İş dünyasının önde gelen isimlerinden Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç, İzmir’de katıldığı Amerikan Hastanesi açılışında anlattığı bir fıkra nedeniyle yargı ve siyaset dünyasının hedefi oldu. Kürt kadınlarına yönelik rencide edici ve ayrımcı ifadeler içerdiği belirtilen fıkra sonrası, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı ünlü iş insanı hakkında resen soruşturma başlattı. Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından Rahmi Koç yazılı bir açıklama yaparak özür diledi. Ancak tartışma, siyasi liderlerin ve bakanların ardı ardına yaptığı açıklamalarla yeni bir boyut kazandı.
KRİZ DOĞURAN FIKRADA NE ANLATILIYOR?
Sosyal medyaya sızan ve büyük tartışma yaratan video kayıtlarında, Rahmi Koç’un kürsüde anlattığı ve tepkilerin odak noktası haline gelen fıkranın detayları ortaya çıktı.
Kayıtlarda başı videoya yansımayan konuşmanın sonunda Rahmi Koç'un bir doktor ile Kürt bir kadın hasta arasında geçen muayene diyaloğunu aktardığı görülüyor. Koç'un, “Doktor Kürt kadının derdini dinlemiş. ‘Hanımefendi perdenin arkasına gidin, soyunun’ deyince kadın demiş ki, ‘Doktor Bey, ilk sen soyun’” şeklindeki ifadeleri ve konuşmanın sonunda salondan yükselen gülüşmeler, başta kadın örgütleri ve DEM Parti olmak üzere toplumun birçok kesiminden "etnik kimliği ve kadınları aşağılama" gerekçesiyle çok sert eleştiriler aldı.
BAKAN GÜRLEK DUYURDU "ADALETİN TERAZİSİ SERVETE GÖRE TARTMAZ"
Soruşturmanın detaylarını sosyal medya hesabı üzerinden paylaşan Adalet Bakanı Akın Gürlek, yargının insan onurunu korumakla mükellef olduğunu vurguladı. Bakan Gürlek açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
"Adaletin terazisi kimsenin servetine, unvanına veya statüsüne göre tartmaz; yargı, daima insan onurunu ve hukuku korur. Kadınların onurunu zedeleyen, haysiyetini inciten ve toplumsal hassasiyetlerimizle bağdaşmayan ifadeler, kim tarafından söylenirse söylensin asla kabul edilemez. Bu tür sözlerin bir ‘fıkra’ veya mizah adı altında sarf edilmesi kadınlarımıza ve toplumumuzun belirli bir kesimine yönelik sergilenen bu nezaketsizliği hafifletmez. Toplumumuzun temel direği olan kadınlarımızın onuruna ve vatandaşlarımıza yönelik her türlü ayrımcı yaklaşımın karşısında durmaya kararlılıkla devam edeceğiz."
RAHMİ KOÇ’TAN İLK AÇIKLAMA VE ÖZÜR
Tepkilerin odak noktasındaki isim olan Rahmi Koç; vali, eski başbakan Binali Yıldırım ve yanındakilere anlattığı fıkra ile ilgili sessizliğini bozdu. Koç, yaptığı yazılı açıklamada, "Herhangi bir kimliği hedef alma niyeti taşımadığım sözlerim için içtenlikle özür diliyorum. Üzüntümü samimiyetle paylaşmak isterim” dedi.
SİYASET DÜNYASI İKİYE BÖLÜNDÜ KİM, NE DEDİ?
Olayın ardından Ankara kulisleri, bakanlıklar ve siyasi partiler adeta ikiye bölündü. Liderlerin, kabine üyelerinin ve siyasi isimlerin konuya ilişkin duruşu ve öne çıkan açıklamaları şu şekilde sıralandı:
- MHP Lideri Devlet Bahçeli: Soruşturma açılmasını doğru bulmadığını belirterek, Koç Holding'in Türkiye'ye hizmetlerini hatırlattı ve "Tam da 100. kuruluş yıldönümünü başarılı, görkemli bir şekilde kutladığı dönemde yine aynı topluluğa ait İzmir’deki hastane açılışında Sayın Rahmi Koç’un, samimi bir sohbet ortamında yaptığı bir latife üzerinden kendisine yönelik soruşturma başlatılması yanlıştır. 95 yıllık ömründe aldığı aile terbiyesi ve duruşuyla Türkiye’ye hizmet etme arzusu taşıyan değerli bir işinsanının kabul edilemez tabirlerle hedef alınmasını doğru bulmuyoruz" dedi.
- AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: Söylemi sert bir dille eleştirerek reddettiğini açıkladı. Çelik, "‘Kürt kadın’ ifadesiyle aşağılayıcı bir söylemin yan yana getirilmesi değerlerimize aykırıdır, çok yanlış ve çirkindir. Kürt vatandaşlarımızla beraber hepimizi ve tüm kadınlarımızı inciten bu yanlış ve çirkin yaklaşımları en net şekilde ve kökten reddediyoruz" açıklamasında bulundu.
- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Ortak sorumluluk ve kardeşlik vurgusu yaptı. Yılmaz, "Hiç kimseye cinsiyeti, etnik kimliği ve sosyal konumu üzerinden incitici ve olumsuz sosyal algılar oluşturacak ifadeler kullanılamaz. Farklılıklarımızı zenginlik olarak görmek ortak sorumluluğumuzdur" dedi.
- Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş: Durumu dilsel şiddet olarak tanımladı. Göktaş, "Bir kadını kimliği, kökeni ya da cinsiyeti üzerinden aşağılayan, küçümseyen veya hedef haline getiren ifadeler hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamaz. Mizah kisvesi altında sarf edilmesi de bu gerçeği değiştirmez. Hakaret, aşağılama ve insan onurunu zedeleyen söylemler de şiddetin bir parçasıdır" ifadelerini kullandı.
- DEM Parti Genel Merkezi: "Irkçılığın ve cinsiyetçiliğin mizah adı altında meşrulaştırılmasına asla izin vermeyeceğiz. Haddinizi bilin!" açıklamasıyla #RahmiKoçÖzürDile etiketini paylaştı.