Yavuz Sultan Selim’in Doğu Seferi’nin ardından Osmanlı topraklarına katılan bölgede, mülki idareyi netleştirmek adına 1518 yılında (Hicri 924) ilk büyük nüfus ve arazi taraması yapıldı. Dönemin tahrir emini Ali Çelebi tarafından iğneyle kuyu kazarcasına hazırlanan bu Tapu Tahrir Defteri (TT 64), bugünün ezberlerini bozacak cinsten veriler sunuyor.
Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) emekli Prof. Dr. Mehmet Ali Ünal gibi usta tarihçilerin üzerinde titizlikle çalıştığı bu belgelere göre; o dönem yeni kurulan Diyarbekir Eyaleti, tam 12 sancaktan oluşuyordu. Ve sıkı durun; bu eyaletin protokolde ve stratejide 10. sıradaki en önemli sancağı Arapgir’den başkası değildi! Arapgir, dönemin idari dehasıyla mülki bir merkeze dönüştürülmüş ve ilk Osmanlı Sancak Beyi olarak da İskender Bey Veled-i Yularkısdı bu topraklara atanmıştı.
40 YILLIK GÜNEYDOĞU SERÜVENİ VE COĞRAFİ DEĞİŞİMLER
Arapgir Sancağı, tahrir kayıtlarına göre tam 40 yıl boyunca kesintisiz olarak Diyarbakır’dan yönetildi. Bu dönemde sancağa sadece Arapgir değil, bugünkü Erzincan sınırlarında kalan Kemaliye (Eğin) kazası da bağlıydı.
16. yüzyılın ortalarına kadar Diyarbakır’ın askeri ve ekonomik gücüne güç katan Arapgir, daha sonra Osmanlı'nın mülki sınırları yeniden yapılandırma politikası gereği 1568 civarında Sivas Eyaleti’ne devredildi. Ancak Arapgir'in "büyük şehirler" arasındaki mekik dokuma serüveni bununla da sınırlı kalmadı. 19. yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı Devleti, mülki sınırları bir kez daha esnetti ve Arapgir kazasını bu kez de komşu kent Elazığ’ın (Mamüratülaziz) idaresine verdi.
CUMHURİYET DÖNEMİ VE "YUVAYA DÖNÜŞ": YIL 1927
Osmanlı İmparatorluğu yıkılıp yerine genç Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda, ülkenin rasyonel ve modern sınırlarının çizilmesi için düğmeye basıldı. T.C. Arapgir Kaymakamlığı ve bölge tarih arşivlerinden derlenen bilgilere göre, takvimler 1927 yılını gösterdiğinde tarihi bir karar alındı.
Yüzyıllar boyunca Diyarbakır, Sivas ve Elazığ arasında adeta idari bir köprü vazifesi gören Arapgir, coğrafi yakınlığı, ekonomik bağları ve lojistik avantajları göz önünde bulundurularak tamamen Malatya’ya bağlandı ve kentin en köklü ilçelerinden biri haline getirildi.
Bugün kayısısıyla meşhur Malatya’nın bağrında huzurlu bir ilçe olan Arapgir, sokaklarında gezenlere aslında hala o kadim "Diyarbakır Sancağı" olduğu dönemlerin heybetini ve tarihi dokusunu fısıldamaya devam ediyor.