Aktar Ömer Baştürk, Osmanlı’dan günümüze kadar gelen ve Ramazan ayının vazgeçilmezleri arasında yer alan Ramazan şerbetiyle ilgili bilgiler verdi.
Baştürk, Ramazan şerbetinin Türk kültüründe önemli bir yeri bulunduğuna dikkat çekerek, birçok vatandaşın marketlerden Ramazan şerbeti almak yerine, evde daha doğal olarak hazırlamayı uygun gördüklerini söyledi.
Ramazan şerbetinin karanfil, hibiskus, tarçın gibi bitkilerden hazırlandığını ifade eden Baştürk, şunları kaydetti:
“Hibiskus: Dünyanın birçok yerinde hibiskus bitkisi gıda yapımında kullanılır. Bu bitkinin sağlığa pek çok faydası bulunur. Ekşimsi bir tada sahip olan bu bitki antioksidan açısından zengindir. İçeriğinde bol miktarda C vitamini barındırır. Hibiskus soğuk algınlığı başta olmak üzere, üst solunum yoluna oldukça fazla faydası bulunur. Kan şekeri seviyesini düzenler.
Tarçın: Aromatik lezzetli ve sağlık açısından faydalı bir bitkidir. Antioksidan bakımından zengindir. İçerisinde kalsiyum, demir, A, C, E ve K vitaminleri bulundurur. Tarçın soğuk algınlığı, nezle gibi kış ayı rahatsızlıklarına iyi gelir. Vücudu hastalıklara karşı korur ve bağışıklık sistemini güçlendirir. Kan dolaşımını destekleyen tarçın, kan şekerini düşürmeye yardımcı olur, kan şekerini dengede tutar.
Karanfil: Ağız kokusunu giderir, diş sağlığı için de kullanılır. Anti bakteriyel özelliği sayesinde vücuttaki bakteri ve virüslere karşı fayda sağlar.”
ŞERBET NASIL HAZIRLANIR?
Şerbetin nasıl yapıldığını da anlatan Baştürk,
“Kaynamış suya 3 veya 5 gram karanfil ve 5 veya 10 gram tarçın ile bir yemek kaşığı hibiskus kullanılır. Bunların tamamı kaynamış 2 litre suya konulup, 2-3 dakika kaynatılır. İçine şeker ilave edilir. Daha sonra şerbet soğumaya bırakılır. Şerbetimiz böyle hazır hale getirilir. Bizler insanlarımızın asitli içecekler yerine Ramazanlıkta bu şerbeti tüketmelerini tavsiye ediyoruz”
dedi.






