Beslenme alışkanlıkları üzerine yürütülen diyet tartışmalarında ekmek tüketimi sürekli eleştiri konusu yapılıyor. Prof. Dr. Osman Müftüoğlu doğru seçimlerle ekmeğin sağlıklı bir yaşamın parçası olabileceğini anlattı.
Geleneksel yöntemlerle pişirilen lifli gıdalar ile modern üretim tesislerinden çıkan beyaz ekmekler insan vücudunda tamamen farklı tepkiler yaratıyor.
BEYAZ UN VİTAMİN KAYBINA YOL AÇIYOR
Tüketilen ekmekteki en büyük ayrım kullanılan unun işlenme kalitesinden geçiyor. Beyaz ekmek üretimi sırasında tahılın besleyici bölümleri büyük oranda ayrıştırılıyor. Bu işlem gıdanın mineral değerini ciddi şekilde düşürüyor.
Lif oranı azalan ekmek midede çok hızlı sindiriliyor. Kan şekerinde ani yükselişler yaratan bu durum kişide kısa süre içinde yeniden açlık hissi uyandırıyor.
Tam tahıllı alternatiflerde ise tahılın doğal yapısı korunuyor. Yüksek lif oranı sindirim sürecini yavaşlatırken tokluk hissini destekliyor.
KOYU RENKLİ EKMEK ALDATMACASI
Sağlıklı ekmeği sadece dış görünüşüne veya rengine bakarak seçmek tüketiciyi yanıltıyor. Raflardaki koyu renkli bazı ürünler her zaman tam tahıllı un barındırmıyor. En doğru tercih için ürünün içindekiler etiketini detaylıca incelemek gerekiyor.
Sağlıklı bir ekmeğin içeriğinde ilk sıralarda tam buğday veya çavdar unu yer almalı.
İlave şeker ile glikoz şurubu barındırmayan ürünler alınmalı. Tuz oranı düşük ve katkı maddesi sınırlandırılmış seçenekler tercih edilmeli.
EKŞİ MAYA VE DONDURMA İŞLEMİNİN FAYDALARI
Doğal fermantasyon süreciyle hazırlanan ekşi mayalı ekmekler sindirim sistemini rahatlatıyor. Fermantasyon ekmeğin hücresel yapısında değişiklikler yaratarak kan şekeri dengesi üzerinde olumlu etkiler bırakıyor. Uzmanlar sadece ekşi maya kullanmanın tek başına yeterli olmadığını belirtiyor. Mayanın hangi unla birleştiği büyük fark yaratıyor. Tam tahıllı unla yoğrulan ekşi mayalı ekmek, beyaz una kıyasla çok daha sağlıklı bir profil çiziyor.
Ekmeği dondurucuda bekletip çözdürdükten sonra tüketmek besin değerinde şaşırtıcı bir değişim yaratıyor.
Dondurma işlemi dirençli nişasta miktarını artırıyor. Karbonhidratların parçalanma hızı düşüyor ve kan şekeri üzerindeki baskı azalıyor.
Ekmek tüketimini tamamen suçlamak veya sınırsızca yemek doğru bir yaklaşım olarak kabul edilmiyor. Temel farkı seçilen ürünün kalitesi ile porsiyon miktarı belirliyor. Bilinçli seçimler yapıldığı takdirde ekmek dengeli bir diyet programında rahatlıkla yer buluyor.