Fırat Kalkınma Ajansı’nın kültür yayınları arasında yer alan "Fırat'ın Efsaneleri Malatya" kitabında gün yüzüne çıkan "Altın Saban ve Beydağı Efsanesi", Malatya topraklarının bereketini ve yüzyıllardır süregelen zenginlik arzusunu mistik bir hikayeyle geleceğe taşıyor. Dağın zirvesinde uyuyan bir ermişin, ovanın hak ettiği değere kavuşacağı günü beklediği o kadim inanış, Anadolu insanının toprağa olan saygısını gözler önüne seriyor.
Anadolu’nun her köşesi, insanı toprakla, dağı nehirle bağlayan benzersiz hikayelerle örülü. Bu hikayelerin Malatya coğrafyasındaki en etkileyici simgelerinden biri, şehre tepeden bakan ve bereketli sularıyla ovayı besleyen Beydağı… Ardıç ve çam ağaçlarının bulutlara uzandığı, temiz havasıyla can verdiği bu dağ, sadece doğasıyla değil, bağrında sakladığı mistik bir inanışla da Malatya’nın hafızasında yer tutuyor. Fırat Kalkınma Ajansı tarafından yayımlanan "Fırat'ın Efsaneleri Malatya" kitabında derlenen anlatı, Beydağı’nın zirvesinde zamansız bir uykuda olan bir ermişin ve onun "Altın Saban" sorusunun gizemini anlatıyor.
RİVAYETE GÖRE…
Yöre halkı arasında kuşaktan kuşağa aktarılan rivayete göre, Beydağı’nın ulaşılamaz yüceliklerinde, sonsuzluk uykusuna dalmış ulu bir ermiş yaşamaktadır. Bu ermiş, her yıl sonbahar gelip de tarlalarda çift sürme, ekim zamanı başladığında derin uykusundan uyanır ve ovaya doğru seslenir: “Malatya Ovası altın sabanla sürülüyor mu?” Ancak her defasında toprağın henüz o nihai berekete ve değere ulaşmadığını simgeleyen olumsuz bir yanıt alıyor ve mahzun bir şekilde yeniden sonsuz uykusuna geri dönüyor. İnanışa göre, eğer bir gün bu soruya "Evet" cevabı verilirse, ermiş uykusundan tamamen uyanıp yeniden dirilecek.
NEYİ SEMBOLİZE EDİYOR?
Yöre insanının bu mistik hikayeden çıkardığı anlam ise oldukça derin. Ermiş, aslında Malatya Ovası’nın doğru ve iyi işlendiği takdirde orada yaşayan insanlara altın değerinde bir zenginlik sunacağını müjdeliyor. Toprağın değerini bilen, onu layığıyla işleyen bir toplumun refah içinde yüzeceğini, öyle ki tarlaları süren sabanların bile altından yapılacağı bir bolluk döneminin geleceğini sembolize ediyor.
TOPRAĞA SEVGİYLE BAĞLI BİR KÜLTÜRÜN İZLERİ
Bugün Malatya, kayısısıyla, hububatıyla ve bereketli topraklarıyla Anadolu’nun parlayan yıldızlarından biri olmaya devam ediyorsa, bunun arkasında toprağa sevgiyle bağlı bir kültürün izleri bulunuyor. Fırat Kalkınma Ajansının bahsi edilen kitabında yer alan o duygulu satırlarda da denildiği gibi; şahin bakışlı, deli Fırat akışlı, keklik sekişli Beydağı, bir gün o ovanın tamamen "altın sabanlarla" sürüleceği, yani hak ettiği en yüksek refah seviyesine ulaşacağı günü vakur duruşuyla beklemeye devam ediyor.