BUSABAH TV YouTube kanalında Sinem Hatun Davut'un moderatörlüğünde ve gazeteci Berkman Dulcan’ın katılımıyla yayınlanan "Haftanın Nabzı" programına konuk olan Avukat Şeyda Öztürk, deprem sonrası AFAD bünyesinde yürütülen hak sahipliği süreçlerinde yaşanan ciddi aksaklıkları ve vatandaşların karşılaştığı mağduriyetleri gözler önüne serdi.
Sürecin başından beri hem bir hukukçu hem de bizzat mağduriyet yaşamış bir vatandaş olarak hak arama mücadelesi verdiğini belirten Öztürk, kurumlardaki yönetim zafiyetine ve usul hatalarına dikkat çekti.
"DEFALARCA TESLİM ETTİĞİM EVRAKLARIN KAYBOLDUĞUNU SÖYLEDİLER"
Kurumlarda yaşanan evrak krizine ve baştan savma düzene değinen Avukat Şeyda Öztürk, kendi başından geçen çarpıcı süreci şu sözlerle aktardı:
"Gerekli tüm belgeleri, tapu kayıtlarını, tarihçeli ikametgah belgesini ve su-elektrik faturalarını eksiksiz teslim ettim. Defalarca kuruma gidip gelmeme rağmen, 6 ay sonra gittiğimde evraklarımın sistemde görünmediği ve arşivde bulunamadığı söylendi. Koskoca bir kurumda evrak bulunamaması çok büyük bir vehamettir. Üstelik koskoca birimde sadece tek bir memur görevlendirilmiş, diğer personel konuya vakıf olmadığını söylüyor. Bu yüzden vatandaşlar hem saatlerce sıra bekliyor hem de zaman kaybı yaşıyor."
"METRUK BİNA BAHANESİYLE HAK SAHİPLİKLERİ İPTAL EDİLİYOR"
Komşu il Elazığ'da AFAD'ın çok daha koordineli çalıştığını ancak Malatya'da ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Öztürk,
"Vatandaşın tapusu var, depremden hemen öncesine kadar su faturası işliyor, yani mülkü aktif olarak kullandığı çok açık. Buna rağmen 'metruk bina' denilerek, adeta bir bahane bulunarak hak sahiplikleri iptal ediliyor. Şu an idare mahkemelerinde hak sahipliği iptallerine karşı açılan dava sayısı inanılmaz derecede yüksek. Neyse ki dava yoluyla hakkını geri kazanan çok sayıda vatandaşımız var"
diye konuştu.
"60 GÜNLÜK SÜREYİ KAÇIRAN HAKKINDAN FERAGAT ETMİŞ SAYILIYOR"
İdare mahkemelerindeki süreçlerin tamamen usul ve süre odaklı olduğunun altını çizen Öztürk, vatandaşların bilgi eksikliği nedeniyle büyük hak kayıpları yaşayabileceğini kaydederek,
"İdare mahkemesi usulü çok katı olan bir mahkemedir. Vatandaş dilekçesini verdikten sonra 30 ila 60 günlük kritik yasal süreler başlar. Eğer bu 60 günlük süreyi kaçırırsanız, hak sahipliğiyle alakalı tüm haklarınızdan feragat etmiş sayılırsınız. Yaşlılarımız veya hukuki prosedürü bilmeyen vatandaşlarımız, karşı taraftan ne denirse boyun eğmek zorunda kalıyor ve yılların birikimi olan mülklerini kaybediyorlar"
ifadelerine yer verdi.
MAĞDUR VATANDAŞLAR NE YAPMALI?
Avukat Şeyda Öztürk, evrakları tam olduğu halde hak sahipliği reddedilen veya iptal edilen vatandaşlara şu hayati tavsiyede bulundu:
"Bu dosyalar tamamen usul ve teknik bilgi gerektiren dosyalardır. Söz konusu olan, yılların emeğiyle ya da atadan dededen kalan mülklerinizdir. Basit bir hata geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurur. AFAD'a yapılacak yazılı başvurunun zamanlamasından, idare mahkemesinde açılacak davanın delil sunumuna kadar her aşama uzmanlık ister. Vatandaşlarımızın daha büyük mağduriyetler yaşamaması adına, bu süreci kesinlikle bir avukata danışarak, profesyonel destekle yürütmelerini tavsiye ediyorum."