Kültür & Sanat

Silinmeyen isim: Hititlerden günümüze Malatya’nın 3 bin yıllık kökleri

Malatya denince akla hemen dünyaca ünlü kayısı gelir. Ancak Anadolu’nun binlerce yıllık tarihinde isimler silinip giderken, Malatya tam 3 bin yıldır isminin kökenini korumayı başararak Anadolu'nun en kadim şehirlerinden biri olma unvanını elinde tutuyor. Kayısı sanıyorduk ama meğer 'Bal'mış! Bugün modern Malatya olarak bildiğimiz bu kadim kentin kökeninde yatan bu "tatlı" gerçek, aslında binlerce yıl öncesine ait o gizemli Hitit tabletlerinde saklı. İşte o kadim gerçekler...

Abone Ol

Malatya denince akla hemen dünyaca ünlü kayısı gelir. Ancak Anadolu’nun binlerce yıllık tarihinde isimler silinip giderken, Malatya tam 3 bin yıldır isminin kökenini korumayı başararak Anadolu'nun en kadim şehirlerinden biri olma unvanını elinde tutuyor. Kayısı sanıyorduk ama meğer 'Bal'mış! Bugün modern Malatya olarak bildiğimiz bu kadim kentin kökeninde yatan bu "tatlı" gerçek, aslında binlerce yıl öncesine ait o gizemli Hitit tabletlerinde saklı. İşte Hititlerin "Maldia"sından bugünün Malatya’sına uzanan o sarsılmaz sürekliliğin hikâyesi.

HİTİTÇE MELİD NE DEMEK? MALATYA İSMİNİN ANLAMI

Malatya isminin izini sürdüğümüzde karşımıza çıkan Hititçe "Melid" kelimesi, günümüz dilinde doğrudan "Bal" anlamına gelmektedir. Şehrin bereketi ve doğası, binlerce yıl önce bu topraklarda yaşayan Hititler tarafından "Bal gibi tatlı şehir" olarak tescillenmiş. Kültepe vesikalarında "Melita", Hitit tabletlerinde ise "Maldia" olarak geçen bu isim, doğanın şehre bir armağanı olarak kayıtlara geçmiş ve aradan geçen 30 asra rağmen isminin kökenini (Melid- Malatya) tek bir harf sapması yaşamadan günümüze ulaştırmıştır.

MALATYA'NIN İLK ADI NEDİR? ŞEHRİN ANTİK SEMBOLÜ

Hitit hiyerogliflerinde Malatya sadece bir isim değil, çok güçlü bir sembolle ifade ediliyordu. Antik kitabelerde Malatya şehri; bir öküz başı ve bir öküz ayağı ile temsil edilirdi. Bu ikonik sembol, o dönemde şehrin sarsılmaz gücünü, bolluğunu ve tarımsal zenginliğini dünyaya ilan ediyordu. Tarihin en eski kayıtlarından beri Malatya, hem ismiyle hem de bu heybetli sembolüyle Anadolu coğrafyasındaki sarsılmaz yerini korudu.

ASUR KRALİÇESİ SEMİRAMİS VE MALATYA’NIN KURULUŞU

Ünlü coğrafyacı Pline’nin kayıtları, Malatya’nın temellerinin efsanevi Asur Kraliçesi Semiramis tarafından atıldığını işaret eder. O dönemde "Meliten" adıyla yükselen şehir, Roma İmparatorluğu döneminde stratejik bir lejyon karargâhı olmasıyla askeri bir merkez haline gelmiş ve ismini "Melitene" olarak dünyaya duyurmuştur. Bu isim, binlerce yıl boyunca bir marka gibi korunarak hafızalara kazınmıştır.

MUTLULUĞUN ADRESİ DARÜ’R-RİFAT NE DEMEK?

Malatya, tarih boyunca sadece ismiyle değil, ona verilen asil sıfatlarla da anılmıştır. Selçuklular döneminde şehre duyulan saygının bir ifadesi olarak "Daru'r-Rifat" yani "Saadet ve Mutluluk Yeri" denilmiştir. Memlük kayıtlarında "Üzeyir Ülkesi" olarak geçen bu bölge, Osmanlı'dan bugüne stratejik değerini hep korudu. Şehir merkezi her ne kadar meşhur Aspuzu bağlarına taşınmış olsa da, o "tatlı" isim ve kadim ruh 3 bin yıldır milim değişmeden yaşamaya devam ediyor.

Malatya’nın 3 bin yıllık bu "tatlı" yolculuğu hakkında ne düşünüyorsunuz? Şehrimizin isminin kayısıdan ziyade Hititlerin "bal"ına dayanması sizi şaşırttı mı? Anadolu’nun kadim tarihi ve kültür mirasıyla ilgili varsa eklemek istedikleriniz yorumlar kısmında bizimle paylaşın!