Oğlunu, gelinini ve 3 torununu kaybeden Halil Alkuş, gözyaşlarını tutarak,
“Bizlerin tek dalı onlardı ama ne yazık ki kaybettik. Yüce Rabbim düşmanımı bile ciğeriyle sınamasın. Çeken bilir ciğer acısını. Rabbimize diyecek tek kelamımız yok; canı bizlere veren de o, alan da yine o. Ciğer acısı işte, ciğer acısı…”
diyerek derin acısını dile getirdi.
"9 CANIMIZ GİTTİ…"
Nezahat Fırat, mezar başında acı dolu anlar yaşarken,
“Allah kimseye bu acıları yaşatmasın. Kızımı, damadımı, torunumu, toplam 9 canımız gitti. Torunumun hem doğum günü hem de ölüm yıl dönümüydü, daha 16 yaşındaydı. Kızım daha kırk yaşındaydı, hayalleri vardı. Rabbim kimler bunların canına kast ettiyse, rabbim de aynı acıları kendilerine yaşatsın diye dua ediyorum,”
sözleriyle acısını dile getirdi.
"RABBİM KİMSELERE BÖYLE ACILAR YAŞATMASIN…"
Depremde ablasını kaybeden Yasemin Fırat ise,
“Geliyoruz mezarlarına ama sanki boşa gelip gidiyormuş gibi hissediyorum. Rabbim kimselere böyle acılar yaşatmasın. Depremden kaynaklı ölümler olmaz inşallah,”
diyerek, kaybettiği ablası için duyduğu özlemi ve yaşadığı derin boşluğu ifade etti.
ACI, ZAMANLA GEÇMEDİ
6 Şubat, Malatya’da yeniden yaşandı. Aileler, kaybettikleri sevdiklerinin mezarlarını ziyaret ederek gözyaşları içinde dua etti.
Her bir dua, kaybolan hayatların anısını yaşatmak ve bir daha böyle büyük felaketlerin yaşanmaması için yapılan bir dilek oldu.
Bu anmalar, acıların zamanla geçmediğini, yüreklere kazınan kayıpların bir ömür boyu devam edeceğini gösterdi.