Gündem

Bana bir harf öğretenin kölesi olurum’dan sınıfta bıçaklanmaya

Malatya Bağımlılıkla Sivil Mücadele Derneği Başkanı İhsan Ercan, eğitim kurumlarında artan şiddet olaylarına karşı "Öğretmenleri Koruyacak Güvenlik Yasası" çağrısında bulundu. Ercan, "Bıçak ve uyuşturucu sınıfa girmeden, çözüm Meclis’ten çıkmalı" dedi.

Abone Ol

Eğitim camiası, son yıllarda artış gösteren ve can kayıplarıyla sonuçlanan şiddet olaylarının derin üzüntüsünü yaşıyor. 1980 yılında Malatya’da henüz bir ilkokul öğrencisiyken tanık olduğu öğretmen cinayetinden bugüne toplumsal tabloda bir iyileşme olmadığını vurgulayan İhsan Ercan, eğitimcilerin acilen yasal bir zırha kavuşması gerektiğini belirtti. Ercan, öğretmenlerin ve okul idarecilerinin belirli şartlar altında üst ve çanta arama yetkisine sahip olmasını içeren kapsamlı bir kanun teklifi önerisini gündeme taşıdı.

46 yıllık bir zaman diliminde şiddetin sadece biçim değiştirdiğini ifade eden Ercan,

"Yıl 1980, yer Malatya'da bir okul. Sömestr tatili dönüşüydü ve birinci sınıftaydım. Bir öğretmenimiz öldürülmüştü, o zamanlar siyasi nedenler denmişti. Yıl 2026 oldu ve değişen hiçbir şey yok; bugün de bir öğretmenimiz öğrencisi tarafından bıçakla katlediliyor. Aradan geçen yarım asra yakın sürede sadece suç aleti ve failler değişti ancak sonuç hep aynı acı ölüm oldu. 'Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum' anlayışından, öğretmene kurşun sıkılan veya bıçak çekilen bu noktaya nasıl savrulduk?"

sözleriyle yaşanan yozlaşmaya dikkat çekti.

Okullardaki güvenlik açığının hem eğitimcileri hem de geleceğimiz olan öğrencileri doğrudan tehdit ettiğini belirten Ercan, öğretmenlerin mevcut sistemde hukuki bir boşlukta bırakıldığını savundu. Bugün birçok öğretmenin, bir öğrencinin üzerinde kesici alet veya uyuşturucu madde bulunduğuna dair güçlü şüphe duysa dahi müdahale etmekten çekindiğini dile getiren Ercan,

"Eğitimcilerimiz taciz suçlaması, darp iftirası veya fiziksel şiddetle karşı karşıya kalma korkusuyla elleri kollu bağlı bir şekilde beklemek zorunda kalıyor. Bunun temel sebebi, öğretmenlerin bu tür riskli durumlarda açık bir yasal yetkiye ve hukuki güvenceye sahip olmamasıdır. Mevcut durumda güvenlik güçleri gelene kadar geçen sürede telafisi mümkün olmayan felaketler yaşanabiliyor"

dedi.

Çözümün ancak Gazi Meclis çatısı altında yapılacak yasal düzenlemelerle mümkün olacağını ifade eden İhsan Ercan, "Öğretmenleri Koruyacak Güvenlik Yasası"nın bir an önce çıkarılması gerektiğini vurguladı. Ercan'ın önerisine göre; okul yönetiminin bilgisi ve denetimi altında, öğrencinin onurunu zedelemeden ve tamamen şüpheye dayalı durumlarda öğretmenlere sınırlı üst arama yetkisi verilmesi gerekiyor. Bu yetkinin aynı kolluk kuvvetlerinde olduğu gibi hukuki bir çerçeveye ve tutanağa bağlanması gerektiğini belirten Ercan, amacın öğrencileri cezalandırmak değil, tehlikeyi henüz sınıf kapısından girmeden bertaraf etmek olduğunu kaydetti.

Açıklamasını duygusal bir mesajla sonlandıran Ercan,

"Öğrenciyi korumanın yolu, öğretmeni korumaktan geçer. Bıçak, silah ve bağımlılık yapan her türlü madde sınıfa girmeden yasalar öğretmenin yanında saf tutmalıdır. Bu vesileyle görevi başında şehit edilen tüm öğretmenlerimize Allah'tan rahmet diliyor, üzerinden 46 yıl geçmesine rağmen hâlâ görüştüğüm ilkokul öğretmenim başta olmak üzere tüm eğitimcilerimizin ellerinden hürmetle öpüyorum"

ifadelerini kullandı.