Gündem

Sami Er’e kim kumpas kurdu? Şiddet olayı kumpasın bir parçası mıydı?

Esenlik Genel Müdürü Veysel Tay ve eşi tarafından özel bir okulda kadın öğretmene uygulanan şiddetin arka perdesinde Büyükşehir Belediye Başkanına yönelik bir kumpas mı var? BUSABAH TV youtube kanalında yayınlanan Bakış Açısı programında konuşan MGTC Başkanı Mehmet Aydın, “Burada Sami Er’e bir saldırı var. Bunu da şu an siyaset yapmayan biri ile aktif siyaset yapan ve hatta bir milletvekilinin içinde olduğu insanlar yapıyor” dedi. 

Abone Ol

Moderatörlüğünü Malatya Sonmanşet gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut’un yaptığı Bakış Açısı programının bu haftaki konukları Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti Başkanı, BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aydın ve BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu oldu.

Programda ilk olarak Esenlik eski Genel Müdürü Veysel Tay’ın yaptığı basın açıklaması ele alındı. Veysel Tay açıklamasında bir algı operasyonu yapıldığını asıl mağdurun kendisi, kızı ve ailesi olduğunu belirtmişti.

BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Üyesi Umut Bozkurtoğlu yapılan açıklamanın anlamsız olduğunu belirterek,

“Eğer Veysel Bey böyle bir algı operasyonuna maruz kaldıysa bunu istifa etmeden önce açıklaması gerekiyordu. Açıklamada şu ifadeler yer alıyor, ‘Esenlik’in siyasilerin arka bahçesi olmasına engel oldum’ demek ki Esenlik siyasilerin arka bahçesiymiş. Burada bir nevi şunu söylüyor, cemaat beni sattı, benim yerime birini getirecekti herhalde algı yaptılar bu da bir fırsattı gibi söylemlerde bulunuyor. Basın açıklamasında elle tutulur bir şey yok tamamen yaşanan olaylar örtbas edilmeye çalışılıyor. Açıklamada fiyat istikrarından bahsediyor, Malatya’da en pahalı marketlerden biri Esenlik. Hiç fiyat istikrarı yok”

şeklinde konuştu.  

“TASARRUF TEDBİRLERİ VARSA BUNU BİRAZ DÜŞÜRÜN”

Huzur hakkına ilişkin de bir değerlendirme yapan Bozkurtoğlu,

“Bu olaylar olduktan sonra bir huzur hakkı meselesi çıktı. Sayın Cumhurbaşkanının yayınlamış olduğu kamuda tasarruf tedbirleri var. Bu tedbirler herhalde gariban vatandaş için geçerli 100 bin lira huzur hakkı olur mu? Bu bir kanuni hak ama tasarruf tedbirleri varsa bunu biraz düşürün. Bu ülkede 15-20 milyonun açlık sınırının altında yaşadığı bir yerde yönetim kurulu üyelerinin 100 bin lira huzur hakkı almasını doğru bulmuyorum”

ifadelerine yer verdi.  

“ALLAH’IN DA BİR HESABI VAR”

Yapılan basın açıklamasının çok mantıksız olduğunu kaydeden Malatya Gazeteciler ve Televizyoncular Cemiyeti Başkanı, BUSABAH Medya Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aydın ise,

“Biz burada kadın bir öğretmene yapılan şiddeti konuşuyoruz ama yapılan açıklamada bu umursanmıyor, kafalarını başka yerde. Sen 500 çalışanı olan bir şirketin genel müdürüsün halen olayı anlayamamışsın. Kadın öğretmene uyguladığı şiddeti yok sayıyor. ‘Bir anlık sinirle oldu, pişmanız’ gibi bir ifade kullanmıyor. Halen yaptığının doğru olduğunu savunuyor. Bir özür açıklaması yapsaydı anlardık ama şiddeti yok sayıyor. Alakasız bir açıklama. Veysel Tay’ın kişiliği ile ilgili bir sorun var. O şiddete uğrayan öğretmen senin hanımın olsaydı nasıl bir açıklama yapacaktın? Bu insanlık ile alakalı bir şey. Önce insan olacaksın, empati özelliğin olacak. Gerçekten bu ülkede adalet olsaydı senin hanımın gözaltına alınmış olurdu. Onu normal bir vatandaş yapsaydı, şikayetçi olsalardı gözaltına alınırdı. Basın açıklamasında şöyle böyle yaptım diyor. Peki personele yaptığı zulüm? Bu yaşananlar personele yapılan zulmün neticesidir. Allah’ın da bir hesabı var. Sorun Esenlik değil, sorun şiddet. Sen diyelim ciro 1 milyardı 5 milyara çıkardın, o zaman istediğini döv, istediğini şiddet uygula. Böyle bir dünya mı var? Bu seni haklı mı çıkarıyor? ‘Sen çok başarılı bir genel müdürsün, ciroyu 10 milyon yapalım, bir şey olmaz es geçelim mi’ denilecek. Hangi dünyada yaşıyor. O okula cemaatin okulu dediler peki genel müdür niye çocuğunu o okula veriyor? Dahası o okulda iddia şu ki genel müdürün kardeşi çalışıyor. Genel müdürü korumak için o okula karşı iftira atıyorlar”

diye konuştu.  

