Felaketin görünmeyen kahramanlarından Türk Kızılay personeli Şeyma Rümeysa Demir’in yaşadıkları yürekleri dağladı. Depremin ilk 15 dakikasında evladını bırakıp yardıma koşan ve aylarca lojistik depolarında sabahlayan Demir, yaşadığı stres ve yoğun çalışma temposu nedeniyle 13 kilo verince, öz kızı tarafından tanınmadı. Fedakâr annenin, "Kızım telefonda beni görünce 'Bu annem değil, annem öldü' dedi" sözleri, deprem sonrası verilen mücadelenin ve ödenen bedellerin ne kadar ağır olduğunu bir kez daha hatırlattı.
ÖZ KIZI TANIYAMADI
Türk Kızılay Malatya İl Merkez personeli olarak dört yıldır görev yapan Şeyma Rümeysa Demir,
“Deprem döneminde sahada görev alan personellerden biri de bendim. O ilk 72 saat çok kritik bir süreçti. Depremden sonra yaklaşık 15 dakika içinde çocuğumu güvenli bir yere bırakıp görev alanıma gittim. Bu iş sadece bir personel olma sorumluluğu değil, tamamen gönül ve vicdan işiydi. Kızılay personeli olduğum için değil, insani bir duyguyla kendimi parçalarcasına çalıştım. O süreçte kendimizi öyle bir unuttuk ki yaklaşık 13 kilo verdim. Kızım beni telefonda gördüğünde zayıflıktan tanıyamayıp ‘Bu annem değil, annem öldü, bu kim?’ demişti”
diye konuştu.
“YEMEK YEMEYİ UNUTTUM”
Deprem kahramanı Demir,
“Görevden yaklaşık 10-12 gün sonra ilk kez kızımın yanına gidebildim. Ben gidene kadar hiç eve girmemiş, hep arabada yatmıştı. Onu rahatlatıp birlikte içeri girdik ve orada uyumasını sağladım. Sonrasında çocuklarımı şehir dışına gönderip yaklaşık 3 ay boyunca depoda yatıp kalkarak görevime devam ettim. Vakit yoktu, sürekli bir yerlere yetişmeye çalışıyorduk. Yemek yemeyi gerçekten unuttuğum için 10-14 gün gibi kısa bir sürede çok hızlı kilo verdim. Gece 2’de gelip bir paletin üzerinde bir saat dinleniyor, sonra tekrar göreve çıkıyorduk”
ifadelerini kullandı.
“DEPREM BENİM İÇİN BİR ÇİZGİ OLDU”
Deprem sonrasında bazı duygularını kaybettiğini söyleyen deprem kahramanı Demir,
“İşimi gönülden yaptım. Hiçbir zaman burayı terk etmeyi ya da ‘işim çok ağır’ demeyi düşünmedim. Deprem benim için bir çizgi oldu; sanki bazı duygularım kayboldu. Eskiden çok ağlayan biriydim ama depremden sonra tamamen donuklaştım. Şu an geldiğimiz nokta çok farklı ama Rabbim bir daha ne memleketimize ne de dünyaya böyle bir acı yaşatmasın”
açıklamalarında bulundu.