7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki 6 Şubat depremlerinin arından bir enkaz yığını haline gelen Malatya’nın daha nitelikli bir şehir haline gelmesi için önerilerde bulunan İş insanı Ahmet Köse, BUSABAH Medya’ya konuştu. Dikkat çeken açıklamalarda bulunan Köse, Eski Malatya’dan başlayıp Beydağı TOKİ konutlarına kadar “Tramvay”; Havaalanından İnönü Üniversitesine kadar “Metro” getirilmesi önerisinde bulundu.
KÖSE’DEN ARSLANTEPE ÖNERİSİ
Malatya için önerilerine devam eden Köse, “Malatya’dan yurt dışına ve yurt dışından Malatya’da direkt uçuş sayısının artması için projeler yapılmalı. Aslantepe Höyüğü Malatya’mız için büyük bir şans ve fırsat. Turizm gelirlerinin artırılması için, Malatya çok sayıda uluslararası etkinlik, konferans, seminer, fuar ve organizasyonlara ev sahipliği yapabilmeli. Dünyanın sayılı tematik golf sahalarından biri Malatya’mızda olabilir, benim hayalim Aslantepe ve ilk Kılıç temalı bir golf sahası. Bunu başarabilirsek Malatya dört mevsim nitelikli turist gören bir şehir haline gelecektir” sözlerine yer verdi.
“MALATYA SAHİPSİZ DEĞİL”
“Malatya sahipsiz değil” diyen Köse, “Kiminle konuşsam ‘Malatya sahipsiz’ diyor. Depremden sonra Ramazan ayını Malatya’da geçirdim, depremzede hemşehrilerimizle de iftar sofralarında bir araya gelme ve onları dinleme fırsatım oldu, kadın, erkek, genç, yaşlı... Kiminle konuştuysam hepsi dertli. Hepsinin acil çözülmesi gereken sorunları var. Hemen hepsinden duyduğum temel şikâyet ‘Malatya’nın sahibi yok’ ya da ‘sahipsiz Malatya’ sözleri oldu. Maalesef bu görüşe katılmıyorum ve kolaycılık olarak görüyorum. Malatya’yı sahipsiz olarak nitelendirmek yanlış. Biz önce kendimize bakmalıyız, Malatya’yı sahipsiz gören Malatyalı hemşerilerime sesleniyorum: Bunun sebebi biziz, sorumlusu hepimiziz.” ifadelerini kullandı.
“KRİZ FIRSATA DÖNÜŞTÜRÜLEBİLİR”
Esnafların ekmek kapılarını kaybettiğini ifade eden Köse, “Deprem canlarımızı aldı, esnaflarımız ekmek kapılarını, zanaatkarlarımız tezgahını kaybetti. Adalet mekanizmasının sorumlulardan hesap soracağına inanıyorum. Artık acılarımızı bağrımıza basıp, geçmişten dersler çıkararak yarınları düşünmek ve planlamak zorundayız. Krizi fırsata çevirip, ulaşım, altyapı ve kentleşme gibi Malatya’nın kronikleşmiş sorunlarının da kalıcı şekilde çözülme fırsatı doğduğunu görebiliyorum. Belirttiğim konularla ilgili bilim adamları, akademisyenler, sosyologlar, esnaf ve zanaatkarlar, ayrıca Malatyalı hemşehrilerimizin de görüşleri alınarak, Malatya Kent Master Planı hazırlanmalı ve kısa, orta ve uzun vadeli öncelik sıraları belirlenip inşa sürecine başlanmalıdır. Kalp çalışmazsa diğer organların uzun süre çalışması tıbben mümkün değil. Şehir merkezleri şehrin kalbidir, çarşının yani şehir merkezinin yerinde ve yeniden yapılandırılması öncelikli hedef olmalıdır, aksi halde Malatya büyük bir köye dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.” söylemini kullandı.
“MALATYA DAHA İYİSİNİ HAK EDİYOR”
“Malatya güçlü bir marka şehir olmak için gereken her şeye sahip. Yeter ki isteyelim.” İfadesiyle konuşmasına devam eden İş insanı Ahmet Köse, “Tarihi ile turizmiyle, eğitim altyapısı, sanatı, sporu, gastronomisiyle ve her şeyden önemlisi genç nüfusuyla, misafirperverliği ile Malatya bulunduğu yerden çok daha iyisini hak ediyor. Deprem felaketinden bağımsız olarak düşünün, böylesine güçlü potansiyele sahip şehrimize Adıyaman’ın yarısı, Mardi’nin ve Urfa’nın onda biri kadar turist geliyor. Turistin gelmesi şehre dışardan para girmesi, esnafın evine ekmek götürebilmesi, şehrin marka değerinin artması, uluslararasılaşması demek, Malatya güçlü bir marka şehir olmak için gereken her şeye sahip. Yeter ki isteyelim.” şeklinde konuştu.
