Yaşam

Malatya’nın gülen yüzleri | Bir kafe, bir umut hikâyesi

Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle Sanat Sokağı’nda hayata geçirilen Gülenyüzler Kafe, Down sendromlu bireylerin hem hayata tutunmasına hem de topluma kazandırılmasına öncülük ediyor. Malatya Down Sendromlular Derneği Başkanı Nursel Vardı, bu özel mekânın perde arkasındaki büyük çabayı BUSABAH Medya’ya anlattı.

Abone Ol

Malatya’da 2021 yılında kapılarını açan Gülenyüzler Kafe, yalnızca bir kafe değil; bir farkındalık projesi, bir umut kapısı. Malatya Büyükşehir Belediyesi ile İŞKUR iş birliğinde hayata geçirilen bu özel mekân, Down sendromlu bireylerin hem sosyal hayata katılımını hem de gelişimlerini destekliyor.

“MALATYA’YA KATMA DEĞERİ OLAN BİR MEKÂN”

Gülenyüzler Kafe’nin hem şehir için hem de Down sendromlu bireyler için çok önemli bir konumda olduğunu ifade eden Malatya Down Sendromlular Derneği Başkanı Nursel Vardı,

“Gülenyüzler Kafe, 2021 yılında açıldı. Proje; Büyükşehir Belediyesi ve İŞKUR iş birliğiyle hayata geçirilmiş, Malatya’mıza katma değeri olan çok önemli, özel ve farkındalık yaratan bir mekândır. Burada sekiz çocuğumuz istihdam ediliyor. Ayrıca 25'e yakın çocuğumuz da aktif şekilde gelip diğer çocukların yaptığı hizmetleri yerine getiriyor. Bunun yanında sosyalleşmelerine katkı sunmak amacıyla spor etkinlikleri, el becerileri, müzik ve okuma-yazma gibi alanlarda çeşitli eğitimler alıyorlar. Tüm bu süreç, proje kapsamında görev yapan iki öğretmenimizin rehberliğinde yürütülüyor. Öğretmenlerimiz genellikle engelli egzersiz bölümü mezunlarından seçiliyor ve bu alanda deneyimli bireyler tercih ediliyor. Çünkü aldıkları eğitimi sürdürebilmeleri adına büyük katkı sağlıyorlar. Eğer bu işi deneyimi olmayan kişilerle yürütmeye kalkarsak, çocuklarımızın aldığı önceki eğitimlerin büyük kısmı boşa gider”

dedi.

“BİRÇOK KİŞİ BAŞARILI OLAMADI”

Her çocuğun kendine has karakteri olduğunu belirten Vardı,

“Çocuklarımızın tamamı Down sendromlu olsa da aralarında mozaik yapıda olanlar, daha ağır ya da daha hafif seviyede olanlar da bulunuyor. Hepsinin farklı özellikleri, takıntıları, kronik rahatsızlıkları mevcut. Öğretmenlerimiz önce bu durumları tespit edip, ardından çocukları hayata hazırlıyorlar. Bu hazırlık sürecinde bireysel farklılıkları bilmek büyük önem taşıyor. “Ben belge aldım, bu çocuklarla çalışabilirim” diyen birçok kişi geldi ama başarılı olamadı; hatta olumsuz etkiler de yaşandı. Bu nedenle bu alanda eğitimli kişilerle çalışmak, çocukların hayata kazandırılmasında çok daha verimli ve etkili oluyor”

diye konuştu.

