2026 yılının ardından Malatya’daki barajların doluluk oranları yakından izlenmeye devam ediyor. Devlet Su İşleri (DSİ) verileri ve sahadaki son gözlemler, bazı barajlarda dönemsel artışlar görülse de genel tablonun kritik seyrini koruduğunu ortaya koyuyor.
Barajlarda 2026 Sonrası Tablo Değişmedi
Yetkililerin paylaştığı değerlendirmelere göre, 2026 sonrasında beklenen kalıcı toparlanma birçok barajda gerçekleşmedi. Yağışların düzensizliği ve artan su tüketimi, doluluk oranlarının istenilen seviyeye çıkmasını engelledi.
Bazı Barajlar Hâlâ Kritik Eşiğin Altında
Özellikle sulama amaçlı kullanılan barajlarda su seviyeleri, tarımsal üretim açısından risk oluşturmaya devam ediyor. Uzmanlar, mevcut doluluk oranlarının yaz aylarında ciddi kısıtlamaları gündeme getirebileceğine dikkat çekiyor.
Çat Barajı En Riskli Nokta Olarak Öne Çıkıyor
Malatya’daki barajlar arasında en dikkat çekici tablo Çat Barajı’nda görülüyor. 2026 sonrasında da barajda su seviyesi oldukça düşük seyrederken, Çat Barajı sulama açısından en riskli tesislerden biri olarak değerlendiriliyor.
Sultansuyu ve Boztepe’de Dalgalı Seyir
Sultansuyu Barajı’nda dönemsel yükselişler yaşansa da su seviyesinin kalıcı olarak artmadığı belirtiliyor. Boztepe (Recai Kutan) Barajı’nda ise orta seviyelerde bir doluluk söz konusu olsa da geçmiş yıllarla kıyaslandığında istenilen düzeye ulaşılamadığı ifade ediliyor.
Düşük Doluluk Sulama Planlarını Zorluyor
Sürgü, Polat ve Beylerderesi barajlarında da doluluk oranlarının düşük seyretmesi, sulama birliklerini ve çiftçileri zorlayan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle yaz dönemine yönelik sulama planlarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Yetkililerden Su Tasarrufu Uyarısı
Yetkililer, 2026 sonrası süreçte barajlara gelen suyun kısa sürede tükendiğini, yer altı su seviyelerindeki düşüşün de barajlar üzerindeki baskıyı artırdığını belirtiyor. Su tasarrufu, kontrollü sulama ve ürün deseninin mevcut su durumuna göre belirlenmesi konusunda üreticilere uyarılar yapılıyor.
2026 sonrasında da Malatya’daki barajların doluluk durumu, hem tarımsal üretim hem de kentin uzun vadeli su güvenliği açısından yakından takip edilmesi gereken başlıklar arasında yer almayı sürdürüyor.