Yılların öncü dershanesi, eğitimdeki kalitesiyle göz dolduran İstanbul Dershanesi’ni, İstanbul Dershanesi Yönetim Temsilcisi Hasan Özkan ile konuştuk.
- Hocam yılların dershanecisi olarak öncelikle bu özel okula dönüştürülme sürecini bize biraz anlatır mısınız, süreçte gelinen son durum ne?
Biliyorsunuz dershaneler kapanmıyor, dönüşüyor. Kapanmak kanunen uygun olmadığı için dönüşme gibi bir eyleme müracaat ettik. İnşallah vatana millete hayırlı olur, ben hayırlı olur diye düşünüyorum. Birileri farklı baksalar da farklı görseler de bu arz talep mevduatıdır. Bu da ihtiyaca binaen ortaya çıkar ve insanlar durup dururken cebindeki paralarını bizlere vermezler. Bu süreç içerisinde yaklaşık 45 yılık dershanecilik geçmişi var. Bu süreç içerisinde kimileri merdiven altı dedi kimileri abiyene tabirler ‘tu kaka’ dedi. Ama herkes çocuğunu dershaneye gönderdi. Bu memleketin bir gerçeğiydi. Keşke bu gerçeği ilmi olarak inceleselerdi. Bunun üniversitelerde tez konusu olması gerekir. Çünkü memleketin realitesiydi. Geldiğimiz nokta itibarisiyle büyük kazanımlar elde etmişiz. Neden derseniz ilk defa devlet bizi ciddiye aldı. Bize diyor ki; size not verme yetkisi veriyorum. Size diploma verme yetkisi veriyorum. Bu inanılmaz bir fırsattır.
Eleştirmeye gelince eleştirmek kolay neden küçükten büyüğe unvanlıdan unvansıza herkesin eğitim ile ilgili çok ciddi problemleri olduğunu biliyoruz ve herkesin eleştirilerinin olduğunu da biliyoruz. Kişilere sorarsan kimisi Ahmet sorumlu diyor. Kimisi Mehmet sorumlu diyor. Veya Milli Eğitimi suçlu görenler var. Öğretmenleri suçlu görenler var. Veliyi suçlu görenler var. Çocuğu suçlu görenler var. Dershaneciyi suçlu gören var. Herkesin dışında birileri suçlu ama bir bütün olarak işin doğrusu bir sıkıntı var. Çünkü sınav sonuçları şunu gösteriyor. Bizler uzun yıllar içersinde okuma yazma bilmeyen yazdığını anlamayan yorumlamayan, dört işlemi bilmeyen öğrenciler yetiştirdik. 12 yıllık eğitim sonucunda sınav sonuçları bunu gösteriyor. Bize ilk kez eleştirdiğimiz şeyleri yapmamız lazım işin doğrusu 2019’a kadar 4 yıllık bir süreçle diyorlar ki siz okula dönüşebilirsiniz. Bununla alakalı kolaylaştırıcı tedbirler var. İlk kez okuduğunu anlayan, yorumlayan, 4 işlem bilen öğrenci yetiştireceğimize dair bizim kanaatimiz tam.
Derslerine çalışan insanlar şunu bilirler: Aslında dönüşen liselerin mevcut öğrencilerin yüzde 10’una hitap eder. Öğrencilerin yüzde 90’nı bulunduğu yerde kalacak. Yani minimal bir kesime hitap eder. Yüzde 90’nı eski sitemle, mevcut sistemle bugüne kadar geldiği şekilde devam edecek. Yüzde 10’luk şanslı kısmın ve epey de bir kısmın mağdur kalacağını hatırlatmak istiyorum. Okulların idarecileri şöyle algılıyorlar. Okullardaki bütün öğrenciler temel liselere geçecek ve okullarda öğrenci kalmayacak diye bir algı var. Malatya’ da 54500 civarında öğrenci var. Liseye devam edecek gelecek yıl. Mesela 13.500 9. sınıf öğrencisi 15.600 10. sınıf öğrencisi var. Bunların sayıları hepsi istatistikte var. Bu öğrencilerin ne kadarı temel liselere geçecek? 5.400 tane öğrenci geçecek. Tabi biz artık devlet okulu gibi olduk. Diploma verme not verme yetkimiz var. Bunun dışındakilerle fazla zihnimizi meşgul etmememiz lazım fakat memleket bir bütün olduğu için o yüzde 90’ını zikretmezsek olmaz. Benim çalıştığım kurum 35 yıllık bir kurum. Yepyeni bir ruhla yepyeni bir ufukla devam edecek.
