Kültür & Sanat

Malatya kayısı festivali "yasak savar" mıydı?

Malatya'da 27. Kayısı ve Kültür Festivali'ni yorumlayan Araştırmacı Yazar Atilla Kantarcı, kayısıların zarar görmesiyle iptal edilen, ardından düzenleneceği açıklanan ve nihayetinde sadece resim sergisiyle sınırlı kalan festivalin, "yasak savar" niteliğinde olduğunu belirtti. Ayrıca Malatyalı yöneticilerin kültürel ve sanatsal etkinliklere önem verdiğini de dile getirdi.

Abone Ol

Malatya'da sadece bir gün içerisinde yapılıp hemen biten 27. Kayısı ve Kültür Festivali'nin deprem şehri Malatya için bir fırsat olabileceğini söyleyen Araştırmacı Yazar Atilla Kantarcı'dan sert eleştiriler geldi. Festivalin sadece resim sergisiyle sınırlı kaldığını ifade ederek, Malatya'da kültüre yönelik "üvey evlat muamelesi" yapıldığını söyledi.

“YASAK SAVAR GİBİ YAPTILAR”

Kayısı festivalinin savsaklandığını belirten Araştırmacı Yazar Atilla Kantarcı,

“Bu yıl kayısı festivali yaptığımızdan haberim yok. Belli ki yasak savar (Önem verilmeden yapılan iş) gibi bir şey yapıldı yani. Amaçlarına ulaştılar belediyenin zaten düşüncesi bu yöndeydi. Geçen ayın sonuna doğru kayısı festivali yaklaşınca Büyükşehir Belediye Başkanımız bu yıl ki festival yapılmayacak diye söylemişti. 'Kayısı yandı. Olmayan kayısının festivali mi olur?' diye bir cümle kurmuştu. Biz de kayısının olup olmamasının kayısı festivalini etkilememesi gerektiği yönünde birçok yazılar yazmıştık o zamanda. Yani kayısı bu sene yok diye kayısı festivali yapılmayacak düşüncesi çok yanlış bir düşünceydi. Aklı selim galip geldi sanıyorum. Daha sonra kayısı festivali yapılacak dendi. Fakat sonradan yine birtakım şeyler devreye girdi. Tekrar kayısı festivalini savsakladılar”

dedi.

“HERKESTE DERİN BİR HAYAL KIRIKLIĞI VAR”

Festivalin sadece bir ürün kutlaması olmadığını dile getiren Kantarcı,

“Kayısı festivalini sadece bir resim sergisine indirgemeleri beni açıkçası çok üzdü. Herkeste derin bir hayal kırıklığı var. Kayısının olmaması, festivalin olmaması anlamına gelen bir sonuç çıkarmamalı. Çünkü kayısı festivali sadece bir ürün kutlaması değildir. Kayısı festivali Malatya'nın kültürünü, gastronomisini, tanıtımını, turizmini, müziğini ve ekonomisini de canlandıran bir etkinliktir. Bunu öylece düşünmek lazım”

diye sözlerine ekledi.

“MALATYA BUNDAN DA EKSİK KALDI”

Malatyalıların festival tarihine göre memleketlerini ziyaret ettiklerini söyleyen Kantarcı,

“Yıllarca Malatya dışında yaşayan insanlar Malatya'ya geliş tarihlerini kayısı festivaline göre ayarlıyorlardı. Yani sıla-i rahim yapacak insanlar bile kayısı festivalini baz alarak Malatya'ya geliyorlar. Alışverişlerini yapıyorlar, akrabalarını, dostlarını görüp bulgurunu, zahiresini, kayısısını, neyi varsa işte alacağı şeyleri de alıp yaşadığı yerlere dönüyordu. Malatya bundan da eksik kaldı”

şeklinde konuştu.

“FAYDALI BİR FESTİVAL OLABİLİRDİ”

Kayısısı yanan çiftçilere moral olabileceğini söyleyen Kantarcı,

“Bu dönem hem kayısının tanıtımı rahatlıkla yapılabilirdi diye düşünüyorum. Ayrıca kayısı festivalinin en önemli etkisi moral ve dayanışma etkisiydi. Zarar gören üreticimiz var, değil mi burada. Binlerce üreticimiz zarar gördü. Onlara moral vermek, onları bir araya getirmek açısından da faydalı bir festival olabilirdi. Bu yüzden bu iki festival her zamankinden daha farklı ve anlamlı bir şekilde düzenlenebilirdi ve her zamankinden daha da faydalı bir sonuca ulaşabilirdi diye düşünüyorum”

ifadelerini kaydetti.

“MAALESEF BUNU DA BECEREMEDİK”

Festival aracılığıyla kayısının sorunlarını ulusal gündeme taşıyabileceklerinin altını çizen Kantarcı,

“Deprem sonrası bunalan insanımıza da moral ve motivasyon sağlayacağına, birlik beraberlik duygusunu artıracağına, gurbette yaşayan hemşehrilerimizin de memleketlerine gelmeleri için bir fırsat yaratacağını düşünüyordum ama maalesef bunların hiçbiri olmadı. Daha doğrusu sorunlarımızı bile ulusal gündeme taşıyamadık. Festival belki de Malatya'nın sorununu, kayısının sorununu ulusal gündeme taşıyacağı bir platform oluşturacaktı. Maalesef bunu da beceremedik. Bunu da kaçırdık. Yüzümüze gözümüze sürdük. Her zaman olduğu gibi”

dedi.

“KRİZLERİ MAALESEF FIRSATA ÇEVİREMİYORUZ”

Kültürel etkinliklerin tek tek iptal edilmesini eleştiren Kantarcı,

“Her zaman benim söylediğim bir laf var, ‘Krizleri maalesef fırsata çeviremiyoruz.’ Özellikle Malatya’da kültüre yönelik bir üvey evlat muamelesi var diye düşünüyorum. Bunun acısını ileride çekeceğiz. Bugün hissetmeyebilirler ama yarın öbür gün çok büyük şekilde hissedeceğiz. Malatyalı hissedecek bunu maalesef”

sözlerine ekledi.

“MALATYA'YI YÖNETEN MALATYALILAR BİZE ÜVEY EVLAT MUAMELESİ YAPIYOR”

Malatyalı yöneticilerin kültürel ve sanatsal etkinliklere hassas davranmadığını vurgulayan Kantarcı,

“Depremlerden önce Malatya’ya Hulusi Şahin valimiz atanmıştı. Malatya’ya gelir gelmez turizm konusunda eksik olduğumuzu dile getirmişti. Hulusi Bey Malatya için bir kayıp oldu bence. Yani kültür ve turizm yönünden bir kayıp oldu. Malatya'yla ilgili bir romanım vardı, Hulusi Bey o zamanda demişti ki, Malatya’yla ilgili bir dizi çekilmedi şimdiye kadar. TRT ile görüşüp bu kitabı dizi yapalım, demişti. Fakat arkasından 6 Şubat depremi olunca hepsi akamete uğradı. Elin yabancı valisi bizim kendi kültürümüzle, Malatya’mızla ilgili bu kadar hassas davranırken Malatya'yı yöneten Malatyalılar bize üvey evlat muamelesi yapıyor. Bu da bizim için bir garabettir diye düşünüyorum”

diye sözlerini noktaladı.