“SADECE DİLİ KULLANMADA SIKINTI YAŞIYORLAR”

Down sendromlu bireylerin gerekli eğitimler verildiği takdirde normal bireylerden farkı olmadığını savunan Vardı,

“Çocuklarımız bu kafe ortamında müşterilere hizmet ediyor, sipariş alıyor ve siparişleri tamamlayarak ikramlarda bulunuyor. Öncesinde masaları ve sandalyeleri temizliyor, düzenlemeler yapıyor, mutfakta birtakım işleri yerine getiriyorlar. Eğitim verildiği takdirde, normal bireylerin yaptığı pek çok şeyi çocuklarımız da rahatlıkla yapabiliyor. Zekiler ama dili kullanmada zaman zaman zorlanabiliyorlar. Söylenen her şeyi anlıyorlar; ancak kendilerini ifade ederken sıkıntılar yaşayabiliyorlar. Eğer karşılarındaki kişi onları anlamazsa, içlerine kapanıyorlar. “Beni anlamadı” diye düşünerek ya kendilerine ya da hayata küsüyorlar. Bu duygularını da açıkça ifade edemedikleri için ancak zamanla, davranışlarından nedenleri anlayabiliyoruz”

 ifadelerini kullandı.

“İÇLERİNDEN ADETA CEVHER ÇIKTI”

Kendisinin de Down sendromlu bir bireyin annesi olduğunu dile getiren Vardı, bu bireylerin her şeyi bildiğini ancak ifade etmekte sorun yaşadıklarını söyledi. Down sendromlu bireylerin içlerinden adeta cevher çıktığını söyleyen Vardı,

“Benim kızım da Down sendromlu bir birey. İrem’in doğumu, hayatımda büyük bir değişime neden oldu ve önceliğim haline geldi. İrem ve onun gibi çocuklarımız, benim için bir amaç hâline geldi. Onları hayata kazandırabilmek adına neler yapılabilir, nasıl adımlar atabiliriz diye düşünerek 2016 yılında derneğimizi kurduk. O günden bu yana çok çeşitli etkinliklere, spor yarışmalarına ve yerel-ulusal organizasyonlara katıldık. Bu süreçte çocuklarımızın gelişimine yakından tanıklık ettik. Önceden hiç konuşmayan, içine kapanık çocuklarımız zamanla konuşmaya, kendilerini ifade etmeye başladılar. İçlerinden adeta cevherler çıktı; beklemediğimiz cümleler kurdular. Şunu fark ettik ki, aslında bu çocuklar her şeyi biliyor ama ifade etmekte zorlanıyorlar. Onların gelişimi sosyal ilişkilerine de yansıdı”

 ifadelerine yer verdi.

“DAHA ÇOK ÇOCUĞA ULAŞMAK ADINA YENİ ADIMLAR ATILIYOR”

Devletin engelli bireyler için gerçekten büyük destekler sağladığını, birçok alanda kendilerine yol açtıklarını ifade eden Vardı,

“Bu süreçte en büyük şansımız, ilimizdeki yetkililerin duyarlı insanlar olmasıydı. Sıklıkla buraya geliyorlar, etkinliklerimize, toplantılarımıza katılıyorlar. Her platformda çocuklarımızla ilgili sorunları dile getiren bir taraf olarak, onların da çocuklardaki değişimi görmesiyle daha çok çocuğa ulaşmak adına yeni adımlar atılıyor. Bu gibi yerlerin, bu çocuklara yapılan yatırımların karşılık bulduğunu görmek bizim için büyük bir mutluluk. Çünkü bu çocuklar artık normal bireyler gibi davranmaya başladılar”

 dedi.

“AYAKKABISINI BAĞLAYABİLMESİ BİZİM İÇİN BAŞARI”

Kafenin çocukların gelişiminde çok önemli bir konumda olduğunu belirten Vardı,

“Mesela bir anne-baba, “Çocuğumu hangi okula göndersem, eğitimi daha iyi olan hangisi?” diye düşünürken biz, “Benim çocuğum masayı düzgün kurabiliyor mu? Ayakkabısını bağlayabiliyor mu? Düğmelerini ilikleyebiliyor mu?” gibi soruları soruyoruz. Eğer bunları başarabiliyorsa, bu bizim için en büyük başarıdır. Bu anlamda kafenin katkısı büyük”

diye konuştu.

