MESOB’a bağlı oda başkanları, yönetim ve denetim kurulu üyelerinin katılımı ile iftar programı düzenlendi. MESOB Başkanı Şevket Keskin ve oda başkanlarının davetlileri tek tek karşıladığı iftar programına aynı zamanda kamu kurum ve kuruluş temsilcileri de katıldı.
Programda kısa bir konuşma yapan MESOB Başkanı Şevket Keskin, “Malatya’da esnaf ve sanatkar kesimi gerçekten büyük bir sıkıntı içerisinde. İnşallah bundan sonra Malatya biraz toparlanır ve ayağa kalkar. Ama eski Malatya’yı göremeyiz. Benim en büyük endişem yeni yapılan iş yerlerinin çok küçük olması. Çarşısız hiçbir şehir olmaz. Malatya’nın kalbi olan çarşıyı hanlara dönüştürdüler. İnşallah yarın iş yerlerinin dağılımında bir sıkıntı olmaz. Sayın bakanlarımıza da söyledim, en büyük sıkıntıyı iş yerlerini dağıtımında yaşayacağız. Adamın yeri 1. kattaysa, o adama 4. katta yer veremezsin. Hakkı neyse onu almalı” sözlerini aktardı.
“SANAYİ SİTELERİ DE SIKINTI YAŞIYOR”
Malatya’nın yıkılmış değil, çökmüş bir şehir olduğunu ifade eden Keskin şöyle devam etti:
“Sadece çarşı merkezi değil, sanayi sitelerimizde yanı sıkıntılı süreci yaşıyor. Sanayi sitelerinde yaklaşık 900 iş yeri ağır hasarlı, biz devletin doğru söylediğine inanıyoruz. Ama sanayi sitelerinde 2 bin 500 esnaf ve sanatkar aş ve iş üretiyor, geçimini sağlıyor, çocuklarının nafakasını çıkartıyor. Sanayideki oda başkanlarımız ile birlikte süreci yakından takip ediyoruz. Altay Kışlası’nda yaklaşık 600 iş yeri yapılıyor, bir 800 tane daha yapılacağı belirtiliyor. Mağdur olan esnaflarımızın yarısı kiracı, yarısı mal sahibi. Mağdur olan sanayi esnafımızın talepleri karşılık bulmalı. Malatya’da da durum öyle, Kışla Caddesi’nin yüzde 90’ı kiracı esnaftı. Kiracı esnafımız da mal sahibi olabilmeli.”
İftar programının yapıldığı bölgeye yakın olan ve yıkılmış vaziyette bulunan eski Akpınar- Aslantepe Caddesi’nin bulunduğu bölgeyi eliyle işaret ederek gösteren Başkan Şevket Keskin, “Burayı bilen var mı, tahmin eden var mı? Ama idarecileri getirin hiçbiri bilmez buraları, hangi esnafın olduğunu, kimin burada olduğunu bilmezler. Ama kimseye de sormuyorlar. Burada Oda başkanlarımız ve yönetim kurulu üyelerimiz var. Ne bir gün Oda başkanlarımıza bir şey soruyorlar ne de yönetim kurullarına bir şey sorarlar. Kendi aralarında toplanırlar, ne yaptıklarını hiç kimse bilmez. Ben bu durumu yüzlerine karşı da söyledim. Vatandaşın, esnafın ne olduğunu hiç kimse bilmiyor. Bilen var mı, yok. Kendi aralarında oturuyorlar, kendi aralarında çözüyorlar. Hani eskiden söylerlerdi, ‘Oğlun gibi evlendir, kızın gibi gelin et.’ Oğlu gibi evlendiriyorlar, kızı gibi gelin ediyorlar. Allah vere de oğulları gibi evlendirip, kızları gibi gelin etseler. Allah sonumuzu hayır getirsin. Esnaf ve sanatkar camiamızın, milletimizin ve tüm İslam aleminin Ramazan ayını bir kez daha tebrik ediyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum.”