İstanbul’un hareketli ticaret merkezlerinde geçen bir ömür, tek bir iflasla altüst oldu. Her şey bitti denilen noktada, eşinin elini tutup Malatya’nın yolunu tutan Celal Ökke, sıfırdan başladığı terzilik mesleğine "Bismillahirrahmanirrahim" diyerek açtığı o küçük dükkan, şimdilerde şehirdeki vatandaşların uğrak noktası haline geldi.
"İLK PAÇA DARALTMAYI BİRİSİNDEN ÖĞRENEREK YAPTIM"
Geçmişte büyük bir imalatçı olmasına rağmen makine başına hiç geçmediğini itiraf eden Terzi Celal Ökke,
"45 sene İstanbul’da esnaflık yaptım. Orada toptancılık yapıyordum. İflas edince Malatya’ya geldik. Yaklaşık 12 senedir buradayım. Burada terzilik yapmaya başladım. Bu mesleğe iflas ettikten sonra bir arkadaşımın tavsiyesiyle girdim. Bana, ‘Terzilik yaparsan ilk ekmeğini buradan yersin’ dedi. Hanımımla birlikte Malatya’ya geldik. İlk geldiğimizde, 2010 yılında Dört Yol’da bir dükkân tuttuk. ‘Bismillahirrahmanirrahim’ diyerek işe başladık. İlk paça daraltmayı da birisinden öğrenerek yaptım. Eskiden imalatçıydık ama makinenin başında durmuyorduk"
ifadelerine yer verdi.
"BENİ 10 KİŞİ TANIYORSA, BUGÜN BÜTÜN MALATYA TANIYOR"
Aradan geçen yıllarda azimle çalışarak nasıl bugünlere geldiğini vurgulayan terzi Ökke,
"İlk terziliğe başladığım zamanla bugün arasında dağlar kadar fark var. O zaman beni 10 kişi tanıyorsa, bugün bütün Malatya tanıyor. Şu an bu işin ustası olduğumu söyleyebilirim"
ifadelerini kullandı.
"GENÇLER İŞİ ÖĞRENMEDEN AYLIK 40 BİN LİRA TALEP EDİYOR!"
Sektörün en büyük kanayan yarasına parmak basan ve yeni neslin paraya olan düşkünlüğünü sert bir dille eleştiren usta terzi Celal Ökke,
"Eskiden terzilik daha yaygın bir meslekti. Şimdi ise unutulmaya yüz tutmuş durumda. En büyük sorun çırak yetişmemesi. Çirak bulamıyoruz. Ben burada dikimden değil, tadilat işinden bahsediyorum. Siz bir paçayı 300-400 liraya yapıyorsunuz ama işe yeni başlayan bir genç, daha mesleği öğrenmeden aylık 40 bin lira talep ediyor. Yani daha işi öğrenmeden parayı ön plana çıkarıyorlar. Oysa önce esnaflığı, sonra mesleği öğrenmek gerekir. İnsanlara hizmet etmeyi bilmek gerekir. Anne ve babalara sesleniyorum; okumak istemeyen çocuklarını bir mesleğe yönlendirsinler. Parayı ikinci plana atsınlar. Bu sadece benim mesleğim için değil; sanayi, berberlik ve diğer meslekler için de geçerli. Çocuğun okumaya niyeti yoksa vakit kaybetmeden bir meslek sahibi olması sağlanmalı. Çünkü belli bir yaştan sonra onu eğitmek çok zor oluyor"
diye konuştu.
"İKİ MEMURUN KAZANCINI BİLE GERİDE BIRAKABİLİR"
Doğru yapılan esnaflığın getirisinin küçümsenemeyecek kadar büyük olduğunu belirten terzi Ökke,
"Bu işi severek yapan biri, işini düzgün ve esnaf ahlakına uygun şekilde yürütürse iki memurun kazancını bile geride bırakabilir"
diye konuştu.