“SANA BU HAKKI KİM VERİYOR” 

Yaşanan olayın ardından Veysel Tay’ın çıkıp özür dilemesi ile olayın kapanabileceğini söyleyen Aydın,

“Bundan 15 gün önce bir özel okulun yönetiminden açıklama yapıldı. Kadın eğitimcimiz şiddet gördü denildi. Bunun bir haber değeri vardı ve basında bunu yaptı. Ardından biz o okula arkadaşlarımızı yolladık, bu olayın görüntüsünü istedik o gün görüntüler çıkmadı ama sonra ortaya çıkan görüntüler söylenen her şeyin doğru olduğu ortaya çıktı. Veysel Tay’ın eşi kadın öğretmene şiddet uyguluyor. Daha sonra Veysel Tay, polisin yanında okulu tehdit ediyor, görüntülerde var. O günlerce yüzde 100 seslidir ama onu bilerek servis etmediler. Neler söylediği bence okulun elinde mevcut ama onu da vermediler. Veysel Tay, çıkıp özür dileseydi, istem dışı oldu deseydi, olay kapanırdı. Burada siyasilerden de net duruşu olan Babacan’dı. Burada bir kadın eğitimci vardı. Diyelim orada bir öğretmen benim çocuğum tokat attı, ben olsam şikayetçi olurdum, çocuğumu o okuldan alır ve kanuni olarak mücadele verirdim ve basında bunu duyduğunda o okula kınardı doğru olan bu. Sen bir genel müdür olarak bunu bilmiyorsan genel müdürlük yapma. Bunu normal vatandaş düşünemeyebilir ama sen bir genel müdürüsün, kamuoyuna mal olmuş birisin. Sen yaparsan basın konuşuruz. Esenlik Genel Müdürü olarak konuşur seni ayrı tutmazlar. Hiç bunlar olmamış gibi açıklama yapıyor. Sana bu hakkı kim veriyor, bura kabile devleti mi? O öğretmenin yakınları gelse seni ve hanımını dövse ne olacaktı o da onlara mı haktı? Ben ne Veysel Tay’ı tanırım ne de o okulda birini tanırım. Biz olaya bakarız mağdurun yanında oluruz”

ifadelerini kullandı.

“BU OKUL DA KUMPASIN İÇİNDE”

Son olarak bu olay üzerinden Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er’e bir kumpas kurulduğunu dile getiren Mehmet Aydın,

“Buraya kadar Veysel Tay yüzde 100 suçlu. Belediye başkanı görevden uzaklaştırsaydı ve bir açıklama yapılsaydı bu olay bu kadar büyümezdi. Ama burada bir kumpas varsa Büyükşehir Belediye Başkanına var Veysel Tay’da bunun içinde. Bu olay Esenlik’te yaşanmıyor siz gidip bir okulu bastınız. Bu okul da kumpasın içinde. Bu olay oldu okul çok geç saatlerde açıklama yaptı. Neyi beklediler? Biz gittik görüntü istedik, tamamını vermediler. Niye gece geç saatlerde Sami Er’i muhalif olan gazetecilere servis ettiniz. Okul bunu cevaplasın? Sizi hangi siyasetçi aradı? Kimlerle görüştünüz? Çıkın açıklayın. Hocayı kullanarak ne yapmaya çalıştınız? Tam bu olaylardan sonra huzur hakkı gündeme geldi. Bu AK Partili eski bir siyasetçinin yakınları tarafından servis edildi. Şu an AK Partide aktif siyaset yapan bir siyasetçinin yakınları tarafından bunlar servis edildi ve o olaydan sonra yine bu siyasetçilerin yakınları başka mecralara çektiler. Kimlerin ne yaptığını çok iyi biliyorum. Bu belediyeler şirketler kurduktan sonra yapılan şeyler. Her şirketin yönetim kurulu var. Yönetim kurulu üyeleri de huzur hakkı alıyor. Tam da burada Sami Er’e bir saldırı var. Bunu da şu an siyaset yapmayan biri ile aktif siyaset yapan ve hatta bir milletvekilinin içinde olduğu insanlar yapıyor. Mesela mağdur olan kadının yanında olmak değil, okula da soruyorum sen neden Sami Er’e muhalif olan gazeteciler servis ediyorsun. Genel Müdürün de çıkıp öğretmenden özür dilemesi gerekiyor. Abdurrahman Babacan çıktı açıklama yaptı kadına şiddet nereden olursa olsun karşıyız, gereğinin yapılmış olması gerekirdi dedi. Biz bunları duymak istiyoruz. İnanç hanım, bir kadın milletvekilisiniz gidip ziyaret ediyorsunuz bir çift söz söyleyemiyorsunuz, kadına şiddeti kınıyorum diyemiyorsunuz, o zaman rol yapıyorsunuz. Hiç kusura bakmayın, sizin yaptığınız her şey rol. Sen bir kadın milletvekilisin. Bana göre İnanç Ölmeztoprak orada sınıfta kaldı”

açıklamasında bulundu.