“YIKILAN SADECE BETON DEĞİL”
Alüvyon zeminlere ve tarım arazilerine imar benim dönemimde verilmedi diyen, değerli yerel yöneticilerimize bende sorarım, inşaat izinleri kimin döneminde verildi? Yapı kontrol ve denetimleri kimin döneminde yapıldı? Zemin etütlerini kimler yaptı?” sorularını yönelten İş insanı Ahmet Köse, “Depremin acımasız yüzünü iliklerimize kadar hissettik, kimilerine göre yıkılan sadece betondu, binalardı, oysa betonlarla birlikte yıkılan, geçmişimiz, sevinçlerimiz, hüzünlerimiz, hayallerimiz ve anılarımız canımızı daha çok acıttı. Sorumluların adalet önünde hesap vermeleri için hepimize görevler düşüyor. Kimse sorumluluktan kurtulamaz, sorumluluk sahibi insanlara, onun dönemi, benim dönemim demek yakışmaz. Herkes sorumluluk almalı ve gereğini yapmalıdır. Alüvyon zeminlere ve tarım arazilerine imar benim dönemimde verilmedi diyen, değerli yerel yöneticilerimize bende sorarım, inşaat izinleri kimin döneminde verildi? Yapı kontrol ve denetimleri kimin döneminde yapıldı? Zemin etütlerini kimler yaptı?” dedi.
“SOSYOLOJİK VE PSİKOLOJİK HASAR ÇOK ÖNEMLİ”
Malatya’da sosyolojik ve psikolojik travmaların olacağına dikkat çeken İş insanı Ahmet Köse, “Daha önce de söylediğim gibi, yıkılan sadece binalar değil, oluşması muhtemel sosyolojik ve psikolojik travmaların önüne geçmek için hızlı tedbirler alınması gerekiyor, hemşerilerimizin günlük yasam rutinlerine bir an önce kavuşması için, hepimiz üzerimize düşenin fazlasını yapmak zorundayız.” şeklinde konuştu.
“NİTELİKLİ GÖÇ ENGELLENME
Köse, bir şehri, şehir yapan en önemli dinamiğin nitelikli işgücü olduğunun altını çizerek, “Esnafı, zanaatkârı, öğretmeni, doktoru, akademisyeni, mühendisi, ustası… Nitelikli gocun önüne geçmek için acil tedbir alınması hayati derecede önem taşıyor, araştırmalar gösteriyor ki, kendi şehrinden üç yıl uzakta yaşayan bir kişinin tekrar geri dönme olasılığı yüzde 10’un altında, yani önümüzde fazla zaman yok! Gidenlerin geri gelmesi için şartların süratle uygun hale getirilmesi gerekiyor. Acele etmezsek Malatya büyük bir köye dönüşebilir.” sözlerine yer verdi.
“HAYIRSEVER İŞ İNSANLARIMIZA ŞÜKRAN BORÇLUYUZ”
Malatyalı iş insanlarına teşekkür eden Köse, “Depremin hemen ardından, hem ekonomik anlamda hem de işgücü anlamında bütün imkânlarını yârini düşünmeden seferber eden, basta Sayın Vahap Küçük, Sayın Erman Ilıcak, Sayın Ahmet Çalık, Sayın Mehmet Ali Aydınlar olmak üzere, Malatya’mıza ahde vefa gösteren, çok değerli hayırsever iş insanlarımıza, vakıflara, derneklere ve federasyonlarımıza Malatyalılar olarak şükran borçluyuz, hepsinden Allah razı olsun.” dedi.
“YENİ ŞEYLER SOYLEME ZAMANİ”
Projeler geliştirmekten başka şansın olmadığını belirten Köse, “Malatya’nın yarınlarına inanarak proje üretmekten başka sansımız yok. Bugüne kadar Malatya’mıza emeği hizmeti gecen, yerel yöneticilerimiz ve siyasetçilerimize, siyasi parti ayırt etmeksizin, dünyada ve Türkiye’de yasayan 3 milyondan fazla Malatyalı hemşerilerimiz adına çok teşekkür ediyorum. Artık acılarımızı bağrımıza basıp gerçekçi düşünmek ve bu doğrultuda hareket etmek zorundayız. Cadde ve sokakların eski neşeli günlerine, esnafın müşterisine, gençlerin okuluna, sanayiinin nitelikli işgücüne, hastanelerin doktoruna ve hemşiresine, okulların öğretmenlerine ve öğrencisine, hemşerilerimizin kesintisiz, kaliteli ve sürdürülebilir hizmete kavuşması için, yeni bir vizyon ile Malatya’mızın dinamiklerine inanarak, yarınlarına güvenerek hareket etmek ve projeler geliştirmekten başka şansımız yok.” sözlerine yer verdi.
