel bir bağ dokusu bulunduğunu belirten Demirkol, “Bu disk iç ve dış tabaka olmak üzere iki kısımdan oluşur. Dıştaki tabakanın yapısı bozulunca içte bulunan yumuşak tabaka dışarıya doğru taşar. Bu taşan yani fıtıklaşan kısım, omurilik kanalındaki sinirlere baskı yapar ve bu sinirleri sıkıştırır. Bazen de bu fıtıklaşan bölgeden kimyasal maddeler salgılanır ve ağrı hissedilir. Bu da bel fıtığı demektir” diye konuştu.

YÜRÜRKEN TOPALLAMAK GÖRÜLEBİLİR

Bel fıtığının en büyük belirtisinin belde ve bacakta oluşan ağrı olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Hikmet Demirkol, “Hasta doktora, ‘belimin ağrısı bacağıma vuruyor’ diyerek gelir. Ama sadece bel veya sadece bacak ağrısı da olmuş olabilir. Bacakta uyuşma, güç kaybı görülebilir. Ayrıca daha önce yaptığı hareketleri yapmada zorlanma, hareket kabiliyetinin kısıtlanması ve yürürken topallamak görülebilir” diye konuştu.

ACİL MÜDAHALE EDİLMELİ

Bel fıtığının daha ilerlemiş ve şiddetli şekillerinde cinsel bozukluklar, idrarını ve büyük abdestini yaparken zorlanma ya da idrarını tutamama gibi belirtiler görülebileceğini aktaran Beyin Cerrahi Op. Dr. Hikmet Demirkol, “Bacaklardafelçoluşabilir ya da bacağın hissetmesi azalabilir. Burada en önemli nokta, ilerlemiş bulgular oluşunca acilen müdahale edilmelidir. Birkaç gün dahi geç müdahale edilirse, bu bulgular düzelmeyip kalıcı kalabilir. Müdahalede altın standart tedavi yöntemi Mikrocerrahi ile diskektomidir” dedi.

BÜYÜK BAŞARILAR ELDE EDİLDİ

Op. Dr. Hikmet Demirkol, son yıllarda artan teknolojik gelişmelerle yapılan ameliyatlarda büyük başarılar elde edildiğini söyleyerek, “Bu teknolojik gelişmelerden en önemlisi ameliyathane mikroskobudur. Mikroskop birçok branşta kullanıldığı gibi özellikle beyin cerrahi ameliyatlarının en önemli yardımcılarındandır. Bu cihazla özellikle beyin ameliyatları, bel fıtığı, boyun fıtığı ameliyatları yapılmaktadır” ifadelerini kullandı.

İYİLEŞME SÜRECİ DAHA HIZLIDIR

Mikrodiskektominin avantajlarını anlatan Op. Dr. Demirkol, “Mikroskobun büyütmesinden ve geniş görüş alanından yararlanıp çok daha küçük bir sahada çalışmak mümkündür. Basit diskektomiye göre daha küçük bir cilt kesisi yapılır. Ameliyat yaklaşık 2 santimetrelik bir kesiden yapılır. Ameliyat sonrası dikiş aldırma gibi sorunlar olmaz. 5 gün sonra hasta banyo yapabilir. Mikroskop altında sinir dokusu ve fıtık materyali net şekilde görülür ve fıtığa müdahale mikroskop altında yapılır. Kanama ve sinir hasarı gibi komplikasyonlar; en aza indirilir. Mümkün olmadıkça kan kullanılmaz. Enfeksiyon riski, en az seviyededir. Küçük bir cilt kesisinden ameliyat yapıldığı için ameliyat sonrası hastanın şikayetleri daha az olur, iyileşme süreci daha hızlıdır. Ameliyat sonrası hasta aynı gün 6 saat sonra ayağa kalkabilir. Hastanede kalış süreci kısadır, ertesi gün taburcu olabilir. Nüks oranı en az seviyededir. Ameliyattan 1 hafta sonra günlük yaşantısına dönmesi ve egzersizlere başlaması önerilir” diye konuştu.

SEÇKİN TEDAVİ YÖNTEMİ

Beyin Cerrahi Op. Dr. Hikmet Demirkol, “Bu noktadaki en önemli sorun hastanın fıtığının tekrarlama korkusunu yenmesi ve kendine güvenini kazanmasıdır. Hastanın bacak ağrısı ameliyattan hemen sonra düzelir. Ameliyat sonrası bir ay süreyle uzun süreli oturmaktan, araba kullanmaktan ve ağır yük kaldırmaktan kaçınılmalıdır. Fıtığın tekrarını önlemek için önerilen egzersizleri yaparak bel kaslarını güçlendirmelidir. Sonuç olarak mikrodiskektomi yöntemi, uzman ellerde yapıldığı zaman günümüzde seçkin tedavi yöntemidir” diyerek konuşmasını sonlandırdı.