1980’li yılların ikinci yarısı, Malatyaspor o zamanki adıyla birinci ligde, tabir-i caizse ligin tozunu attırıyor. Ünal'lı, Feyzullah'lı, B. Metin'li, Zeynel'li, Adnan'lı, Feridun ve Oktay’lı kadro ligde fırtına gibi eserken, tribünlerde bembeyaz sakalı neredeyse göğsüne kadar uzanan, tepeden tırnağa tertemiz ve beyaz giysiler içerisinde nur yüzlü biri herkesin dikkatini çekiyor.
Tribündeki seyirci profilinden tamamen ayrı bir profile sahip olan bu kişi o dönem Malatyalıların yakından tanıdığı Kemal Aslan, veya herkesin bildiği ismiyle Kayış Kemal'den başkası değildir.
Yaşlı başlı, aksakallı kişileri maçlarda görmeye alışık olmayan sporseverler bu sevimli güzel insana daha bir sevgi ve saygıyla bakmaya başlamışlardır.
Kayış Kemal, bu özellikleriyle İstanbul basınının da dikkatini çekmiş, özellikle İstanbul basını kişiliğini ilginç bulduğu Kayış Kemal'i Adana baskısı haberlerinde resimli olarak kullanmış ve Türkiye de birçok ilde tanınmasını sağlamıştır.
Kayış Kemal lakabından da anlaşılacağı gibi gençliğinin en bıçkın delikanlılarından biridir. Yaşlılığında bile o özelliklerinden bir şey kaybetmemiş, hala gençlik günlerindeki gibi dimdik ve kendine has yürüyüşü ile cami yıkılsa da mihrap hala yerinde dedirten bir tablo çizmiştir.
Yalnız, İstanbul basını Kayış Kemal'den, belki de sansasyon yaratması açısından, Malatyaspor amigosu diye bahsederdi ki, bu doğru değildi. O tamamen spor sevgisini tatmin etmek ve takımına katkı sağlamak adına maçlara hatta deplasman maçlarına kendi imkanlarıyla gider ve taraftarların omuzlara alıp, rakip takım taraftarlarına "İşte babanız" tezahüratlarına -çok hoşlanmasa bile!- müsaade ederdi.
Ben de o yıllarda yöneticilik yaptığım için, her karşılaşmamızda konu mutlaka Malatyaspor'a gelir ve takımın başarılı olması için kendince önerilerini anlatırdı.
Kayış Kemal' deki futbol sevgisini, çok yıllar önce Beşiktaş ateşlemiştir.
Koyu Beşiktaş taraftarlığı, çocuklarına Beşiktaş'ın efsane ikilisi "Şenol, Birol gol" tekerlemesinin kahramanları olan Şenol ve Birol isimlerini koymasına kadar uzanmıştır.
Spor özellikle de futbol sevgisi babadan oğula geçen bir sevgi olsa gerek.
Neden, derseniz,
Kayış Kemal'in oğluna bakın derim.
Kayış Kemal'in oğlu, Birol Aslan'dan bahsediyorum.
Samimi, menfaatsiz, karşılıksız sevgilerle anılarımızda ki yerini alan Kemal Aslan abimize Yüce Allah'tan rahmet diliyorum.
Oğlu Birol ve ailesine sağlıklı bir ömür diliyorum.
Yine unutulmakta olan bir değerimizi andık, sizlere de hatırlattık.
Selam olsun Malatya'mın güzel insanlarına...