“BELLİ BİR MÜŞTERİ KİTLESİ OLUŞTURDUK”
Dükkanına gelen taleplerin yoğunluğundan ve özellikle hangi alanda uzmanlaştıklarından bahseden terzi Celal Ökke,
"Kimi pantolon getiriyor, kimi abiyesini getiriyor. Bazı müşteriler abiyelerini büyütmek ya da daraltmak istiyor. Biz her türlü tadilat işini yapıyoruz ancak daha çok abiye üzerine çalışıyoruz. Çok şükür, bu konuda kendimizi tanıttık ve belli bir müşteri kitlesi oluşturduk"
dedi.
"BEN PAÇA BOYUNU 75 LİRAYA YAPIYORUM"
Terzi Ökke, piyasadaki fiyat karmaşasına değinerek ve kendi dükkanındaki fiyat politikasını şeffaflıkla anlatarak,
"Bazı arkadaşlarımız paça boyunu 150 liraya yapıyor, bazıları 50 liraya, bazıları ise 100 liraya yapıyor. Ben paça boyunu 75 liraya yapıyorum. Tabii işin içine daraltma da girince fiyat değişiyor. Çift taraflı daraltma, tek taraflı daraltma, bel daraltma ya da komple daraltma gibi işlemlerde ücret artıyor"
ifadelerine yer verdi.
"MÜŞTERİLERİN ÇİKOLATA GETİRMESİNİ HİÇ UNUTMUYORUM"
Müşterileriyle kurduğu samimi bağın kendisine en büyük ödül olduğunu dile getiren usta Ökke,
"Bana gelen müşterilerin çikolata getirmesini hiçbir zaman unutmuyorum. Buradan memnun ayrılan müşteriler bazen çikolata, bazen tatlı getiriyorlar. Bu beni çok mutlu ediyor. Mesela dün bir müşterimiz çerez getirdi. Ona, ‘Amca ne istersin?’ diye sormuştu. Ben de ‘Çerez getir’ demiştim. O da getirdi. Güzel bir davranıştı"
ifadelerini kullandı.
"MAKİNELERİ KULLANIM ALANINA GÖRE AYIRDIK"
Dükkandaki profesyonel işleyişi ve teknolojik altyapıyı aktaran terzi Celal Ökke, iş düzenini nasıl sağladıklarını şu sözlerle özetledi:
"Biz yoğun çalıştığımız için iki adet overlok ve üç adet düz makine kullanıyoruz. Overlok makinelerinden biri sadece abiye işlerinde kullanılıyor. Diğeri ise pantolon ve daha kalın kumaşların işlemlerinde kullanılıyor. Makinelerimizden biri penye dikiyor, diğerleri kalın kumaşlara uygun. Ayrıca sadece kot kumaşlar için kullandığımız ayrı bir makinemiz de var. İşleri daha düzenli yürütmek için makineleri kullanım alanlarına göre ayırdık."
"BİZ MASADA DEĞİL, ASKIDA KESERİZ!"
Kumaşlara adeta fısıldayan usta Celal Ökke, meslektaşlarının dahi hayran kaldığı o kusursuz kesim sırrını ilk kez BUSABAH Medya okurları için paylaştı:
"En çok dikkat ettiğimiz şey ölçü ve düzgünlüktür. Bu tamamen bakış açısı ve tecrübeyle ilgili bir durum. Biz yaptığımız işi askıda keseriz ki sonuç dümdüz çıksın. Eğer ürünü masanın üzerinde kesersek her noktadan aynı ölçüyü alsak bile yamukluk oluşabilir. Çünkü ürünün kendisi zaten orijinalinde yamuk olabilir. Ancak ürünü askıya astığınızda bütün taraflarını daha net görürsünüz. Bir taraftan 3 santimetre, diğer taraftan 5 santimetre alarak ürünü dengelersiniz ve düzlüğü sağlarsınız. Önce kesim işlemini yaparız, ardından makine aşamasına geçeriz."