Gündem

6 Şubat'ın gizli kahramanı: Hemşire Fadime Şahin "Bagajlar kan içindeydi"

Depremin ilk 45 dakikasında vicdan nöbetine koşan 23 yıllık hemşire Fadime Şahin, asrın felaketinde acil serviste yaşananları paylaştı. Deprem kahramanı Şahin; bagajlarda taşınan yaralılardan dondurucu soğukta verilen hayat mücadelesine, meslektaşlarının yıkılan evlerine rağmen pijamalarıyla yaralı bakmasına kadar o geceki büyük kaosu ve fedakarlığı Busabah Medya’ya anlattı.

Abone Ol

Acil serviste görevli olan hemşire Fadime Şahin, 23 senedir aktif olarak görev yapıyor ve bunun 18 yılı acil serviste geçirdi. Depremin sağlık kahramanlarından olan Şahin, 6 Şubat’ın ilk 72 saati ve yaşananları şu şekilde anlattı:

“Depremi yaşadığımda evdeydim. Kızlarımla birlikte büyük bir gürültü ve sesle uyandık. Uzun bir süre evin içinde depremin bitmesini bekledik. Bittiğinde ilk yaptığım şey, kızlarımın çantasını hazırlayıp dışarı çıkmaktı. Kız kardeşimi aradım, onlarla buluştuk ve kızlarımı onların arabasına bıraktım. Sonrasında aklıma gelen ilk şey; ‘Benim ailemde bir şey yoksa, ihtiyacı olanlara gitmem gerekiyor’ oldu. Bir sağlıkçı olarak arabama bindim. Depremden 45 dakika sonra buradaydım ve aktif çalışmaya başladım. Kimse çağırmadı, vicdanen koşarak geldim.”

HASTANEYE ULAŞTIĞINIZDA NASIL BİR MANZARA VARDI?

Depremin ilk saatlerinde hastaneye koştuğunu belirten kahraman Şahin,

“Hastaneye geldiğimde tam bir kaos vardı. Arkadaşlarımın çoğu yatağından kalkıp pijamalarıyla gelmişti. Bir kısmının evi yıkılmıştı, darmadağınlardı ama hepsi sahadaydı. İkinci deprem Malatya için çok büyük bir yıkım oldu. Biz o sırada içeride hastaların başındaydık. Ciddi sarsıntılar başlayınca hastalarla birlikte alanı boşaltıp dışarı çıktık. Bahçeden karşıdaki binaların yıkılışını ve o toz bulutunu gördüm. Ambulanslar ve diğer kurumlar yetişemez durumdaydı. İnsanlar kendi araçlarıyla gelmeye başlamıştı. Güvenlik, personel ve sağlık çalışanları olarak giriş kapısında araçları karşılıyor, hastaları hemen içeri alıyorduk”

diye sözlerine ekledi.

“UZUVLARI PARÇALANAN ÇOK İNSAN VARDI”

Unutamadığı bir anını paylaşan kahraman Şahin,

“Unutamadığım tek şey; ambulans girişinde hastaları araç bagajlarından indirmekti. Hepsi çok kötüydü. Bagajlar kan içerisindeydi. Yüzü dağılan, uzuvları parçalanan çok insan vardı. Dışarıda kar yağıyor, ayaklarımız ıslak, otların içerisinde koşturuyoruz... Araçların arkasından insanları indirdiğimiz o sahneyi asla unutamıyorum”

ifadelerini kullandı.

“İKİNCİ DEPREMDE AİLEMİN YANINDA OLAMADIM”

Malatya’da aynı gün içerisinde ikinci bir depreme daha yakalandıklarını dile getiren kahraman Şahin,

“İkinci deprem anında çocuklarım, annem ve babam giriş katı olduğu için güvenli olur diye eve geçmişlerdi. Deprem olunca ayakkabılarını bile giyemeden karın içine, dışarıya kaçmışlar. Uzun süre karda çıplak ayakla kalmışlar. Ben görevde olduğum için sağlıkçı psikolojimi bildiklerinden bana bunları o an söylemediler, sonradan öğrendim. İki gün boyunca ara ara yanlarına gidebildim. Çocuklarım uzun süre arabada kaldılar. Hala en küçük sarsıntıda o travmaları yaşıyorlar”

şeklinde konuştu.

“ALLAH BİR DAHA BÖYLE BİR ACI YAŞATMASIN”

Van’dan gelen ekibe teşekkürlerini ileten kahraman Şahin,

“Ben Malatya’yı, acil servisi ve mesleğimi çok seviyorum. Burada çalışmaktan mutluyum. Ekip arkadaşlarıma ve desteğini esirgemeyen aileme çok teşekkür ediyorum. Zor bir süreçti ama bir ekip ruhuyla koordineli şekilde çalışarak başa çıkabildik. Özellikle Van’dan gelen ekipler, bu acıyı daha önce yaşadıkları için bize çok büyük manevi destek oldular. Allah bir daha böyle bir acı yaşatmasın”

diye sözlerini noktaladı.