“HERKESİN ÇEVRESİNDE BİR GÜN ÖZEL BİREYLER OLACAK”

Şehrin yeniden ayağa kaldırılma sürecinde bu tür derneklerinde göz önüne alınması gerektiğini söyleyen Vardı,

“Malatya büyük bir şehir. Büyük afetler yaşadık, yavaş yavaş toparlanıyoruz. Yeniden yapılanma sürecinde, yetkililerden beklentimiz; planlamalar yapılırken bu tür derneklere ve çocuklara özel alanlar oluşturulmasıdır. Bu çocuklar hepimizin çocukları. Herkesin bir gün mutlaka çevresinde böyle özel bireyler olacaktır. Bugün olmasa bile yarın. Bu yüzden bu projeler geleceğe dair bir alt yapı, bir hazırlık ve kolaylık anlamı taşır. Kızım 25 yaşında ama biz konuşma eğitimini ancak 18 yaşında aldırabildik çünkü Malatya’da o imkân yoktu. 18 yaşında dil eğitimi almaya başladık. İrem bütün harfleri öğrendi ama 18 yaşına kadar öğrendiği sınırlı kelimeleri kullanmaya devam ediyor. Eğer bu eğitim daha küçük yaşta verilmiş olsaydı, o bilgiler zihninde yer ederdi. Eğitim ve özellikle eğitimin sürekliliği, bu çocuklarımız için çok önemli”

diye konuştu.

“TÜRKİYE ÇAPINDA SES GETİRDİ”

Gülenyüzler Kafe’yi gören, duyan birçok kişi farklı illerden gelip “Biz kendi ilimizde ne yapabiliriz?” diye sorularla karşılaştıklarını belirten Vardı,

“Türkiye'nin pek çok ilinden burayı örnek alıp kendi şehirlerinde uygulamaya çalışanlar oluyor. Bu da bizim için gurur verici. 2021 öncesiyle 2025’teki çocuklarımız arasında karakter, davranış ve ifade açısından çok büyük olumlu farklar var. Böyle yerlerin örneğin Battalgazi’de ya da Yeşilyurt’ta da açılmasını istiyoruz. Bu bölgeler için de büyük değer olur. Bazı yetkililerimiz, “Yıllarca yol, su, kanalizasyon gibi projelerde çalıştım ama 40 metrekarelik bu mekân, Türkiye çapında ses getirdi” diyorlar. Sanat Sokağı’nda olduğumuz için çok sayıda protokol misafirimiz, bakanlar, milletvekilleri, turistler kafenin ziyaretçisi oluyor. Burası artık belediyenin vitrini haline geldi. Sanat Sokağı’nda yürüyenler buraya uğrayıp kahve içiyor, çocuklarımızın müzikli gösterisini izliyor, sohbet ediyor ve stres atıyorlar”

 söylemlerinde bulundu.

“ÇOCUKLARIN MASUMİYETİ, HER ŞEYİ GÜZELLEŞTİRİYOR”

Gülenyüzler Kafe’nin siyaset üstü bir yer olduğunu savunan Vardı,

“Burada siyaset, ekonomik krizler, hayat sıkıntıları konuşulmuyor. Burada sadece çocukların mutluluğu var. O mutluluk, başkalarına da yansıyor. Galatasaray Kulübü bizi Arena’da Galatasaray-Beşiktaş derbisine davet etti. İlk kez uçağa binen çocuklarımız oldu. Biz de o atmosferi çocuklarımız sayesinde gördük. Aynı şekilde Malatyaspor maçlarına da gittik. Hatta şunu söyleyebilirim: Bizi davet eden takım genelde galip geliyor. Çocukların masumiyeti, her şeyi güzelleştiriyor. Tüm siyasi partiler burada misafirimiz oldu, biz de onların misafiri olduk. Hatta bir ziyaretimizde Büyükşehir Belediye Başkanımız Sami Er, “Bütün gün negatif enerjiyle dolmuştum ama çocuklarla geçirdiğim birkaç dakika tüm kötü enerjimi unutturdu” cümlesini kullanmıştı”

 diyerek konuşmasını bitirdi.