Gaziantep'in Bakırcılar Çarşısı'nda 5 metrekarelik bir dükkanında, 75 yaşındaki Tahir Demirci, 65 yıldır dedesinden miras kalan el yapımı çanta ustalığını sürdürüyor.
Teknolojiye direnerek, hiçbir modern araç kullanmadan, özveriyle çalışarak bu eski sanatı yaşatmaya çabalayan Demirci, mesleğini gelecek nesillere aktarmanın büyük bir önem taşıdığını belirtiyor.
Oğluyla birlikte çalışarak dede mesleğini sürdüren Demirci,
"Teknolojiye direniyoruz. Fabrikalar çok fazla üretim yapabiliyor ama el emeğiyle üreten yok. Bu meslek ölüyor. Keşke oğlumla birlikte bir kişi daha bu mesleği yaşatsa ama maalesef yok."
diyor.
Çantaları tamamen el emeğiyle ürettiklerini ve her birinin oğlunun tasarımı olduğunu vurguluyor.
Dükkanındaki çantaların hikayesini anlatırken Demirci,
"Bunlar tabaktan çıkan deriler. Ham deridirler. Özellikle bu çantalar için üretilirler. Badem yağıyla düzeltilir, boyanır. Badem yağı ve boyayla ikinci bir işlem yapılır. Çanta graf adı verilen zahmetli bir işlemden geçer. Türkiye'de bunu yapabilen çok az kişi var. Deri kabartılarak ve dövülerek yapılır. Ham iken çizilir ve ıslatılır. En zor kısmı budur."
şeklinde açıklıyor.
Büyük bir özveriyle çalıştıklarını belirten Demirci,
"Geçimimizi bu şekilde sağlıyoruz. Çantaları genellikle turistlere satıyoruz. Özel istek üzerine alınan çantalar da oluyor. İnsanlar her yaşta çalışmalıdır. Torunlarıma ve gelecek nesillere bu mesleği elbette bırakmak isterim. Ancak bu mesleğe heves eden yok."
ifadelerini kullanıyor.
Her çantanın özenle yapıldığını ve bir çantanın yapımının 2 gün sürdüğünü belirten Demirci, fiyatların 2 bin 500 TL olduğunu dile getiriyor. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu gibi geleneksel el sanatlarının yok olmaya yüz tuttuğunu vurgulayan Demirci, devletin desteği olmadan bu mesleği sürdürmenin zor olduğunu ifade ediyor.











