AK Parti Malatya Milletvekili Abdurrahman Babacan, katıldığı televizyon canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Babacan, CHP’de yaşanan süreç, AK Parti’nin siyasi stratejisi, yargı-siyaset ilişkisi, dış politika, ekonomi ve Malatya siyasetine dair değerlendirmeler yaptı.
Milletvekili Babacan, AK Parti’nin CHP’de yaşanan süreçleri kendi siyasi kazanımına dönüştürme ihtiyacı olmadığını savundu. AK Parti’nin seçimlere dönük kendi strateji çalışmasını yürüttüğünü ifade eden Babacan, bu tür süreçlere kısa vadeli siyasi kazanç penceresinden bakmadıklarını dile getirdi.
“AK PARTİ’NİN BÖYLE SÜREÇLERİ SİYASİ KAZANIMA ÇEVİRMEYE İHTİYACI YOK”
Babacan, canlı yayındaki değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“AK Parti’nin böylesi süreçleri kendi siyasi kazanımına tahvil etmeye ihtiyacı yok. Bu konuda özgüvenliyiz. Çok rahat, net söylüyorum. Yani artılarımızın, eksiklerimizin de farkındayız. Artılarımızın da farkındayız. Pozitif gündemlerimizin de farkındayız. Epey bir zamandan beri biz kendi içimizde bir strateji çalışmasını yürütmeye başlamıştık zaten. Seçime dair. Bu seçim ne zaman olursa olsun.
Dolayısıyla biz böyle hani ya CHP ile alakalı şöyle bir operasyon çekelim, buradan da kendimize şöyle bir kazanım elde ederiz noktasında bakan herhangi bir siyasi hareket çok kısa vadeli, çok dar ufuklu bir siyasi hareket olur. AK Parti’nin, Recep Tayyip Erdoğan’ın, Sayın Cumhurbaşkanımızın bütün siyasi kariyerine, geçmişine baktığınızda hiçbir zaman böyle şeylerden medet umacak ve tevessül edecek bir tarzı hiçbir zaman olmaz.”
“SİYASETİN YARGI ELİYLE DİZAYN EDİLMESİNE KARŞIYIZ”
Babacan, yargı-siyaset ilişkisine ilişkin değerlendirmesinde, siyasetin kendi dinamikleri içinde ilerlemesi gerektiğini söyledi. Yargı vesayeti ve yargısal aktivizm konularında AK Parti’nin geçmişten gelen bir duruşu olduğunu ifade etti.
Babacan, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Çünkü siyaseti doğru kodlaması gereği bunu yapar. Siyaset kendi dinamikleri içerisinde hareket eder. Üstelik yargı vesayeti ve yargısal aktivizm meselesi ise en başta bizim kendi damarımız dahil olmak üzere Sayın Cumhurbaşkanımızın kişisel siyasi kariyeri dahil olmak üzere en başta bizim karşı durduğumuz bir şeydir. Dolayısıyla ben siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesinden ancak ve ancak bunu yapan tarafın zarar göreceğini bilebilecek bir siyasi tecrübeye ve bilince sahibim.”
“AJANDAMIZDA DIŞ POLİTİKA, TERÖRSÜZ TÜRKİYE VE EKONOMİ VAR”
AK Parti’nin önümüzdeki döneme ilişkin gündem başlıklarını da paylaşan Babacan, dış politika, terörsüz Türkiye, demokratikleşme ve ekonomi alanlarına dikkat çekti.
Babacan, konuşmasında şu değerlendirmeyi yaptı:
“Başka bir şey daha var. Benim ajandam var. Bu ajandam işte 2 seneye yakın bir zaman var seçime. Bu ajandam şu AK Parti olarak: Dış politika. Etrafımızda ateş çemberi ve belli ki devam edecek bu iş. Ateş çemberi nereden devam edecek? Bir defa Lübnan-Suriye hattı, İsrail, Doğu Akdeniz, Ege, Kıbrıs yani Suriye’nin kendi iç dinamikleri, Irak-İran hattı ve beraberinde terörsüz Türkiye, terörsüz bölge. Şimdi burada bu kadar hikâyenin içerisinde güvenli bir liman olması az bir şey midir Türkiye’nin? Dolayısıyla biz bir defa bunu koyarız ama bunu istikrarlı kılabilecek altyapı çalışmalarını da savunma sanayindeki başarılar ve kalkınma hikâyesi başta olmak üzere bunu yaparız. Bir. İkincisi, terörsüz Türkiye’yi menziline ulaştırırız. Ama terörsüz Türkiye’yi aynı anda iki başlık olarak görürüz.”
“EKONOMİDE EKSİKLERİN FARKINDAYIZ”
Ekonomi başlığında hayat pahalılığı, enflasyon ve emeklilere ilişkin sorunları bildiklerini ifade eden Milletvekili Abdurrahman Babacan, bu alanlarda rahatlatıcı adımların nasıl genişletilebileceği üzerine çalışıldığını söyledi.
Babacan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Üçüncüsü ekonomi. Ekonomiyle alakalı nakısaların farkındayız. Hayat pahalılığı, enflasyon, emekliler; bununla ilgili nasıl daha da genişletiriz, nasıl daha da rahatlatırız? Dolayısıyla bakın bizim bu kadar uzun soluklu ve uzun erimli bir perspektifimiz varken ben şu aradan bir de şunu çıkartayım. Bunun bana komplikasyonun ne olacağını ben siyaseten öngöremem.”
“MALATYA’DAN BİR ÖRNEK VEREYİM”
Babacan, konuşmasının devamında Malatya siyaseti üzerinden CHP ve Veli Ağbaba’ya ilişkin iddiaları değerlendirdi. Babacan, bu iddiaların Malatya seçmeninde rahatsızlık oluşturduğunu savundu.
Babacan, konuya ilişkin şu sözleri dile getirdi:
“Bakın ben size Malatya’dan bir örnek vereyim. Malatya vekili olduğum için. Bakın, Veli Ağbaba üzerinde dönen dolaşan suçlamalar ve iddialar, işin para kaynağının merkezi olması, özel hayata girmiyorum. Özel hayat ahlaki değil, o yüzden girmiyorum. Ama bu hikâyenin kendisi sadece Malatya halkında, Malatya seçmeninde bile çok ciddi manada bir rahatsızlık, CHP’ye dair ve Veli Ağbaba’ya dair bir rahatsızlık üretti. Şimdi ben bunu siyasetçi olarak görüyorum.”
“KENDİ ALEYHİME DÖNEBİLECEK İKLİMİ NEDEN OLUŞTURAYIM?”
Babacan, CHP’ye yönelik iddialar üzerinden oluşan siyasi tabloyu AK Parti’nin lehine çevirebileceklerini ancak bu sürece müdahil olmanın kendi aleyhlerine sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Babacan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Şimdi son 4 aydır bu Özkan Yalım, Manavgat vesaire falan hikâyeleri üzerinden dönüp dolaşan CHP’nin uğradığı imaj hasarını ben politik bir fayda olarak kendime tahvil edecekken bir anda kendi aleyhime dönebilecek bir siyasal iklimi neden oluşturayım AK Parti olarak?”