- Geçmişte 3 ya da 4 tane öğretmenin bir araya gelerek dershane kuruluyordu. Bu sistemden sonra yine birileri kendi kafalarına göre dershane açamayacaklar mı?
İnşallah diyelim. Çünkü ihtiyacı gidermeden kanun çıkarırsan ne olur merdiven altı olur. Malatya’da şu anda 1000’in üzerinde dersevi var. Gayrikanuni herhangi bir kontrolü kanunu olmadan iş merkezlerinin odalarında özel ders odaları var. Hiçbir kaydı yok. Devlet kayıtlı olanları kontrol ediyor.
- Bu ciddi bir sorun. Velilerimiz böyle kurumsal olmayan merdiven altın dediğimiz kurumlara nasıl kayıt yapıyorlar. Bu maddiyattan dolayı mı?
Kör atın kör alıcısı olur derler. İşin doğrusu sen barajı kurarsan; su dolar barajın üzerinden aşar. Yani ihtiyacı gidermeden böyle bir şeye girişilirse bu işin ticari ve siyasi bir iş olduğunu hepimiz biliyoruz. Şartlar zorlanarak dönüşüm oluşturuldu. Istırap kim çekecek gariban vatandaşlar çekecek. Kabak kimin başına patlayacak gariban vatandaşların başına patlayacak. Zenginler bir şekilde çocuklarını bu işten kurtaracak. Ama gariban vatandaş halinden memnun çok iyi oldu diyorlar. Allah mübarek eder inşallah. İnşallah tedbir alırlar. Bu konu ile ilgili Sayın Bakanla konuştuk. İyi niyetle çalışıyorlar. Bize, siz esnaf değilsiniz bu tür şeylere kafa yormayın dedi.
- Öğrencilere verdikleri ücretin son kuruşuna kadar karşılığını verdiniz. Kurum olarak bu dönüşüm olayından sonra neler yaptınız, neler yapacaksınız, neden siz tercih edilmelisiniz?
İstanbul Dershanesi bütün Final camiasının kuruluş yeridir. Bütün Final Dergisi Dershaneleri’nin çıkış merceği İstanbul Dershaneleri’dir. Eğer bir şerefse final dergisi çıtlığından beri Türkçe bölümü yazarlığı yapıyorum. 1991’den sonra açılan şubelerimizin adını Final Dergisi Dershaneleri yaptık. Bu camiada herkes şunu bilir: ‘Bazıları sizi yarı yolda bırakabilir fakat biz yolun sonuna kadar sizinleyiz’ diye bir sloganımız vardı. Sloganlar önemli değil insanların çizgisi önemli. Alem bilir ki bu kurum sözünü hep yerine getirmiştir. İstanbul Dershaneleri’nin ya da Final Dergisi Dershaneleri’nin değil bütün dönüşüm liselerinin beraber hareket etmesi gerekir. Zaman zaman dönüşüme başvurmuş arkadaşlarla bir araya geliyoruz. Elimizde olan her şeyi biz arkadaşlarımızla paylaşıyoruz. Çünkü temel liselerin cümlesi başarılı olursa biz de başarılı oluruz. Bireysel olarak birinin başarısı olursa bir anlam ifade etmez.
- Bazı dershanelerde yapılan süper zekâlar ayrımı vardı, sizde ayrım olacak mı?
Hiçbir zaman öğrencileri tasnif ederken zengin ve zeki diye ayrım yapmadık. Vatandaşlarımız bunu bilir. Durumu iyi olmayan öğrencilere her zaman yardımcı olduk. Biz barajı aşamayan öğrencilerimize ek dersler yaptık.