“MALATYA İLE İLGİLİ HAYALLERİM VAR”
“Malatya ile ilgili hayallerim var” diyen İş insanı Ahmet Köse, sözlerine şöyle devam etti:
“Son 20 yılda, Çin’den, Japonya’ya, Endonezya’dan Vietnam’a, Avrupa’nın tamamı ve Amerika kıtasının büyük bölümünü gezdim, keşke bunlar Malatya’da olsa dediğim yüzlerce fikir, onlarca proje var. Örneğin San Francisco'daki tramvay gibi bir tramvay sistemi Eski Malatya’dan başlayıp Beydağı TOKİ konutlarına kadar getirilebilir. Havaalanından Üniversiteye kadar raylı sistem (Metro) mutlaka şehir gelişim planına alınmalı. Malatya’dan yurt dışına ve yurt dışından Malatya’da direkt uçuş sayısının artması için projeler yapılmalı. Sanayinin ihtiyaçlarını karşılayacak nitelikli işgücü oluşturmak için OSB içinde Endüstri Meslek Liseleri ve Meslek Yüksek Okulları açılmalı. Böylelikle hem üretimin ve istihdamın artması sağlanmalı. Malatya Yazılım ve Teknoloji vadisine dönüşebilir, özellikle issiz gençlerimiz için 200 ve 300 saatlik kurslar sonrası yazılımcılık meslek edindirme kursları düzenlenip, Malatya’dan dünyaya yazılım servisi hizmetleri sağlanabilir, yüksek döviz kuru ucuz isçilik demek, böylelikle krizi fırsata dönüştürüp, döviz kazandırıcı faaliyetler oluşturmak mümkün. Pergeli Malatya’ya koyduğumuzda 300-400 km’lik alan içinde, 12-18 yaş arası on binlerce yetenekli lisanslı sporcu gençlerimiz var. Yerel yönetimler, ilgili bakanlıklar ve federasyonların iş birliği ile Amerika’daki IMG Spor Okulu gibi yatılı bir spor okulunun Malatya’mıza kazandırılması bir süre sonra, Malatya’mızı Dünyaya Sporcu ihraç eden bir şehir haline getirilebilir. Aslantepe Höyüğü Malatya’mız için büyük bir şans ve fırsat. Turizm gelirlerinin artırılması için, Malatya çok sayıda uluslararası etkinlik, konferans, seminer, fuar ve organizasyonlara ev sahipliği yapabilmeli. Dünyanın sayılı tematik golf sahalarından biri Malatya’mızda olabilir, benim hayalim Aslantepe ve ilk Kılıç temalı bir golf sahası. Bunu başarabilirsek Malatya dört mevsim nitelikli turist gören bir şehir haline gelecektir.”
Malatya’mızın büyük bir afet görmüş olması da uluslararası insani yârdim fonlarından faydalanmak için büyük bir fırsat olabilir.” Diyen Köse, şu önerilerle sözlerini noktaladı:
“Çok zengin bir mutfağımız var ama dünyaya tanıtmak anlamında maalesef çok yetersiziz. Malaryamızın geleneksel lezzetleri ve gastronomisi kolaylıkla dünyada tanınan ve aranan bir hale gelebilir. Gaziantep buna iyi bir örnek, her yıl 7 milyona yakın turist Gaziantep'i ziyaret ediyor.
Bu örnekleri çoğaltabilirim ama fazla uzatmak istemiyorum, peki bütün bunları yapmak için finansal kaynak nerede? dediğinizi duyar gibiyim.
Dünya Bankası kredileri, Avrupa Birliği fonları bu tip isler ve projeler için var, iyi ve sürdürülebilir bir projeniz ve projeksiyonunuz varsa uluslararası finans kuruluşlarından rahatlıkla finans sağlayabilirsiniz. Malatya’mızın büyük bir afet görmüş olması da uluslararası insani yârdim fonlarından faydalanmak için büyük bir fırsat olabilir.” (BUSABAH GAZETESİ)